• İSTANBUL'UN KAÇIŞ NOKTALARI

    BAHÇEŞEHİR GÖLET

    Herkese merhabalar… Pandemiden dolayı İstanbul’dan çıkamayanlardan mısınız? O zaman İstanbul’un sakin, huzurlu ve şehrin gürültüsünden kaosundan uzak noktalarını beraberce keşfetmeye devam edelim. Daha öncesinde size Belgrad Ormanı ve Atatürk Arboretumu‘ndan bahsetmiştim. Şimdi de daha çok su kenarı yerleri sevenler için Bahçeşehir Gölet’i anlatayım. Bahçeşehir’e taşınalı 3 sene kadar olacak ve hala vazgeçemediğim, her günümü geçirebileceğim bir yer varsa o da burası. Yeşilin her bir tonunu görebileceğiniz, baharda rengarenk laleleri görürken, sonbaharda da kızıl yapraklar arasında yürüyeceğiniz, bana göre harika bir yer. 2 adet büyük gölet yapılmış. Birisi çok daha ihtişamlı ve etrafında restoranlar var. Gölet yazısını takip edip, İspark otoparkına aracınızı koyduğunuzda giriş yaptığınız kısım. (Orada yer alan restoranlardan biri…

  • İSTANBUL'UN KAÇIŞ NOKTALARI

    BELGRAD ORMANI

    Herkese tekrar merhabalar. İstanbul’da sıkılanlardan mısınız? Biz de öyleyiz. Malum pandemiden dolayı çok da rahat gezdiğimiz söylenemez. Uzaklaşmak zaten pek mümkün değil. Biz de fırsattan istifade İstanbul’un çok da gezmediğimiz köşelerini gezelim dedik. Bunlardan biri de utanarak söylüyorum ki Belgrad Ormanı! 🙂 5 senedir en az 10 kez gitmeye çalıştığımız, navigasyonun azizliğine uğrayarak 2 defasında da bulamayıp bambaşka yerlere gittiğimiz Belgrad Ormanı’na en sonunda hafta içi bir gün gitme fırsatı bulduk. Atatürk Arboretumu‘na tam da bir sonbahar zamanı giden biz, bu sefer yeşilin her tonuna doyduk. Öncesinde çok araştırma yapmadan gittiğimizden, Atatürk Arboretumu gibi yiyecek içeceğin yasak olduğunu düşünüyorduk. O yüzden de yanımıza sadece bebek maması alarak gittik. 🤦‍♀️ Meğer…

  • VİZESİZ SEYAHAT

    SEUL: EN MERAK EDİLEN ŞEHİR!

    Herkese merhabalar! Bu sefer sanırım en merak edilen yazımı yazıyorum; Seul! Dayanamayıp şubat sonunda yeni bir instagram hesabı açtım (peliningezigunlugu beklerim 🙂 ) ve bununla birlikte, eski tatillerimi anlatmaya başladım. Belki sıkılırsınız diye kısa kısa anlatıp geçiyordum ki, Seul’a gelince işler değişti! Resmen mesaj yağmuru! Heer bir detayı merak ettiğini söyleyenler o kadar çoğunluktaydı ki, attığım her adımı anlattım ve Seul’u bir kez daha beraber gezmiş olduk! Şimdi de en detaylı blog yazımı yazacağım. 4 gecelik tatili sayfalarca yazacağımı baştan söyleyeyim de, kahvenizi çayınızı alın ve ona göre okumaya başlayın. 🙂 Öncelikle genel olarak Seul seyahat detaylarından bahsedeyim. Seul’a, İstanbul’dan Türk Hava Yolları’nın direkt uçuşu var. Yolculuk yaklaşık 10 saat…

  • HAFTANIN MEKANI

    BAHÇEŞEHİR MANGAL

    Herkese merhabalar. Epeydir yazı yazamıyorum çünkü malum, gündemimiz covid-19 virüsüyle epey meşgul. Dünya olarak sanki savaştayız. Her sabah bir bilim kurgu filmine uyanıyormuşum gibi geliyor. Eğer evde kalabilme lüksüne sahip olan şanslı kesimdeysek, yapacağımız şey çok net. Belli bir süre evden çıkmadan, kendimize, özümüze dönmenin tadını çıkarmak. Belirli bir kesim bunu çok iyi becerebilirken, bazıları da hiç bir şey olmamış gibi hala sokaklarda, et ete oturuyorlar. Morallerin bozulmaya çok açık olduğu şu dönemde, bunu fırsata çevirmeye karar verdim ve hemen telefonuma bir dil programı indirdim. Deniz’den sonra ara verdiğim kitabımı elime aldım ve her gün için kendime okuma kotası koydum. Evde çılgınca temizlik yaptığım bir dönem de olmadı değil tabi…

  • HAFTANIN MEKANI

    SERAF RESTAURANT

    Herkese tekrar merhabalar… Bu haftanın mekanı, Osmanlı’nın leziz yemeklerini tadabileceğiniz, meşhur Seraf Restaurant. Epey bir zamandır radarımda olan restorana, İstanbul’un harika karlı gününde gitmek kısmet oldu. 🙂 Sarıyer niyetiyle çıktığımız yolculuğumuzu, Mahmutbey tarafında sonlandırdık. 🙂 Yolumuz o taraftan geçince, meşhur Seraf’ı da bir görmüş olalım dedik. Sahilde yürüyüş planıyla çıktığımızdan, eşofmanlarımız ve neon renkli üstlerimizle restorana öğle yemeğine gelen şık şıkıdım çalışanlar arasında farkımızı belli ettik. 🙂 Bir de ciddi toplantı tarzı yemekte olanlar vardı ki, Deniz’in çığlıklarıyla coştular. 🙂 Mekandan bahsedecek olursam, ufak bir giriş kapısından geçiyorsunuz ve bu size küçük bir yere geldiğinizi düşündürüyor. Giriş katı, yöresel ürünlerin ve harika ekmeklerinin de satışının yapıldığı market kısmı olarak tasarlanmış.…

  • HAFTANIN MEKANI

    TARİHİ SULTANAHMET KÖFTECİSİ SELİM USTA

    İstanbul’da yaşamasanız da bildiğiniz bazı lezzet köşeleri vardır. Bunlardan bazıları, Sarıyer Börekçisi, Sultanahmet Köftecisi, Vefa Bozacısı gibi. Bu listeyi epeyce uzatabiliriz. Ben de bir kaçına gitme fırsatı bulsam da, Sultanahmet Köftecisi’ne gidişim bir kaç yılı buldu. (Oysa ki, 2 sene boyunca Cağaloğlu’nda takı eğitimi almıştım.) Öncelikle, Sultanahmet’te pek çok köfteci var. Biz esas yerinde, Selim Usta’da yedik. Gidenlerin maksadı, meşhur köfteyi yemek olunca, haliyle menü biraz sınırlı oluyor. Gerçi ne yalan söyleyeyim, başka bir şeye bakmadık bile. 🙂 Köfte ve mükemmel yoğurtlarından söyledik. Köfteyi çok güzel bir tutşu biberle servis ediyorlar. Bir de yanındaki ekmeğin tazeliğini ve güzelliğini anlatamam. Herhalde 3-5 topan yemişimdir. 🙂 Bir de piyaz yedik ki sormayın.…

  • VİZESİZ SEYAHAT

    BEYRUT’TA HAFTASONU

    Herkese merhabalar… Yaklaşık 2 senedir gitmeye çalışıp, bir türlü arkadaşlarımızla izinleri denk getiremeyip gidemediğimiz Beyrut’a, sonunda nisan ayında kavuştuk. Tabii ki yine tamamen kültürel (!) bir seyahat olacaktı. (Bkz. Gaziantep, Adana, Erzurum, Trabzon gezilerimiz 🙂 ) En lezzetli köşelerin listeleri yapıldı, en iyi gece kulüpleri listeye alındı, 2 gecelik plana pek çok şey sığdıracaktık. (Her zamanki gibi, evdeki hesap çarşıya uymadı ama olsundu. ) Listemizde neler mi vardı? (Tripadvisor isimlerini de kolay bulmanız için yazdım.) Barbar Restaurant (Barbar Restoran) Telefrique-Harissa ( Teleferik Harissa) The Lady Of Lebanon (Hz. Meryem Heykeli) Corniche El Manara (Kordon) Pigeon Rock (Güvercin Kayalıkları) Jeita Grotto (Mağaranın İsmi) Byblos (Antik Şehir) Music Hall (Eğlence Yeri) Ferdinand…

  • HAFTANIN MEKANI

    LOKANTA FERİYE

    Herkese merhabalar… Bu haftanın mekanı, İstanbul’un en özel manzara noktalarından birinde yer alan Lokanta Feriye. Evlilik yıl dönümümüz için güzel manzaralı bir yerde İstanbul’un tadını çıkarmak istedik. Biraz Zomato, biraz da Google araştırması yapınca Lokanta Feriye’nin manzarası ve ferahlığına vurulup orada karar kıldık. Ortaköy’ün göbeğinde yer alan Feriye Sarayı’nın konumu zaten tartışılmaz. Restoran hizmeti de ayrıca keyifli olmuş. Boğazın içinde, açık havada, keyifle sohbet edip, gün batımını izleyebileceğiniz, güzel yemekler ve özel kokteyllerin tadını çıkarabileceğiniz mekan için mutlaka önceden yer ayırtmanız lazım. Biz yaklaşık 10 gün kadar önceden yer ayırtmıştık. Hafta içi olmasına rağmen denize sıfır olan masaların hepsi doluydu. Hatta orta masalar da epeyce doluydu. Bana göre, boğaz keyfi…

  • HAFTANIN MEKANI

    ROOF MEZZE 360

    Herkese merhabalar… Bu haftanın mekanı, manzarasıyla öne çıkan, Roof Mezze 360. İstanbul’da, çatı katı, teraslı restoran kültürü diye bir şey var. Maalesef İzmir’de pek yaygın olmayan bu özellik, İstanbul’un eşsiz manzarasını tepelerden güzelce izlemeniz için bir fırsat. Biz de doğum günüm için Sultanahmet bölgesindeki manzaralı çatı katı restoranlarından biri olan Roof Meze 360 ‘a gittik. Nisan ortası gibi olmasına rağmen hava o kadar güzeldi ki, ayırttığımız yer içeride olmasına rağmen terastaki masalardan birine geçtik. Başlangıç olarak karışık meze tabağı söyledik. Menüde bu tabağın 2 çeşidi var. Birisi balık ağırlıklı, diğeri ise geleneksel Türk mezeleri. Biz ana yemek olarak testi kebabını seçtiğimizden, geleneksel mezelerde karar kıldık. Meze tabağı bu şekildeydi. Şakşuka,…

  • ETKİNLİKLER

    ZENGİN MUTFAĞI

    Herkese merhabalar… Epeydir etkinlik köşesine bir şeyler yazmamıştım. Basit bir sebebi var ki bu aralar farklı koşuşturmalardan ne bu konser, ne bir tiyatro yüzü görür haldeydik. 🙂 Tiyatroya en son ne zaman gittiğimizi hatırlamaz bir haldeyken, Biletix’in instagram sayfasında yayınlanan hikaye resmen umut ışığı olmuştu. Şener Şen’in tiyatro sahnesine döndüğünü sanırım çoğunuz duymuşsunuzdur. Hem de 70’lerin sonlarında şehir tiyatrolarında oynayan Zengin Mutfağı oyunuyla. (Aynı zamanda 80’li yıllarda beyaz perdeye de taşınmıştı. Şener Şen tabii ki yine aşçı rolündeydi.) Yaklaşık 1 yıldır bilet bulmaya çalışıp, satışa çıktığı saniye deneyip yine de alamayan ben, bu sefer de hikayede görünce bilet bulabileceğimi hiç düşünmeden siteye aheste şekilde tıkladım. Sonra bilet seçeneğine tıkladım. Tıkladığım…