VİZELİ SEYAHAT

HANOİ’DE 3 GECE!

Herkese tekrar merhabalar. Bu sefer Hanoi seyahatimle karşınızdayım. Hanoi’yi elimden geldiğince detaylı anlatacağım ama öncelikle “Vize çok zor alınıyor, muhtemelen red alırsınız.” dedikleri Vietnam’a vize nasıl kolay alınıyor önce ondan bahsedeyim.

Nisan ayında eşim iş sebebiyle 4 günlüğüne Ho Chi Minh City’e gitti. Tabii ki peşine ben de takılacaktım ama gidemedim. Azcık içimde kaldığı doğru. Artık evrene nasıl bir enerji gönderdiysem mayıs ayı iş planında yeniden Vietnam çıkmasın mı! Hemen hazırlıklara başladım. Bu sefer yolculuk Hanoi’yeydi.

Önceki ay zaten tüm araştırmaları yapmıştım. Vize için çok fazla kişiyle görüştüm. İnternetin altını üstüne getirdim. Şöyle ki, Vietnam bizden vize istiyor. Normal şartlarda vizeyi konsolosluktan alabileceğiniz gibi kapıda da alabiliyorsunuz. Ancak vize için bir şart var o da C1 belgesi.

C1 belgesi için tur vizecilerinin verdiği fiyatlar 100 dolardan başlıyor (Ekstra 25 dolar kapı vizesi için verecektim. ) ve 375 euroya kadar çıkıyordu. Bir de bu fiyatlara talep edeceğimiz vizenin 3 haftada yetişemeyeceğini, neredeyse 2 katı fiyat ödersek 1 hafta içerisinde gelecek ekspres vize verebileceklerini söylüyorlardı.

Büyükelçilikten başvurup cevap olarak red alan kişiler de olduğundan 160 dolarlık bir risk almak istemediğim için araştırmaya devam edip bir kaç bloggerla yazıştım ve her yerde karşıma çıkan Joy Mark Travel ile iletişime geçtim.

Anında cevap verip detaylı bir şekilde süreci anlattılar.  Vize için gerekenleri anlatacak olursam;

  • C1 Belgesi; En önemli madde bu belge. Türkiye’deki çoğu acentenin yüzlerce dolar talep ederek vermeyi taahhüt ettiği belge bu belge. C1 belgesi aslında Vietnam’daki turizm acentelerinden temin ediliyor. Bu belgeyle Vietnam’daki acenteler bir nevi sizin referansınız olmuş oluyor. Bu belge neden bu kadar önemli diyecek olursanız, bu belge olmadan size vize verilmiyor. Hatta ben uçağa binerken bile vizem olmadıklarını gördüklerinde C1 belgemi sordular ve yaklaşık 3 kez pasaportumla birlikte kontrol ettikten sonra uçağa geçebildim.  Bu belgeyi  en kolay ve en ucuz şekilde Joy Mark Travel’dan elde edebildim. En geç 10 iş günü içerisinde belgeyi mail yoluyla teslim ediyorlar. Sizin kendilerine yollamanız gereken belgeler;
  1. Otel rezervasyonunuz
  2. Uçak rezervasyonunuz
  3. Pasaportunuzun taranmış örneği.

Fiyata gelecek olursak eğer, tekli giriş için 70 dolar. (Kapı vizesi alırken ekstra 25 dolar daha ödedim. ) Arkadaşıma daha önce 60 dolar fiyat vermişsiniz dediğimde arkadaşınıza yaptığımız indirimi size de yaparız dediler ve 60 dolara aldım. ( İsim sormadılar.) Ödemeyi baştan yapmıyorsunuz. Belgeyi size gönderirlerken bir ödeme linki yolluyorlar. İsterseniz bu platformdan kredi kartıyla ödeme yapıyorsunuz ,isterseniz de ödemeyi otelinize gelen çalışana nakit olarak yapabiliyorsunuz.

C1 Belgesi

 

  • Başvuru Formu; Başvuru formu size Joy Mark Travel tarafından C1 belgesi ile birlikte gönderiliyor. Çıktı alıp dolduruyorsunuz. (Ülkeye varmadan doldurmanız vize belgesi sırasına daha önce girebilmeniz için önemli. Çoğu turist havalimanında dolduruyordu ve boşu boşuna zaman kaybettiler.)
Başvuru Formu (Turun gönderdiği de buna benzerdi ancak az daha detaylıydı. Ben onu doldurdum.)

 

 

  • 2 Adet Fotoğraf; Fotoğrafların ölçülerini tur acentesinin mailinde bulabilirsiniz.

C1 belgeniz, en az 6 ay geçerliliği bulunan pasaportunuz ve önceden doldurduğunuz başvuru formunuzla artık kapı vizesine hazırsınız. İnternette o kadar kötü senaryolar okumuştum ki ne yalan söyleyeyim ülkeye girene kadar kalbim küt küttü.

Ülkeye girdiğinizde havalimanındaki vize başvuru merkezine belgelerle fotoğrafları teslim ediyorsunuz. Teslim için sıra hiç beklemedim ama asıl olay sonra başlıyor. 🙂 Beklemeye başlıyorsunuz.

İşlemler yaklaşık 45 dk kadar sürüyor. Vizesi çıkanın ekranlarda adı yazıyor ve gidip pasaportunuzu alıp ödemenizi yapıyorsunuz.

C1 belgesini alırken tekli veya çoklu giriş seçenekleri vardı. Ben tekli giriş için başvurmuştum. Aralarında elbette fiyat farkı var. Kapıda ödediğiniz vize fiyatı da değişiyor. Dikkat etmeniz gereken ise C1 belgesi süreli bir belge. Vizemi de o süre aralığı için vermişlerdi.  Vize işini hallettiğimize göre gelelim tatil kısmına. 🙂

1.GÜN:

Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Hanoi’ye direkt uçuşları mevcut. Yaklaşık 10 saat süren uçuşun ardından Vietnam’dasınız.

Hanoi,Vietnam, Mayıs 2018

Gece yarısı saat 02.20’de başlayan yolculuğumuz Vietnam saatiyle yaklaşık 16.00 gibi sona erdi. Vietnam’ın saati Türkiye’den 4 saat kadar ileride.

Havalimanına vardığımda belgelerimi hemen vize başvuru kısmına teslim ettim ve yaklaşık 40 dakika kadar sonra vizeli pasaportumu aldım. Gümrükten geçiş sırası ise pek bir boştu. 1 saatte bütün işimizi bitirip aracımıza binip otele yerleştik.

Kaldığımız otel merkeze yaklaşık 2,5 km uzaklıktaydı. Eşyaları bırakıp dışarıya çıkalım derken saat 18.30 olmuştu bile.

Otelden çıktığımızda şeker kamışı suyu satan bir tezgaha denk geldik. Eşim daha önce Ho Chi Minh City’de deneyip anlata anlata bitirememişti. Ben de hemen fırsatı değerlendirdim.

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Tadı, bugüne kadar içtiğim en tatlı meyve sularından daha da tatlıydı. Hem de en katkısızından! Özel bir makinesi var. Bildiğiniz ağaç dalı misali şeker kamışını bir taraftan koyuyorlar. Size 1 bardak su çıkıyor. Üzerine de bol buz! Alın size tatlı mı tatlı, en doğalından meyve suyu!

 

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Şeker kamışı suyunun fiyatı 10000 Dongtu. Vietnam’da para birimini yaklaşık 5000’e bölerek TL karşılığını bulabilirsiniz. Bu meyve suyu 2 TL’den biraz daha aza denk geliyordu.

Yemek yiyeceğimiz yerlerin listesini oluştururken daha çok sokak lezzetlerine ağırlık vermiştim ama nereden bilebilirdim ki sokak lezzeti anlayışlarının farklı olduğunu?  🙂 Gerçekten sokak lezzetiydi çünkü bulaşıkları bile kaldırımda yıkıyorlar. 🙂

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Tavuklu veya etli yapılan meşhur çorbaları her köşebaşında,  sokakların ortasında, aklınıza gelen her yerde satılıyordu. Yere neredeyse sıfır olan taburelerde oturup yiyebiliyorsunuz. Bulaşık yıkama manzaralı yemeklerin fiyatları yaklaşık 5 TL’ye karşılık geliyordu.

Bulaşıklar tek bir leğenin içinde aynı suda yıkanıyordu. 🙂 Diğer leğende de durulanıp mükemmel hijyenik bir bezle silinip servise hazır hale geliyordu. Bulaşık leğeni lağım giderine yakın olduğundan su da oraya döküldü mü tamam! Oldu bitti.

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

 

Tabii ki bu şartlarda sokaktan yemeyi pek içimiz kaldırmadı. Biz de Tripadvisor’da önceden listeye eklediğimiz Ngon Villa’ya gittik.

Ngon Villa, Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Çok nezih, şık bir restorandı ve ilgi alaka süperdi. Fiyatlar biraz yüksek, orası kesin ama en azından temiz bir yer olduğunu düşünüyorum.

Ngon Villa, Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Yemek servisinde tabii ki de chopsticks getiriyorlar. Hatta chopsticks dışında çatal servisi falan olmayan pek çok yer de gördüm. Eğer isterseniz, çatal servisi getiriyorlar. Bir de pilavın üzerinde gördüğünüz küçük, geneli seramik olan kaşıklar var. Pilavı ve çorbayı o kaşıkla, geriye kalan her şeyi ise chopsticksle yiyorlar.

Fırsattan istifade bize de bol bol pratik  yapma imkanı doğdu. Hiç bir yerde çatal servisi kullanmadık. Biraz zor oldu ama olsundu. 🙂

Başlangıç olarak önerilerini dinleyip papaya salatasını tercih ettik. Karides ve domuz etiyle servis ediliyordu ama bizim için domuz etini çıkardılar.

Ngon Villa, Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Papaya salatasını, yanındaki karides cipslerinin üzerine koyarak yemeliymişiz. O şekilde yediğimiz zaman tadı gerçekten güzel ancak bana göre tek başına yediğinizde çok iyi değil. Biraz buruk bir tadı vardı ve çiğnedikçe çiğneyesiniz geliyordu. Sanki ağızda büyüyor gibiydi. Bir daha gitsem denemem ama tercih sizin.

Ngon Villa, Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Ana yemek olarak, eşim kızarmış yengeç etini tercih etti. Bense tercihimi soslu biftekten yana kullandım.

Ngon Villa, Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Kızarmış yengeç, güzeldi ama biraz ağırdı. Yemeklerin yanında getirdikleri pilavla (klasik Asya pilavından biraz daha lezzetliydi ama tabii ki de bir Türk pilavı değildi. 🙂 ) fena gitmedi.

Ngon Villa, Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

 

En güzelini en sona sakladım.

Ngon Villa, Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Soslu biftek İ-NA-NIL-MAZ-DI! O kadar yumuşak pişirilmişti ki, tam deyimiyle lokum kıvamındaydı. Bayıldık!

Yemeğimizi piyano eşliğinde yedik. (Romantiklik diz boyuydu. 🙂 ) Hesapta da romantiklik devam ediyordu. 875000 dong ödedik. (TL karşılığı için 5000’e bölebilirsiniz.)  İçecek olarak 1 kola ve yukarıda gördüğünüz yemeklerin toplamı. Bir de su vardı.

Ngon Villa, Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Yemekten sonra şehrin kalbinin attığı yere, Old Quarter’a yürüdük. Hava sıcaklığı 30 derece civarındaydı ama nem o kadar fazlaydı ki yapış yapış olduk. (Saçlarımın tüy tüy kabarmasından bellidir.)

Old Quarter, cıvıl cıvıl bir yerdi. Bizim turistik beldelerimizdeki barlar sokağına benziyordu. Bütün turistler oradaydı!

Old Quarter, Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Yüksek ses müzik, kalabalık, dans,müzik,eğlence hepsi oradaydı. Biz çok yorgun olduğumuzdan pek cazip gelmedi. Biraz daha yürüyüp küçük hediyelik eşya dükkanlarını gezdik. Yol üstünde şapka satan bir teyzeden meşhur Vietnam şapkalarından aldık.

Old Quarter, Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Şapkaların 2 tanesi 160000 dongtu.

Sonrasında da otele dönmek için meşhur bisikletlerine bindik. Taksi gibi işleyen bir sistem vardı. Old Quarter’dan bizim otelimize 200000 dong istedi. Eşimde de 140000 dong vardı. Eğer 140000′ götürürseniz binelim götürmezseniz başka bir yol bakalım dedik.

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Bizi bir güzel bindirdi. Parayı da bir güzel aldı. Sonra bir köşe başında başka bir bisikletli gördük. Ona 100000 dong  verip adresimizi tarif etti ve bizi diğer sürücüye postaladı. 40000 dongu da bir güzel cebe indirdi.

Vietnam’ın en belirgin özelliği trafik kuralı diye bir şey olmaması. Mesela tren yolundan geçerken hiç bir bariyer yoktu ama tam ortasındayken soldan tren geldiğini gördük.  Hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti dermişim 🙂

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Fotoğrafta gördüğünüz gibi tren yolu evlerin arasından geçiyor. Evlerinin kapısının önünde insanlar oturuyor.

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

2.GÜN

İkinci güne sabahın erken saatlerinde başladık çünkü UNESCO’nun dünya mirasları listesindeki Ha Long Bay’i görmeye gidecektik.

Ha Long Bay, Mayıs 2018

Turu bir gün önceden otelden ayarladık. Otelden ayarlanan turlar her zaman az daha pahalı oluyor. Ancak Hanoi bir Phuket kadar turistik olmadığından ve yerli halkın İngilizcesi çok iyi olmadığından riske atmamaya karar verdik ve otelden ayarladık. İki seçenek sundular. Biri kişi başı 65 dolardı diğeri ise lüks dedikleri turdu o da kişi başı 85 dolardı. (Bunlar hep kandırmaca 🙂 ama kandık. 🙂 )

Lüks turda ekstra olarak otelden transfer, ekstra gezilecek mağaralar ve az kişilik teknede lüks öğle yemeği vardı. Sonuç olarak biz kararımızı bu turdan yana kullandık ancak satın aldıktan sonra gece Old Quarter tarafına indiğimizde bazı tur firmalarında 35 dolara da Ha Long Bay turu olduğunu gördük.

Sabah 07.45’te otelden taksiyle merkeze hareket ettik. Bu arada otelde erken saatte yaptığımız kahvaltıda neler mi yedik? 🙂

En alttaki meyve resmen kavun keleği kılıklı bir şeydi. Hatta belki de öyleydi de benim haberim yok. 🙂 Yiyemedim. Ekmekli ve bol meyveli bir puding yapmışlar kek gibi üzerinde küçük küçük meyveler ona bayıldım. Meyvelerin kabuklu olanları yolluktu itiraf ediyorum. 🙂

Dönelim yol maceramıza. Vietnam’ın trafik anlayışı çok enteresan. Kural tanımayan, cesur yüreklerin hepsi yollarda.

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Metrekareye yaklaşık 5-10 motorlu düşüyor. 🙂 Araba sayısı motor sayısının yüzde biri falan herhalde. Sürekli bir korna çalma hali söz konusu. Kornayı çalma sebepleriyse yolda kim varsa açılsın diye. Yaya olarak gezmek zaten çok atraksiyonlu bir olay çünkü direk üstüne sürüyorlar. Ama buna rağmen bu konuda herkes çok profesyonel. Kadınlar topuklu ayakkabıları ve mini etekleriyle motorla işe gidiyorlar. Bir de yukarıdaki fotoğrafta en soldaki beyaz elbiseli kadına bakın. Bu şekilde kıyafetler satılıyor. Motora binerken üzerlerine giyiyorlar. İncecik bir kumaş ama rüzgarlık misali. alt üst takım. Hatta eldiven gibi parmakları da kapatıyor.

Bir de ailecek motora binenler vardı. (5 kişi falan) Hatta motorda bebek emziren kadın bile gördüm yani o kadar. 🙂

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Vietnam’da UBER yerine GRAB uygulaması çok yaygın olarak kullanılıyor. Biz bütün ulaşımımızı neredeyse bu şekilde yaptık. Normal taksilere göre epeyce uygun fiyatlı ama fiyat saat yoğunluğuna ve araca göre değişebiliyor bilginiz olsun. Ayrıca çok güvenilir. Tıpkı UBER gibi bir uygulama. Bu arada GRAB’te motor çağırma seçeneği var, yeşil GRAB kasklı insanları görürseniz bilin ki motor taksi. 🙂

Merkeze, turun bizi alacağı yere taksiyle sağ salim gitmemiz yaklaşık yarım saat sürdü. 8.15 gibi rehberimiz ve araçtaki 5 kişiyle yollara düştük. Limana kadar gideceğimiz yol yarım saatlik ihtiyaç molasıyla birlikte yaklaşık 4 saat kadar sürdü. Yol boyu pirinç tarlaları bize eşlik etti.

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Rehberimizin yol boyunca genel olarak Vietnam hakkında bahsettiklerine değinecek olursam;

  • Ha Long Bay’a geçtiğimiz yıl gelen turist sayısı yaklaşık 8 milyon kadarmış.
  • Vietnam, haritada ince uzun olarak gözüküyor. Bu ince uzun kara parçasının üst kısmını Çinliler’den, orta kısmını Hintliler’den ve en alt kısmını Kamboçyalılar’dan almışlar.
  • Mayıstan ekime kadar ıslak sezonlarıymış ve hava sıcaklığı 45 dereceyi geçiyormuş. Ayrıca ciddi şekilde sağanak yağmurlar ve yıldırımlar oluyormuş.
  • Eski zamanlarda yiyecekleri pek bir şey yokmuş. Resmen ne bulurlarsa onu yiyorlarmış. Ormandan bambu toplarlarsa bambu, şeker kamışı toplarlarsa onu yerlermiş. Şimdi çeşit çeşit yemeğimiz var diyerek şükretti.
  • 54 farklı etnik kökenden insan yaşıyormuş. Rehberimiz Tay kökenliymiş ancak anadili olan Thai dilini sadece kendi kasabasında kullanabiliyormuş. Merkeze, işe geldiği zamanlarda ise Vietnam dilini konuşuyormuş çünkü burada kendi dilini kullanmasına izin yokmuş. Ayrıca bu kadar etnik köken olmasına rağmen okullarda sadece Vietnam dilinde eğitim varmış ve eğitim alırken çok zorlanmışlar çünkü dili hiç bilmiyorduk diyor.
  • En meşhur yemekleri (ismini anlayamadım bir türlü İngilizceleri çok iyi değil çünkü) ramen benzeri bir yemekmiş. Tavuk ve sebzelerle, bir de noodle makarna eklenerek pişirilen sulu bir yemek. Sebzeler neredeyse bütün bütün atılıyor. Domuz eti veya biftekle de pişirilebiliyormuş. Özellikle sabah kahvaltısında yiyorlarmış. Obama, 2016 yılında Hilton Oteli’nin arkasında bulunan küçük bir restorana gidip bu yemeği denemiş. Restoranın sahibi de restoranın adını değiştirip Obama’nın da adını eklemiş. Böylelikle popülaritesi artmış ve şuan çok iyi kazanıyormuş.

Yola çıkarken otelden alabildiğimi aldığım için (malum yol uzun ve biz oburuz) aloe veralı bir yeşil çay deneme fırsatını buldum. Çok ferahlatıcıydı ve içinde aloe vera parçacıkları olması çok eğlenceliydi.

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Bu sohbet yol boyu sürdü. Mola vereceğimiz yere gelmiştik bile. Çok büyük bir alışveriş alanıydı. Aynı zamanda orada üretim de vardı.

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Fotoğrafta gördüğünüz bu keçe gibi bez parçaları aslında çerçevelenip tablo halini alıyorlar. Fotoğraf çekmek yasak olduğundan ve peşimizde bir çalışan gezdiğinden kaçak göçek bu kadar çekebildim. Bu tablolar, keçe gibi bir kumaşın üzerine elle çizilen motiflerin daha sonra capcanlı renklerdeki ipliklerle işlenmesiyle yapılıyor. Tamamı el emeği yani.

Fiyatlar 500 TL civarında. 2000 TL’ye de gördüm. Bütçe ayırılabilinirse, Vietnam’dan alınabilecek en güzel şeyler bu tablolar bence. Sanatın en güzel hali. Resmen hayran kaldım.

Satılan diğer popüler parçalar ise, doğal taşların oyulmasıyla yapılan süs eşyaları, hatta masa sandalye takımları.

Star Gem, Hanoi,Vietnam, Mayıs 2018

Bu taşlar, ülkemizde takı yapımında oldukça yaygın olan sentetik doğal taşların gerçek versiyonu. Mesela bir masa sandalye takımı düşünün ki tamamen pembe kuvarstan yapılmış ya da kehribardan. Gördüğüm en düşük fiyat 500.000 TL civarındaydı. Hollywood ünlülerinden alışveriş yapan çok olmuş. Fotoğraflarını çerçeveletip duvarlara asmışlar ama vakit darlığından inceleyemedim.

Bir diğer seçenekse, ördek yumurtalarının kabukları, sedefli deniz kabukları ve ahşap oymacılığıyla yapılan Vietnam şapkalarını takan kadın figürleriydi.

Star Gem, Hanoi,Vietnam, Mayıs 2018

Bunların fiyatları boyutlarına ve işçiliklerine göre değişmekle birlikte yaklaşık 10 dolar civarıydı. Ben yaklaşık 20 cm boyunda olanını aldım ve 15 dolar ödedim. Ayrıca kahveleri de meşhurmuş. Eşim yaklaşık 300 gramlık bir kahve almış 20 TL civarında ödemiş.

Mola bittiğinde uzun yolumuza devam ettik. 12.00 gibi marinaya varmıştık.

Ha Long Bay, Vietnam,Mayıs 2018

Sıra sıra dizilmiş teknelerde bizim turun teknesi yoktu. Sonradan geldi ve bu sıkışıklığın içinde diğer teknelere çarpa çarpa yanaştı. Herkes o kadar çok alışmış ki çarparak girip çıkmalarına, diğer teknede yemek yapan kadın neredeyse devrilecekti ama kafasını kaldırıp bakmadı bile. 🙂

Biletlerimizi rehberimiz marinanın içinden aldı ve tekneye geçtik. Yol boyunca biletlerimizi bir çok kez kullanacağımızdan kaybetmememiz gerektiğini söyledi. Bir çok yerin girişinde delgeçle deldiler zaten.

Ha Long Bay, Vietnam,Mayıs 2018

Teknenin kapısında bizi bir bayan karşılayıp ıslak havlu verdi. (Lüks tur demişlerdi ne de olsa =) ) Turda hoşuma en çok giden şey kalabalık olmayışıydı. Tamamen bizim konforumuza odaklıydı. Eşimle bana kocaman bir masa verdiler. Çiftlerin hepsi o şekildeydi. Grupça gelen herkes kendi grubuyla oturdu.

Hızlı bir şekilde yemek  servisine başladılar. İlk olarak limonlu hoş geldin içeceği getirdiler. Sonrasında başlangıç olarak bal kabağı çorbası geldi.

Ha Long Bay, Vietnam,Mayıs 2018

Bal kabağı çorbasını ilk defa içmeme rağmen kıvamını ve tadını sevdim. Hafif tatlımtırak, pütürsüz ve yoğun kıvamlıydı.

Salata olarak salatalık salatası getirdiler.

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Salatalık salatasındaki salatalıkların tadı aşırı tatlıydı. Nasıl bir sosu vardı hiç bilemiyorum ama bayıldım. Sanki sos yokmuş gibi ama çok güzel bir lezzet.

Sonrasında gelen yemekler ise hemen hemen 5’er dakikalık arayla geldi ve orduyu doyurmaya yeterdi. Köri soslu tavuk, deniz mahsullü spring rolls, karışık deniz mahsulleri tabağı, pişmiş lahana, kızarmış çıtır balık, pilav, jumbo karides ve karpuz servis ettiler. Yemeye yetiştiremedik resmen.

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Vietnam’da en sevdiğim lezzet spring rolls oldu. Çıtır pirinç yufkasına sarılmış deniz mahsullü spring rollsa bayıldım.

Yediklerimizin hepsi çok lezzetliydi ta ki balığa gelene kadar.

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Balık aslında gerçekten çok lezzetliydi ama o sosu yok mu! Ben bile yiyemedim. 🙂 Böyle bir uzamalar bir kaygan tat böyle bir jöle kıvamlı, yapışık bişey. Çok çok kötüydü bence. Yiyemediğimiz tek şey oldu.

Karidesler konusunda profesyonel olmuşlar. Bir tabak karidesin kabuklarını 5 dk. da ayıkladılar. Hem de kuyruk eti dahil bütün olarak kaldı.

Satın aldığımız içecekler dışında yemek için hiç bir ücret ödemedik. Tıka basa doyduk tabii ki. Çoğunu bitiremedik bile.

Lezzetine gelecek olursak, ben çok beğendim. Zaten farklı şeyler denemeyi seven bir tipim. (Balığı tadarken ömrümden ömür gitti ama olsundu.) Tayland yemekleri gibi baharatlı değil ama lezzetli. Ah hele o spring rolls!

Yemekler bittiğinde tekne çoktan yola çıkmıştı bile. Sıra sıra dizilmiş yemyeşil adacıklar size inanılmaz bir manzara vadediyor.

 

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Su temiz değil,bulanık. Phi Phi adaları kadar berrak, mavi görüntüler beklemeyin ama yine de sıra sıra dizilmiş adacıkların çok güzel ve görülmeye değer.

Rehberimizin anlattığına göre Ha Long Bay adını savaş zamanlarından almış. Adaların dizilimi uçaklardan bakılınca uzanan bir ejderha bedenine benziyormuş ve düşman askerleri bu bölgeye “uzanan ejderha” adını vermişler. Vietnamlılar da bu ismi kendi dillerinde kısaltmışlar.  Ha Long Bay olarak kalmış.

Yaklaşık 20 dakika kadar yol aldıktan sonra bir iskeleye yanaştık.

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

O bölgeyi gezmek için 2 seçenek sundular. İlki kayaking dedikleri bildiğimiz kano, ikincisi ise bamboo boat dedikleri adı üstünde bambudan yapılan 4-5 kişilik kayıklarla yolculuk. Kano yapmak isterseniz küreklere kendiniz asılıyorsunuz. Bambu kayıklarda ise yerel halktan birileri kürek çekerek size rehberlik ediyor.  Sizce hangisini seçmiş olabiliriz?

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Tabii ki de kanoyu seçtik. Bu arada ıslanabilirsiniz diye uyardılar. Bir gün önce garson bizi uyardığından altımızda mayolarımızla hazırdık zaten. O yüzden sorun yaşamadık. Bir de Phuket’te yaygın olarak gördüğüm su geçirmeyen çantalardan dağıttılar. Değerli eşyalarımızı içine koyup kanoya bindik. Çantanın inanılmaz kullanışlı olduğunu anladım. Vietnam’da bulamadım ama Phuket’te her köşe başında satılıyordu. Almadığıma pişman oldum.

 

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Kanolarla giderken bambu botları takip etmemizi söylediler. Mağara gibi bir yerden geçip çok güzel koy gibi bir yere girecektik ama bir türlü giremedik. O kadar düzensiz ve kalabalıktı ki tam bir işkenceye dönüştü. Giriş çok dardı ve bambu botları kullananlar kanolara hiç dikkat etmeden resmen üstümüzden geçip gitti. O yüzden kanolular olarak içeriye girmeye çalışıp giremedik, çıkmaya çalıştık çıkamadık. Bizi gerilere ittirdikleri için balçığa saplandık. Anlayacağınız kanoluların hepsi perişan olurken bambularda seyahat edenlerin hepsi burjuva biçimde havalı fotoğraflar çektiler. 🙂 Hatta benim kollarım falan çamur içindeyken bambudaki Japon turistlerden biri yüzünü pudralıyordu. 🙂

Phuket‘te katıldığımız James Bond adası turunda da daha kalabalık bir grupla çok daha dar bir yerden geçerek bu şekilde bir mağaraya girdik ama kanoları rehberler kullandığı için hiç bir sıkıntı yaşanmadı. Bu şekilde bir organizasyon yapılıyorsa ya herkes kanolu ya da bambu botlu olmalı ya da kanoları da yerel rehberler kullanmalı diye düşünüyorum.

Balçığa battığımız sırada az da olsa biraz manzaraya bakabildik.

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018
Ha Long Bay, Vietnam,Mayıs 2018

Tekneye döndüğümüzde resmen perişan haldeydik. Ter içinde, şımşırık, ayrca kollarımız çamur içindeydi. Ama olsundu. Kano önemliydi. 🙂

Bu arada Ha Long Bay’de hava Hanoi’ye göre çok daha sıcaktı. Biz bir gece önce bir marketten ufak bir 50 faktörlük güneş kremi aldık. Yaklaşık 20 TL’ye gelen krem resmen hayat kurtardı. Bu arada sokak satıcısı teyzeden aldığımız Vietnam şapkaları da çok işe yaradı. (Bir türlü anlaşamadık kendileriyle çünkü sürekli uçmaya çalıştılar ama olsun. ) İpleri mavi puantiyeli olunca özellikle Gürhan’a ayrı bir renk kattı. 🙂

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Tekneye döndüğümüzde ikimiz de aşırı yorgun ve sinirliydik ama neyse ki çabuk toparlandık. Teknenin durduğu iskelenin oradaki tezgahlardan hindistan cevizi suyu aldık (daha doğrusu Gürhan aldı 🙂 çünkü küreklere o asılsa da ben çok yorulmuştum =) ) 2 tane hindistan cevizi suyuna 120000 Dong ödedik.

 

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Tekne tekrar yola çıktığındaysa farklı farklı bir sürü adacığın yanından geçtik.

Ha Long Bay’in simgesi haline gelen Kissing Chicken’ın önünde fotoğraf molası verdik.

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Fotoğraftan da anlaşıldığı üzere kayalar şekil itibariyle tavuğa benziyor ve sanki çok tatlı şekilde öpüşüyorlar. 🙂

Bir sonraki durağımız ise ikinci bir mağaraydı. Dağın eteğinden yukarıya doğru merdivenle çıktıktan sonra mağaraya girdik. Merdivenler nemli havayla da birleşince biraz yorucuydu. Ama mağara girişinin manzarasına bayıldık.

 

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Ha Long Bay’de pek çok mağara varmış. En büyüğü bu mağara değilmiş ama en güzel olanı buymuş. Mağaranın adı Dong Thien Chung. Bu mağaranın bulunma hikayesi ise çok ilginç. Balıkçılar denizdeyken bir anda beklenmedik bir fırtına başlamış ve kıyıya doğru yanaşıp sığınacak yer bulmaya çalışmışlar. Fırtına çok şiddetli olduğundan bir türlü sığınacak bir yer bulamıyorlar. En sonunda bir tanesi dağın tepesine doğru hızla tırmanan maymunları görüyor ve onları takip ediyorlar. Sonuç olarak fotoğrafta gördüğünüz girişten mağaraya girip sığınıyorlar ve hayatta kalıyorlar.

Dong Thien Chung, Vietnam, Mayıs 2018

Bu mağarayı ben de çok çok beğendim. Sarkıtlar ve figürler pek çok şeye benzetilebildiğinden çok eğlenceliydi. Mesela unicorn demek Vietnam’da aslan ve köpek karışımı bir şeymiş ve gerçek olduğuna inanıyorlarmış. İçeride de unicorna benzettikleri sarkıtlar vardı.. Sakallı adam, ejderha, aslan, Alaaddin’in cini ve bir çok şeye benzeyen sarkıt ve dikitler gördük.

Bu arada mağara çok ferahtı ve çok yerinde aydınlatılmıştı. Gezmesi çok rahattı.

İçeride pek çok benzetme gördük ama benim favorim Romeo&Juliet oldu. Sarkıtların gölgelerinden Juliet’in kollarında Romeo’nun yattığını görebiliyorsunuz. Ayrıca Romeo’nun Juliet’i aşağıdan izlediği bir başka gölge daha var. Alttaki fotoğrafta sol altta Romeo’yu, sağ üstte ise kucağında Romeo ile Juliet’i görebilirsiniz.  🙂

Dong Thien Chung, Vietnam, Mayıs 2018

Mağara çıkışında merdivenlerden doğru yavaş yavaş aşağıya indik. O kadar yeşil bir yer ki geri dönmek istemedim.

Dong Thien Chung, Vietnam, Mayıs 2018

Teknelerin yanaştığı kısımda hediyelik eşya satan bazı tezgahlar vardı ve tezgahtar kadınlar şarkı söylüyordu. Rehberimiz hikayesini anlattı.

Eski zamanlarda balıkçılar kayıklarla giderken başka bir kayıkta beğendikleri bir kadın görürlerse ona şarkı söylerlermiş. Eğer kadın da onu beğenirse o da şarkıya karşılık verirmiş. Ondan sonra tek kayığa geçip beraber yaşamaya başlarlarmış. Vietnam’da resmi ya da dini nikah yokmuş. Seven insanlar beraber yaşamaya başlayıp çocuk doğurabilirlermiş. Eski zaman için kesin konuştu ama şu an da bu şekilde mi bahsetmediği için bir şey demem yanlış olur.

Rehberimizle sohbet bitince teknelerimize geri döndük ve dönüş yolculuğumuz başladı.

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Dönüş yolunda bol bol fotoğraf çektik.

Dönüş yolunda aşağıya masalarımıza indiğimizde bizi yasemin çayıyla çok güzel bir hindistan cevizli kek ikramı karşıladı. Masalarda da bahşiş için zarflar vardı. Ayrıca memnuniyet anketi dağıtmışlardı.

Ha Long Bay, Vietnam, Mayıs 2018

Kıyıya ulaşmamız yaklaşık 25 dk sürdü. Teknede yaklaşık 5-6 saat vakit geçirdik. Saat 17.00 gibi dönüş yolculuğumuz başladı. 4 saat süren dönüş yolumuzda sadece 20 dakikalık bir mola verdik. Yine gelirken verdiğimiz mola gibi bir alışveriş yerindeydi. Yine aynı ürünler aynı şekilde satılıyordu. Bir de memlekette kit-kat gofretleri popüler sanırsam. Her köşede satılıyordu. Bir de dev boyları falan vardı. Onları da bu mola yerinde gördüm.

Yorgunluktan bayıldığımız için yol boyu uyumuşuz. Resmen varınca uyandık. Otele döndüğümüzde saat 21.00’e geliyordu. Hemen hazırlanıp odadan çıktık.

Akşamı meşhur göl kenarında değerlendirelim dedik. Vietnam’da pek çok göl, kanal ve nehir var. Hatta yol üzerinde gördüğümüz nehirlerin bir tanesi Çin’e kadar uzanıyormuş. Hanoi’nin göbeğinde, şehir merkezinde yer alan Lake Of The Restored Sword gölü en çok da ortasındaki tapınakla ünlü. Ada gibi tam da gölün ortasında yer alan tapınak fotoğraflanmaya değer.

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Ayrıca yine gölün içinde yer alan, köprüyle geçilebilen bir tapınak daha vardı. Ancak bizim gittiğimiz saat geç olduğundan kapalıydı. Ama gidenler çok görkemli ve güzel olduğunu söylediler.

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Bu güzel gölün kenarında çok tatlı bir restoran çıktı karşımıza.

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Restoranla göl kıyısı arasında bir tek yol var. Dilerseniz restoranın ilerisinde göle sıfır yerler de mevcut. Biz gece yürüyüşü sırasında gördük. Çoktan yemeğimizi yemiştik.  Ama bu restoranın yemeklerini şiddetle tavsiye ediyorum. Harika şeyler yedik. Hem de göl manzarasıyla.

Luc Thuy isimli restoranın menüsü oldukça geniş. Tatlılardan yemeklere,smoothielerden atıştırmalıklara varan geniş menüden biz 2 çeşit spring rolls söyledik. Biri karidesli, diğeriyse yengeçliydi. Bir de deniz mahsullü noodle makarna sipariş ettik.

Luc Thuy, aynı zamanda  uzak doğunun oldukça ün salan Water Puppet Show (Suda yapılan kukla gösterileri) larından birinin sahnelendiği tiyatronun tam yanında. Bizim saatlerimiz uymadığından izleyemedik ama denk gelirse mutlaka görün derim. Bilgi almak isterseniz buradan inceleyebilirsiniz.

Gelelim güzel yemeklere.

Luc Thuy, Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Bu yukarıda gördüğünüz sanat eseri karidesli spring rolls. Çıtır çıtır ve parmak kadarlar.

Luc Thuy, Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

 

Bu ise bol malzemeli yengeçli spring rolls. Bu daha büyük, paçanga gibi. Diğeri kadar çıtır değildi. Ama yine de cidden lezzetliydi. Ama benim gönlümde yatanlar karidesli olanlar.

Luc Thuy, Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Bu da bol deniz mahsullü, taze yapılmış kızarmış ve haşlanmış noodle. Hem çıtır noodlelar vardı hem de normal makarna kıvamında olanlar. O kadar çok deniz mahsulü kullanılmıştı ki makarnaları bulamadık gibi bir şey. Yemekle birlikte 2 tane kola içtik. Toplam 484.000 Dong ödedik.  Tatlı olarak bu fındıkları yedik.

 

Luc Thuy, Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Vietnam halkı cidden çok sıcak kanlı ve güler yüzlü. Hele çocuklar acayip tatlı ve hemen yanaşıp kendilerini sevdiriyorlar. Aileleri de izin veriyor. Biz fotoğraf çekilirken hemen gelip aramıza girdiler. 🙂 Bütün gece masamızdaydılar. Hello demeyi öğrenip sürekli hellooooo diye bağırdılar. İnanılmaz tatlıydılar. Resmen ısırılmalık.

Yemekten sonra turlamaya devam ettik. Göl bölgesinin çevresi daha çok lüks bir kesime hitap ediyor. Dior, Louis Vuitton gibi lüks markaların hepsinin mağazası var. Ayrıca daha üst seviye otelleri de bu kısımda görmek mümkün.

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Otele gece 23.30 civarı döndük. GRAB çağırırken yanımızda bir taksi durdu. Otele ne kadar tutacağını sorduk. 100000 Dong dedi. GRAB uygulamasında fiyatı önceden görebiliyorsunuz. GRAB’in verdiği fiyat 38000 Dongtu. Dedik biz onunla gideceğiz. Hemen 50000’e indi. Biz de onu kırmadık. Daha önce de dediğim gibi mutlaka edinilmesi gereken uygulama. Çok çok kullanışlı.

3.GÜN:

3.gün sabah erkenden kalktık çünkü eşim o akşam döneceğinden daha çok vakit geçirelim istedik. Ben bir gün sonra döndüm. Kahvaltı sonrası tekrar göl kenarına indik. Artık bahsetmeyeceğim ama ulaşımımız hep GRAB’leydi. Göl kenarına inmek yaklaşık 7 TL civarı tutuyor. Normal taksi ise 20 TL kadar. 

Lake of Restored Sword, Hanoi, Mayıs 2018

Gece gördüğümüz tapınağı bir de gündüz gözüyle görelim istedik. Bir gece önce yemek yediğimiz restoranda birer keyifli birer smoothie içtik. Ben karpuzlu olanı denedim. Gürhan ise limonlu ve ikisi de çok ferahlatıcıydı.

Smoothielerden sonra deliler gibi yürüdük. Her bir köşeyi gezdik. Özellikle The North Face markasının replikaları burada çok popüler. Her yerde görebilirsiniz. Ayrıca sokak aralarında Made in Vietnam yazan dükkanlarda çok uygun fiyatlara markaların seri sonu ürünlerini bulmak da mümkün.

Göl gündüz ayrı keyifliydi ağaçların suya eğilmesini aynı Adana-Seyhan kıyısına benzettim.  İç kısımlarda gezerken

St. Joseph’s Katedraline denk geldik. Her katedralde olduğu gibi görkemli ve gotik bir yapıydı. Vaktimiz olmadığından gezme fırsatımız olmadı. Sadece fotoğraf çekebildik.
St. Joseph’s Cathedral, Hanoi

Öğle saatlerinde otele döndük.

4.GÜN:

Son günümün sabahında upuzun bir kahvaltı yaptım. Kore mutfağına özel buharda mantı denedim . Karidesli olanı çok lezzetliydi. Oteldeki en beğendiğim meyve olan jackfruittan yeme fırsatını buldum.

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

Jackfruit burada en yaygın meyvelerden biri. Aslında kavun büyüklüğünde ve dışı dikenli. İçi ise böyle küçük küçük kabak çiçeği gibi parçalardan oluşuyor. Kurutulmuşları da marketlerde satılıyor. Hatta otelde mini barın üzerine de kurutulmuşlarından günlük ikram olarak bırakıyorlardı. Kurutulmuş hali de çok güzel ama taze halinin tadı inanılmaz. Denk gelirseniz mutlaka yiyin.

Öğlene doğru otelden çıkış yapıp bavulumla birlikte GRAB kullanarak yakınlardaki Hanoi Towers’ta bulunan  alışveriş merkezine gittim. Açıkçası pek bir şey yoktu. Sadece Maison diye bir outlet mağazası vardı ki sormayın. 🙂

Max Mara, Top Shop, Karen Millen, Ted Baker gibi markaların indirimli ürünlerini satıyordu. Fiyatlar marka değerlerine göre oldukça uygundu.

Ayrıca alışveriş merkezinin içinde bir de süper market vardı. Kuru meyve, kahve ve çikolata türü şeylerin ev için de alışverişini yapmak isterseniz fiyatlar epeyce uygundu. Vietnam’ın farklı köşelerinin fotoğraflarını kağıtlarında barındıran kutulu çikolatalar, hediye olarak almak için hem gösterişli hem de fiyatları uygundu. Kutusu 15 TL’ye çikolata bulmanız mümkün.

Bir de güzel çörekler satan kahve dükkanları vardı. Kendinize bir güzellik yapıp mutlaka uğramalısınız.

Alışveriş merkezinden GRAB’le havalimanına geçerken başıma ne geldi. 🙂 Alışveriş merkezine ilk geldiğimde GRAB’le fiyat hesapladım. Çıkan tutarın neredeyse 5 katı para vardı üzerimde. Kendi kendime dedim ki hadi 3 katına çıksın fiyat. (saat saat ve aracına göre verilen fiyat değişebiliyor ya)  O kadarlık para ayırdım. Gezdim, tozdum. Taksi çağıracağım. Bir baktım ki fiyat 4 katı kadar olmasın mı! Elimdeki para mümkün değil yetmiyor. Ufak çapta başımdan aşağıya kaynar sular döküldükten sonra tekrar fiyat arattım. Şansıma fiyat düşmüştü. Elimde kalan paradan 15000 Dong daha aşağıda. Hemen kabul ettim. Taksim geldi. Havalimanına yaklaşık 1 saatte vardık. Yolda manzaranın tadını çıkarıyorum. Elimde kalan 15000 i de adama vereyim bari nasılsa 3 TL’ye karşılık geliyor falan derken havalimanına giriyoruz. Girerken adamdan otopark parası kesmesinler mi! Adam küt diye bana ekstra yansıtmasın mı! Benim yine başımdan bir kaynar sular dökülme durumu. 🙂 Sonuç olarak son kuruşlara kadar deşinip denkleştirdim ve paramı tam anlamıyla sıfırlayarak havalimanında indim. Yani ne yapıyormuşuz? GRAB’teki fiyatlar nasıl olsa hep aynıdır diyerek paraları savurmuyormuşuz. 🙂

Havalimanında uçağı beklerken sonunda şu meşhur yemeklerinden tadabildim. Sokakta kaynarken çok iç açıcı olmadığından bir türlü cesaret edip yiyememiştik ama havalimanındaki restoranda denedim.

Hanoi,Vietnam,Mayıs 2018

Bol taze soğanlı, etli noodle çorba. Ben çok sevdim. Tavuklusu var, domuz etlisi var ya da bu şekilde bifteklisi var. Porsiyonu çok büyük. Tıka basa doydum. Yaklaşık 15 TL ödedim. Bir kaç çeşit restoran vardı ve hemen hemen hepsinin fiyatı aynıydı. Bence denemeye değer.

Hanoi seyahatim de bu şekildeydi. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle… Hoşça kalın…

 

Hanoi, Vietnam, Mayıs 2018

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir