VİZESİZ SEYAHAT

BİR MAURITIUS RÜYASI

Belle Mare, Mauritius, Ocak 2017

Aylar geçmesine rağmen etkisinden çıkamadığım güzeller güzeli Mauritius… Nasıl anlatsam nereden başlasam gerçekten bilemiyorum. Kaç kez yazdım kaç kez sildim. Hiç bir kelime orada yaşadığım anları tarif edemiyor. Fotoğraflar yetersiz kalıyor o güzellikleri anlatmaya. Şimdi gelelim benim tatil deneyimime.    

       Tatile gitmeden önce araştırmak için çok zamanım oldu. Size buradan adaya dair edindiğim ansiklopedik bilgilerden bahsetmeyeceğim ancak kendi deneyimlerimden işinize yarayacağını düşündüğüm bilgileri paylaşacağım. 

Öncelikle gideceğimiz adada Türk vatandaşları 90 güne kadar vizesiz kalabiliyor. Dikkat etmeniz gereken kısımsa pasaportunuzun en az 6 ay geçerlilik süresinin bulunması gerekiyor.

        Adamız bir tropikal ada. Yılın hangi mevsimi gidersek gidelim hava sıcaklıkları genellikle 25 derecenin üstünde ancak yağış sezonuna denk gelmek istemeyiz elbette. Biz 6 Ocakta başlayacak şekilde 5 gecelik bir tatil planladık. Hava sıcaklığı yaklaşık 26- 27 derece civarındaydı. Tropikal ada olmasına rağmen nem boğacak seviyede değildi. Çok nadir yağmur çiseledi ancak en fazla 5 dk kadar sürdü.  Tropikal adaların çoğunun popüler sezonunun kış aylarında olduğunu okumuştum. Yaz aylarında genelde sağanak yağışlar ve fırtınalar olabileceği yazıyordu. Biz de böylece popüler sezondaki güzel havanın tadını çıkarmış olduk.

Mauritius, Ocak 2017

Adaya yolculuğumuzu Türk Hava Yolları ile İstanbul’dan direkt olarak gerçekleştirdik. Uçuşumuz yaklaşık 10 saat kadar sürdü. Haftanın çoğu günü sefer mevcut. Planlamanızı yaptığınızda alabildiğiniz en erken tarihte uçak biletinizi almayı öneririm çünkü biletler biraz pahalı. Ne kadar erken o kadar iyi yani.

Mauritius, Ocak 2017

         Ada çok büyük bir yüz ölçümüne sahip değil ve doyasıya gezebilmek adına biz araç kiralamayı seçtik. Gitmeden yaklaşık 1 hafta 10 gün önce yerel bir firma olan OLA Rent A Car’ın internet sitesinden arabamızı seçtik ve diğer popüler firmalardan daha uyguna kiralama fırsatı bulduk. Buradan web adresine ulaşıp daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Firma yetkilisiyle daha önceden mail yoluyla iletişime geçiyorsunuz. Onlar uçuş bilgilerinizi alıyor ve o saatte havaalanına sizi karşılamaya geliyorlar.

       Bizim gibi ilk defa araç kiralayanlardansanız şunu belirtmek isterim ki aracı teslim alırken görevlinin yanında bütün dış yüzeyin parçalar halinde çok detaylı fotoğraflarını çekin. İç kısmın kilometresini, benzin sayacını da içeren detaylı fotoğraflarını da çekin. Çok fazla sirkülasyon olduğu için bazı çizikleri sizin yapıp yapmadığınızdan emin olamayabilirler. Siz kendisine kanıt olarak fotoğraflarınızı gösterebilirsiniz.

       Ola firması araçla birlikte ücretsiz GPS veriyor ancak biz adaya varmadan önce Google Maps’e adanın haritasını indirmiştik. Böylece çevrimdışı olmamıza rağmen cep telefonumuzdaki navigasyondan faydalanabildik.

       Bu arada adada trafik soldan akıyor. Yani bu da araçların sağdan direksiyonlu olduğu anlamına geliyor.  Bir kaç saat içerisinde trafiğe alıştık.Yollar zaman zaman dar ve yokuşluydu. Çok araba olmadığından trafik sakindi.

Mauritius Yolları,Ocak 2017

         Bayıldığım Süslü Otobüsler, Mauritius, Ocak 2017

Mauritius’un para birimi Mauritius Rupisi. Dolar ve Euro da geçerli oluyor ancak en karlı harcama Rupi ile yapacağınız harcamalar. Biz buradan giderken yanımıza dolar aldık. Havaalanında indiğinizde döviz büroları var ve oradan dolarlarınızı rupiye rahatlıkla çevirebilirsiniz. 10 Mauritius Rupisinin yaklaşık olarak 1 Türk Lirasına denk geldiğini de belirtmek isterim. Buradan giderken bütçenizi ona göre ayarlayabilirsiniz.

Mauritius Rupisi

Adanın her bir köşesi güzel kumsallarla çevrili olunca otel seçenekleri de bir hayli fazla oluyor. Apart kiralamadan tutun da okyanus manzaralı, isimli lüks otellere kadar bir çok seçeneğiniz var. Biz eşimin iş yerinin anlaşması olduğundan Holiday Inn’i tercih ettik. Otelimiz havaalanına yakın olan ve adanın popüler olmayan bölgesindeydi. Araba kiralamış olmamız bizim için avantaj oldu çünkü otel popüler bölgelere 1 saat kadar uzaktaydı.

Holiday Inn, Mauritius, Ocak 2017

       Adada İlk Günümüz:

Şansımıza gidişimiz tam İstanbul’daki çılgın karlı günlere denk geldiğinden 02.20’deki uçağımız yaklaşık 4 saat rötarlı kalkabildi. Dolayısıyla adaya varışımız  17.00 civarı oldu. Arabamızı teslim alıp otelimize gitmemiz yerleşmemiz derken saat akşam altıyı çoktan geçmişti. Biz de atladık arabamıza ve yakınlarda bir restorana gitmeye karar verdik. Dediğim gibi otelimiz hareketli bölgelerden biraz uzak olduğundan çok bir alternatifimiz yoktu. O akşam Chez Patrick ‘i tercih ettik. Çok salaş bir restoran olsa da baya kalabalıktı . Arabaya servis sırası bile bir hayli kalabalıktı.

Chez Patrick Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

       Öncelikle menüde ne var ne yok inceledik. Güler yüzlü bayan garsonlardan yardım istedik. Oraya kadar gitmişken bol bol deniz mahsulü yemeliydik ve canımız hepsinden çekiyordu. Restoranda çalışan bayan bize 2 kişilik karışık bir menü önerdi. Biz de tercihimizi o menüden yana kullandık.

Bizim menümüz Jumbo Pack

Jumbo Pack menüsünde yer alanları Türkçeye çevirecek olursak  el boyutunda 10 adet ızgara karides, 2 tane porsiyonluk ızgara okyanus balığı, 2 adet ızgara bütün kalamar, patates kızartması ve salata yer alıyordu. Şimdi diyeceksiniz ki hepsi 2 kişiye fazla değil mi? Görünce biz de şok olduk ama kalan oldu mu diye sorun 🙂 Olmadı tabii ki.

        Yediğimiz lezzetler sanki ilk defa deniz mahsulü yiyormuşçasına etkiledi bizi. Bu kadar büyük ve özel menünün bize maliyeti 2250 rupi yani yaklaşık olarak 225 TL oldu. Türkiye’deki balık restoranlarına kıyasladığımızda yediğimiz ürünlerin kalitesi de düşünüldüğünde biz uygun geldi. O gece karnımız kocaman bir şekilde otele döndük.

Chez Patrick Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

        Restorana giderken ve otele dönerken dikkatimizi en çok çeken şey ise adanın genel olarak karanlık ve boş olmasıydı. Restorana gidişimiz saat 19.00 civarı olmasına rağmen sokaklar bomboştu. Evler karanlıktı. Evlerin genelinde birer odada cılız sayılabilecek aydınlatma vardı. Ara sokaklara baktığımızda insanların kapı önlerinde komşularıyla oturup sohbet ettiğini gördük. Çoğu insan sokakta karanlıkta oturuyordu. Daha sonraki günlerde anladık ki halk güne çok erken başlıyor ve günü erken saatlerde,hava kararmaya başlarken evlerinde oturarak bitiriyor.

       Genel olarak yaygın bir gece hayatı yoktu.Yani en azından bizim olduğumuz bölgede. Otelinizin düzenlediği gece etkinliklerine katılabilirsiniz ya da güzel barlarda manzaraya karşı biranızı yudumlayabilirsiniz. Biz güne çok erken başlayıp yorulduğumuz için genelde geceyi otelimizde geçirmeyi tercih ettik.

      2. GÜN:

       Gitmeden önce araştırmak için bol bol vaktim olduğundan Trip Advisor’ı neredeyse ezberledim. Nerede ne var, hangi etkinlik nerede, ne zaman yapılır hepsine dair bilgim vardı. Sanki adayı karış karış biliyordum. Seyahatimi Trip Advisor’da planladım ve yer imleri koydum. Böylelikle adanın haritasını uygulamada açtığımızda yıldızlardan bulunduğumuz yere yakın olan etkinlikleri de görüp ona göre programımızı şekillendirdik.

Trip Advisor

         Her seferinde akşamdan planlamamızı yapıp, sabahları güne erken başlayarak etkinliklere katıldık. Arabada kocaman bir plaj çantamız oluyordu. Üzerimizde şort,tişört ve parmak arası terliklerimiz, şapkalarımız başımızda çıkıyorduk yollara. Tabii ki akşam için daha şık sayılabilecek kıyafetlerimiz de ekstra bir çantada yanımızdaydı. Ortam şıklaşacaksa hemen ilk bulduğumuz yerde üzerimizi değiştirip o şekilde ortama dahil oluyorduk.

       Başta da dediğim gibi biz çok lüks ve şık yerlere gitmek yerine daha çok adanın etkinlikleri üzerine plan yaptığımızdan en şık restoran kıyafetimiz de yine günlük bir elbise ve sandalet , şort tişört şeklindeydi.

       Gelelim 2. günümüze. Sabah saat 6’da güneş neredeyse tepede olduğundan ve bence temiz havadan dolayı uykumuzu alarak gayet dinç bir şekilde uyandık. Hemen giyinip kahvaltıya indik. Kahvaltıda neler yoktu ki.. Tropikal ada denince akla ilk gelen meyveler oluyor elbette. Biz de oteldeki yemeklerimizde bol bol meyve yedik. Şunu söylemeliyim ki meyveler buraya göre o kadar farklı ve lezzetliydi ki greyfurtları bile löp löp yerken buldum kendimi. Adını bile duymadığımız bir sürü lezzetli meyve ve kahvaltılıklarla karnımızı doyurup düştük yollara.

       En çok ilgimizi çeken etkinliklerden biri olan Undersea Walk ‘u denemek için atladık arabaya. Yolda yerel radyoları dinledik. Ada halkı genel olarak Fransızca konuşuyor ancak herkes anadili gibi İngilizceye hakim. Radyolar ise genellikle Fransızca. Güzel müzikler eşliğinde vardık Aquaventure’a.

       Undersea Walk dediğimiz etkinlik aslında çok basit bir mantığa dayanıyor. Başınıza balık fanusunun büyük hali gibi yuvarlak fanuslar geçiriliyor ve belinize ağırlıklar takılıyor. Sonra fotoğrafta gördüğünüz bölümden okyanusa iniyorsunuz ve başlıyorsunuz su altında yürümeye, koşmaya, tropikal balıkları beslemeye. Fanusla hortumlarla teknelerdeki oksijen tüplerine bağlı. O yüzden nefes alma sıkıntınız hiç olmuyor. Zaten saçınız bile ıslanmıyor. Başınız kuru kalıyor.

Aquaventure, Undersea Walk, Mauritius, Ocak 2017

         Bu etkinlik yaklaşık 20 dakika kadar sürüyor. Yanınızda bir rehberiniz oluyor ve öncesinde size basit su altı işaretleri ve sistem anlatılıyor. Ada insanları genel olarak çok sempatik ve güler yüzlü. Etkinliklerinizde sizi eğlendirmek ve iyi vakit geçirtmek için her şeyi yapıyorlar. Rehberler 2 kişiyle suyun altına iniyor ve tamamen onun talimatlarına uymanızı istiyor. Deniz ayakkabılarınız varsa yanınızda götürebilirsiniz. Eğer yoksa teknede size veriyorlar. Etkinlik boyunca çok farklı deneyimler yaşadık. Fotoğraflarla anlatmaya çalışayım.

Undersea Walk, Aquaventure, Mauritius, Ocak 2017

       Biz su altına inemeden önce balıkları kuru ekmeklerle beslediler ki görsel şölenimiz artsın. Daha sonra yavaş yavaş merdivenlerden indiğimizde gördüğümüz manzara büyük bir akvaryumdan farksızdı.

Undersea Walk, Aquaventure, Mauritius, Ocak 2017

       Yukarıda anlattığım sistemi fotoğraflarda inceleyebilirsiniz. Hortumlar teknedeki oksijen tüplerine bağlı ve belimizde ağırlık kemerleri var. Etrafımızda da çeşit çeşit balıklar 🙂

Balıklar avucumdan ekmek tırtışlarken 🙂

Halinden çok memnun olanlar 🙂

Su altı yürüyüşümüz balıklara avucumuzdan ekmek yedirerek başladı. Öyle böyle değil baya tırtışlayarak yediler.  Bizden önce Fransız bir çift inmişti ve kız çığlık çığlığa çıktı sudan. Nedeni de balıklardan korkmasıymış . Bence korkulacak hiçbir şey yok çünkü size hiç bir şekilde zarar vermiyorlar. Sadece gıdıklanıyorsunuz ama tabii ki herkesin yapısı farklı.

Balıkları gıdıklarken 🙂

Balıklar insanlara o kadar alışmış ki hızlı davranabilirseniz onlara dokunabiliyorsunuz.

Gürhan’ın kolları arasında poz veren uzun burunlu 🙂

Belli bir süre rehberimiz sayesinde elimizden, fanusumuzun üzerinden ve hatta göbeğimizden bile balık besledikten sonra başladık suyun altını kurcalamaya. Mauritius mercan kayalıklarıyla çevrili bir ada olduğundan suyun altında çeşit çeşit mercanlar görmeniz mümkün. Bu mercanların aralarını kurcalayıp bize farklı canlılar keşfettiren bir rehberimiz vardı.

Undersea Walk, Aquaventure, Mauritius, Ocak 2017

Gürhan’ın elinde tuttuğu siyah bir muza benzeyen şey bir su altı canlısı. Dokunduğumuzda kadifemsi bir yumuşaklık hissederken, içindeki hareketleri ve kendi sıcaklığını da hissettik.

Undersea Walk, Aquaventure, Mauritius, Ocak 2017

       Yanımızdan geçen ufak bir ahtapotu tuttu rehberimiz ve önce benim dokunmamı istedi. Ben korkarak zor bela dokunurken küt diye elime yapıştırmasın mı! Sonuç olarak hiç unutamayacağım bu harika anı yaşamama sebep oldu.

Undersea Walk, Aquaventure, Ocak 2017

Bu canlının ne olduğunu hiç ama hiç bilmiyorum. Dokunurken iki parmağınızla sıkabiliyorsunuz. Koli bandı gibi yapışkan bir dokusu vardı. İçi bir poşet gibi bomboş ancak canlı. Parmağımızın ucuyla ittirdiğimizde yüzüyor ve yüzerken yoğun bir dışkılama yapıyordu. 😱

       Bu muhteşem yolculuğumuz bu görüntüyle sona erdi. Bu harika deneyimi yaşamanızı mutlaka öneririm. Etkinlik boyunca rehberiniz Go Pro ile yüzlerce fotoğrafınızı ve videonuzu çekiyor. Eğer isterseniz daha sonrasında bunları satın alabiliyorsunuz. Biz kendi Go Promuzla suyun altına indik. Rehberimiz hiç bir şey demedi. Hatta bizim makinemizle fotoğraflarımızı ve videomuzu çekti. Adadaki insanlar genel olarak ticari kaygılarla hareket etmiyor. Bu da kendinizi rahat hissetmenizi sağlıyor.

       Bu deneyimle ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz internet sitesine Buradan ulaşabilirsiniz.

       Tekneyle tam kıyıya geçerken Gürhan Parasailing yapanları gördü ve bilgi almak için o tekneye yanaştık. Benim asla yapamam dediğim Parasailing’e tabii ki temkinli yaklaştım. Sonra bir baktım ki havadayım!

Belle Mare, Parasailing, Mauritius, Ocak 2017

        Parasailing yaparken sizi halatlardan oluşmuş koltuk gibi bir düzeneğe oturtuyorlar. Ayrıca bir sürü ip ve kemerle bağlısınız. Biz eşimle birlikte yaptık. İsterseniz 2 kişi isterseniz tek kişi yapabiliyorsunuz. Manzara inanılmazdı. Hayatımda yaşadığım en iyi deneyimlerdendi. Videolardaki çığlıklarımı duymanız lazım. 🙂

Belle Mare, Parasailing, Mauritius, Ocak 2017

       Mauritius’un ne kadar güzel bir yer olduğunu bu sayede görebildik. O bembeyaz kumsalları, Masmavi berrak suları yukarıdan görmek paha biçilemezdi.

Gökyüzüne çıkarken

Gördüğünüz bu güzel plajlar halk plajı ve ücretsiz 🙂

Tekneye inerken

Aslında süre bence çok kısaydı. Pek bişey anlamadan suya geri indik. Yada bana yaşadığım adrenalinden öyle geldi. 🙂 Fiyatına gelirsek eğer 2 kişi yaklaşık olarak 2000 Rupi yani 200 TL ödedik bu heyecan için.

       Yukarıda da belirttiğim gibi Mauritius’ta gördüğünüz bu muhteşem plajlar ücretsiz halk plajı olarak hizmet vermekte.

Long Beach, Mauritius, Ocak 2017

Biz günümüzün geri kalanını,  bu plajlarda geçirdik. Plajlar Long Beach Oteline ait olmasına rağmen insanlar gelip şezlongları ücretsiz bir şekilde kullanabiliyor.

Long Beach, Belle Mare, Mauritius, Ocak 2017

Long Beach, Belle Mare, Mauritius, Ocak 2017

Long Beach, Belle Mare, Mauritius, Ocak 2017

        Bu upuzun güzel kumsalın küçük misafirleri vardı. Siz güneşlenirken bir anda baş parmağınızın tırnağı kadar ufacık şeffaf yengeçler (hatta bazıları çok daha küçük) kumdan çıkıveriyor ve yan yan telaşlı telaşlı gezinmeye başlıyor. Hareket ettiğinizi hissettiği anda hemen kumun altına geri kaçıyor. Yürüyüş yaparken kumsalda yüzlerce ufak delik görebilirsiniz. Bu delikler ufaklıkların yuvalarına giriş çıkış izleri.

Long Beach, Belle Mare, Mauritius, Ocak 2017

Long Beach, Belle Mare, Mauritius, Ocak 2017

       Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz insanlar kıyıdan balık tutuyordu. Bu uzun sopalarsa oltaları. Balıkları denizin içine girerek tutuyorlar. Akşam üzerine yaklaştıkça balık tutan insanların sayısı da gittikçe artmaya başlıyor.

Long Beach, Belle Mare, Mauritius, Ocak 2017

       Adaya giderken olmazsa olmazınız mutlaka en yüksek faktörlü güneş koruyucunuz olsun. Biz her dakika bol bol güneş koruyucusu sürmemize rağmen o gece alev alev yandık. Hareket edemeyecek kadar canımız yandı. After sun almak için yol üstündeki her eczaneye, markete uğradık ama hiçbir yerde kalmamıştı. O yüzden benim size tavsiyem Türkiye’den giderken mutlaka yanınızda güneş koruyucunuz, dudak koruyucunuz ve güneş sonrası kremleriniz olsun.

Long Beach, Belle Mare, Mauritius, Ocak 2017

         Biz 2 saat kadar oturduktan sonra yanımıza bir otel çalışanı geldi. Tam para isteyecek heralde diye düşünürken, “Bir arzunuz var mı acaba?” sorusuyla karşılaştık. 2 tane Hindistan cevizi suyu (Namı diğer Coconut Juice) istedik. Tanesi yaklaşık 180 Rupiydi. Yani 18 TL. Coconutlarımızı yudumlarken güzel plajın tadını çıkardık. Bu arada Hindistan Cevizi Suları alkolsüz ve şeker gibi tatlı. Suları içtikten sonra kırarak içini yiyebiliyorsunuz. Biz beceremedik ama daha sonraları sokaklarda kırıp yiyeni çok gördük. Çok lezzetli olduğunu da eklemek isterim.

Akşamüstüne yaklaşırken kurt gibi acıktık. Daha önceden planladığımız rotamızdaki güzel restoranlardan birini deneyecektik. Bu 3 tane restoran da birbirine yakındı. Tripadvisor’dan adanın en iyi restoranları arasından seçtiğim 3 tane restoranın iki tanesi lüks otellerin içinde yer aldığından ve bizim tercihimizin de daha çok yerel restoranlardan yana olmasından dolayı rotamızı 3. restorana çevirdik.

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

       Restoran, kafe ve bar hizmeti sunan mekana saat 18 gibi vardık. Kötü haber ise restoran kısmının henüz açılmamış olmasıydı. Biz de o zamana kadar bu güzel manzaranın tadını meyve kokteyli ve kahveyle çıkardık.

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

       Mauritius halkı çok dinli bir yapıya sahip. İslamiyet , Hristiyanlık ve Hinduizm çok yaygın. Gittiğiniz restoranlarda, yol kenarlarında, evlerin kapılarında herkes özgürce kendi dinine ait heykeller veya ibadethaneler yapmış. Küçük büyük bir sürü ibadethane mevcut. İşin en imrendiren kısmı ise hiç kimsenin diğer insanların inancına karışıp baskı yapmaması. Her birey özgürce, samimi ve gösterişsiz biçimde dinlerini yaşıyor. Bir mahallede hem cami hem kilise hem de Hindu tapınağı görebiliyorsunuz. Ezan okunuyor. Müslüman kesim camiye gidiyor. Hindu dininde olanlar mumlar yakıyor. Hristiyanlar ise bahçe kapısındaki Hz. İsa’nın küçük heykelinin önüne mumlar yakıyor.

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

       Meyvelerle ilgili her şey inanılmaz lezzetliydi. Gittiğinizde bol bol tüketmenizi tavsiye ederim.

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

       Menüde bir çok seçenek mevcuttu. Biz adaya giderken kendimizi ıstakoz yemeye hazırlamıştık ancak bir türlü denk gelmedi. Tripadvisor da ortadan ikiye ayrılmış ıstakozların içinin peynirle dolduğu fotoğraflar görmüştüm ve çok heveslenmiştim ancak ellerinde ıstakoz olmadığı için yiyemedik. Biz de başlangıcı farklı bir lezzet olması için yengeç çorbasıyla yapıp devamında bir gün öncekine benzer karışık bir menü aldık.

Karışık Deniz Mahsulleri Tabağı,Green Island Beach Restaurant

       Tercihimizi yine benzer bir menüden kullanmış olabiliriz ancak burada yedikten sonra bir gün önce yediklerimizin aslında ne kadar lezzetsiz olduğunu anladık. Bu restoranda yediklerimiz kesinlikle çok daha tazeydi ve özel sosuyla çok daha güzel bir şekilde tatlandırılmıştı. Bir gün önce yediğimiz menüde patates kızartması vardı. Bu menüde pirinç denemek istedik ama bizim pilavımıza göre o kadar lezzetsizdi ki yiyemedik. Pirinç sadece haşlanmış halde geldi. Yağ ve tuz yoktu.

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

       Tatlı olarak tercihimizi ise sıcak sosla ve dondurmayla servis edilen muzdan yana kullandık. Çok farklı bir lezzetti.

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

       İşin ilginç tarafı ise çok daha bilindik ve daha şık bir restoranda okyanus manzaralı bir yemek yedik. Bir gece önce yediklerimiz tarzında bir menüye ek olarak kokteyl, kahve ve çorba içip tatlı da yedik. Ödediğimiz hesap bir gün öncesiyle  aynı geldi. Hem de kat be kat daha lezzetliydi.

Green Island Beach Restaurant, Mauritius, Ocak 2017

        İkinci günümüzü de bu şekilde sonlandırırken otelimizin yolunu tuttuk ve ertesi günün planını yapıp hemen uyuduk.

      3.GÜN:

       Üçüncü günümüze yine çok erken saatlerde başladık çünkü ATV safarisine katılmaya karar verdik ve sabah 9’da başlayan tura katılabilmek için yine saat 6’da kalktık. Otelde kahvaltımızı yapıp hemen yollara düştük.

       Yine Tripadvisor’dan faydalanarak bulduğumuz Bigfoot Adventure’a vardığımızda önceden rezervasyon yaptırmadığımız için turların dolu olduğunu ve katılamayacağımızı öğrendik. Biraz ısrar ve görevlinin yardımseverliği sonucu bizi yine kendi düzenledikleri farklı bir tura dahil ettiler. Hem de daha az kişiyle neredeyse yarı fiyatına!

Big Foot Adventure, Muritius, Ocak 2017

         Ne yalan söyleyeyim Gürhan kadar hevesli gitmedim ancak çok ama çok eğlendim. Başımıza birer bone geçirdikten sonra kasklarımızı taktık. Üzerimizde şort,tişört ve bez ayakkabılarımız. Gözümüzde güneş gözlüğümüz. Turu düzenleyenler parmak arası terlikle gitmemizin uygun olmayacağını söylemişlerdi. Ağzımızı ve burnumuzu maskeyle kapatmamızı istediklerinle ne kadar çok abartıyorlar demiştim ki günün sonunda ne demek istediklerini çok iyi anladım.

Big Foot Adventure, Mauritius, Ocak 2017

       Bizimle birlikte ada sakinlerinden 4 kişi daha tura katıldı. Şoförümüz tabii ki Gürhan’dı. Ben etrafın tadını çıkaran taraf oldum.

Yola çıkmadan önce rehberimiz nasıl kullanacağımızı kısaca anlatırken ( topuzlu olan rehber 🙂  )

          Mauritius yemyeşil bir tropikal ada. Yollarımız ormanların aralarındaki dapdar patikalardı. Yeri geldi muz ağaçlarının arasından geçtik, yeri geldi dalından meyveler koparıp yedik. Gizli kalmış ufak şelaleleri izledik. Eski yerleşim yerlerini gördük. Çok ama çok keyifli 2 saat geçirdik.

Sağ tarafta şelaleyi görebilirsiniz.

Terk edilen yerleşim yerlerinden

Big Foot Adventure, Mauritius, Ocak 2017

       Rehberimiz belli yerlerde molalar verdirdi. En tatlı mola ise şüphesiz jamalac meyvesini gördüğümüz ormandaydı. Çok enteresan bir tadı olan çan şeklindeki pembe meyveleri dalından kopararak yedik. Meyveyi bir çeşit elma gibi düşünebilirsiniz ama tadı çok daha tatlıydı.

Jamalac Meyvesi, Mauritius, Ocak 2017

Meyveleri hüpletirken 🙂

Mango Ağacı, Mauritius, Ocak 2017

       Daha sonra yolumuza şeker kamışı tarlalarının arasından devam ettik ve bize hafif çileyen yağmur eşlik etti.

Big Foot Adventure, Mauritius, Ocak 2017

Şeker kamışı ülkenin en önemli geçim kaynaklarındanmış. Bu sebepten bütün yolların kenarlarında şeker kamışı tarlaları görmeniz mümkün.

Big Foot Adventure, Mauritius, Ocak 2017

Şeker kamışları arasında mola

Bizim ekip 🙂

      Muhteşem geçen iki saatin sonunda olanlar;

  • İçimize kadar kızıl renkte toprakla dolmuştuk. (Gürhan’ın tişörtünden lekesi çıkmadı.)
  • Bir gün önceden kalan güneş yanıklarımız kremlere rağmen kat be kat arttı.
  • Harika tropikal meyveler yedik.
  • Normal yollardan göremeyeceğimiz pek çok şelale ve manzarayı deneyimledik.

Soldaki kırmızılı ve mavili arkadaşlar yaklaşık 2 kez yoldan çıkıp çamura battılar. Demek ki dikkatli kullanmak gerekiyormuş bunu da anladık. 🙂 Ayrıca elimiz yüzümüz görüldüğü gibi kıpkırmızı toprak oldu ama olsundu, değerdi 🙂

 

       Etkinlikle ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz  Buradan internet sayfasına ulaşabilirsiniz. Tekrar hatırlatayım, önceden yer ayırtmayı unutmayın.

Bugünün devamında aklımızda  safari macerasına atılmak vardı o yüzden düştük yollara ancak vardığımızda öğrendik ki safari en az yarım gün sürüyormuş ve biletler bir gün önceden satılmıyormuş. O yüzden otele dönmeye karar verdik. Yolda bir baktık ki alev alev yanıyoruz. Yol üstünde büyük bir süper market gördük ama after sun kremi kalmamış. Sonra bir parfümeriye girdik orada da kalmamış. En sonunda bir eczanede bulduk. Daha önce de söylediğim gibi siz siz olun mutlaka yanınızda güneş koruyucularınız ve güneş sonrası bakım kremleriniz olsun.

Araba kiralamanın en güzel yanı canımızın istediği yerde durup sonra devam edebilmek. Yol üstünde çok hoş bir pizzacı gördük ve bütün çamurlu halimizle pizza yemeye karar verdik. 🙂 Pizzalar ince hamurlu ve çok lezzetliydi. Yanında da Mauritius’a özel olduğunu söyledikleri Phoenix birası içtik. Biranın içimi hafifti. Pizza ise çok lezzetliydi.

2 pizza, 1 bira ve 1 kolaya 670 rupi ödedik.

       Deli gibi yorgun bir şekilde kendimizi otele attık. Akşam yemeğini otelimizde yedik. İki kişilik açık büfe ve içerisinde 3 farklı markadan oluşan 6 adet biranın olduğu bira kovası satın aldık. Toplamda yaklaşık 150 TL ödedik.

    4.GÜN:

      4. güne benim en çok hayalini kurduğum etkinlikle başladık. Adanın en büyük doğal yaşam parkı Casela!

Casela, Mauritius, Ocak 2017

      Casela oldukça büyük bir doğal yaşam parkı. İçerisi son derece profesyonel olarak düzenlenmiş. Giriş kısmında çok büyük bir otopark mevcut. Buradan geçip içeri girdiğinizde ise sizi son derece güler yüzlü insanlar karşılıyor.

Genel turu içeren paketin biletini aldığınız bölüm ayrı, ekstra etkinlikler için alacağınız biletler ise arka kısımda satılıyor. Ekstra etkinliklerin içinde nasıl seçenekler olduğundan kısaca bahsedecek olursak,

  • Aslanlarla yürüyüş (Benim çok isteyip yapamadığımız. Azıcık korkanlar vardı aramızda. 🙂 )
  • Aslan veya diğer vahşi hayvanların bölümlerine girip onları sevmek.
  • Zip line (İpe bağlanarak yine iple tepeler arası kayarak geçmek.Teleferik misali.)

Biz klasik tur paketinin yanında aslanları evlerinde ziyaret edebileceğimiz paketi satın aldık.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

       Klasik tur içinde her türlü canlıyı görmeniz mümkün. Canlıların yaşayış biçimine göre alanlar düzenlenmiş. Mesela devasa kaplumbağalar herkese açık şekilde yaşarken aslanlar ve vahşi hayvanlar güvenli alanlarda yaşamakta. Ayrıca parkın belirli bir bölümünde hayvanlar karışık olarak serbest bir şekilde dolaşabilmekte ve siz bu kısmı safari araçlarıyla gezebiliyorsunuz. Ayrıca içeride atv safarisi de mevcut.

       Gelelim turumuza. İçerisi numaralandırılmış bölgelerden oluşuyor ve size verilen haritayla bölümleri rahatlıkla gezebiliyorsunuz. Bizi ilk karşılayan havuzların içinde yer alan kocaman balıklar oldu.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

Balıklardan sonra hemen dev kaplumbağaların yanına koştuk. Adada dev kaplumbağalar oldukça popüler. Çeşitli yerlere kurulmuş bir çok  kaplumbağa parkı mevcut.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

Casela, Mauritius, Ocak 2017

Casela, Mauritius, Ocak 2017

Kaplumbağaları yeteri kadar sıkıştırdıktan sonra arka tarafta ceylanları gördük. Görevli bizi içeriye davet etti.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

Casela, Mauritius, Ocak 2017

        Ceylanlarla kucaklaşmamız bittiğinde şu aslan olayını halledelim istedik çünkü biraz gerginleştik 🙂    Aslanların kafesinin önüne geldiğimizde eğitmenleri dışarıya çıktı ve ufak bir brifing verdi. Ana maddelere değinecek olursak eğer;

  • Güneş gözlüğü takmak yasak çünkü camlarında kendini görüp saldırıya geçebiliyormuş.
  • İçeride her ne olursa olsun ama her ne olursa olsun koşmak, kaçmak yasak. Çünkü bu sefer bizi av olarak görebiliyormuş.
  • İçeriye yaklaşık 15 kişilik grupla girdik. Gruptan ayrılmak geride kalmak yasak. Hep beraber hareket etmek gerekiyor. Aynı şekilde sürüden ayrılan av olarak algılayabiliyormuş.
  • Yüksek sesle konuşmak, bağırmak, kahkaha atmak, ses çıkarmak yasak.
  • Ani hareketler yasak.
  • Aslanlara arkanızı dönmek yasak.

       Bunları duyduktan sonra insanın bir rengi atıyor tabii. Sonrasında bir kağıt imzaladık ki sorumluluk bize aittir gibisine. Elimize birer tane sopa verildi. Sonra yavaş yavaş kafese doğru girmeye başladık. (Bu arada bazı ülkelerde aslanların çeşitli ilaçlarla uyuşturulup öyle sevdirildiğini okudum. Burada öyle bir şey söz konusu değildi. )

Casela, Mauritius, Ocak 2017

         Tam içeriye adımımızı attık ki biri diğerine sinirlenip kükreyerek üstüne atlamasın mı! Orada olayın ciddiyetini kavradığımı belirtmek isterim. 🙂  Rehberimiz ilk kim sevmek ister dediğinde cengaver gibi kendimi ortaya atıp “Ben, ben!” diye bağırdım. Havalı bir şekilde aslanın yanına gittim. Yanına gelince işin ciddiyetini anladım ve kalbim ağzımdan çıkacak gibi atmaya başladı. Rehberin dediklerini algılamamaya başladım. Adam bana sert bir şekilde vurarak sevin diyormuş bense yavaş yavaş seviyorum. Hayvan resmen gıdıklanıp küt diye olduğu yerden bana doğu dönmesin mi! Dönmesiyle ayağa kalkmam bir oldu. 🙂 Bütün havam söndü. 😂 Sonrasında vurarak sevmeye devam ettim. 🙂

Hayvancağızı gıdıklarken 🙂

       İkinci giden Gürhan olunca tabii fotoğraf olayları bana kaldı. Korkudan öyle bir titriyordum ki kamerayı hiç sabit tutamamışım 🙂

Gürhan’ın suratındaki ciddiyet 🙂

Gördüğünüz gibi artık profesyonelim 🙂

       Aslan bölümünde yaklaşık yarım saate yakın kaldık. Normalde 15 dk. yazıyordu. Yada zaman bize uzun geldi 🙂 Bu heyecan bize yetti de arttı. Alanın karşısında yavru aslanların olduğu bir bölme var. Orada da ufaklıkları görebilirsiniz. Eğer isterseniz onları da sevmek için ekstra bilet alabilirsiniz.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

       Turumuza safari kısmıyla devam ettik. Safari kısmında hayvanlar serbest olarak dolaşıyor. Safari otobüsümüze bir shuttle aracıyla ulaştık.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

       Otobüsümüzde İngilizce ve Fransızca anlatan bir rehberimiz vardı. Ayrıca fotoğraflarınızı da kendi profesyonel kamerasıyla çekiyor. İsteyenler tur bitiminde satın alabiliyor.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

         Safaride bizi ilk karşılayanlar zebralar ve antiloplar oldu. Sonrasındaysa bize doğru son hız koşarak gelen deve kuşu vardı 🙂

 
Casela, Mauritius, Ocak 2017

           Safari yaklaşık 1 saate yakın sürdü. Sonrasında yine ana bölgeye döndük.Ana bölgedeki bazı dostlarımızın beslenme saatlerinde onları ellerinizle besleyebiliyorsunuz. Bölmelerinin yan taraflarında küçük mağazalarda satılan yemlerden alıp içeriye girip besleyebiliyorsunuz. Biz zürafaların beslenme saatine denk geldik. Yaklaşık 35 TL ye bir paket yem alıp içeriye girdik ve inanılmaz bir deneyim yaşadık.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

Casela, Mauritius, Ocak 2017

Beslerken fırsattan istifade öpe öpe bitirenler 🙂

           Ve doğal yaşam parkı maceramız gölet kenarında dinlenerek son  buldu.

Casela, Mauritius, Ocak 2017

       Casela ile ilgili detaylı bilgiye Buradan ulaşabilirsiniz.

       Günün geriye kalan kısmında ise 7 renkli toprakları görmeye gittik. Biraz kaybolduktan sonra bir taksi şoförünün yardımıyla doğru yere ulaştık ve gerçekten gitmeye görmeye değer bir yerdi.

7 Coloured Earth, Mauritius, Ocak 2017

        Öncelikle fotoğrafta hiçbir filtre olmadığını belirtmek isterim. Topraklar jeolojik oluşumların sonucu bu renklerde. Detaylı bilgiyi aşağıda okuyabilirsiniz.

7 Coloured Earth, Mauritius, Ocak 2017

Buraya kadar gelmişken şelaleyi de fotoğraflamasak olmazdı.

Mauritius, Ocak 2017

        7 Coloured Earth çıkışında yolda gördüğümüz bir minibüsten aldığımız meyveli dondurmaların tadına bayıldık!

Mauritius, Ocak 2017

        Otele doğru yola çıktığımızda saat 17.30 civarıydı. Yolda meşhur devasa tapınak olan Ganga Talao’ya rastladık.  O kadar görkemliydi ki, etkilenmemek mümkün değil.

Ganga Talao, Mauritius 2017

Ganga Talao, Mauritius, Ocak 2017

Gürhan’ın boyunun 1.88 olduğunu düşünerek heykelin ne kadar devasa boyutta olduğunu hayal edebilirsiniz.

        Biz tapınak kısmını ziyaret etmedik. Saat 18.00 civarıydı. Bir daha da o istikamete dönemediğimizden gezemedik ancak görülmesi gereken yerlerden olduğu söyleniyor.

        5.GÜN:

         5. Günümüz en güzel günlerimizden birisiydi sanırım. Sabahın köründe kalktık. O kadar köründe ki 6’da başlayan kahvaltıya katılamadan otelden ayrıldık.

         Yaklaşık 1 buçuk saat kadar yolumuz vardı ve biz bugün en heves yaptığımız etkinliğe katılacaktık.  Yunuslarla yüzme! Bizden önce giden arkadaşlarımızın adada en keyif aldığı şey yunuslarla yüzmekti. Biz de internetten araştırdık. İki gün önceden olduğu yere gittik ancak bulamadık. Oklarla gösterdikleri yere geldiğimizde hiç bir tabela bulamadık. Son çare mail attık. İyi ki de atmışız. Hemen dönüş sağladılar.

          Yunuslarla yüzmekten tutun balina seyrine kadar farklı farklı programlar mevcut. Tabii hal böyle olunca fiyatlar ve süreleri de değişiklik gösteriyor. Daha fazla bilgiye Buradan ulaşabilirsiniz. Önceden yazışıp yer ayırtmanızı öneririm.

           Kahvaltıyı Dol Swim’de yaptıktan sonra tekneye doğru ufak bir yürüyüş yaptık. Önce bedenimize uygun can yeleklerimizi ayarladık ve yaklaşık 10 kişilik grupla düştük yollara. Biz yunuslarla yüzme etkinliğini seçtik. Yaklaşık 3 saat süren turun ilk kısmında yunusların yoğunlukla bulunduğu bölgeye gidip doğal ortamlarında yakınlaşma şansı buluyorsunuz, daha sonra ise şnorkel yaparak adanın en harika mercan kayalıklarını ve harika tropikal balıkları seyrediyorsunuz.

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

        Teknemize bindikten sonra rehberlerimiz kendini tanıtıp, dalışlar hakkında kısa bir brifing verdi. Brifingin özetine değinecek olursak eğer,

  • Yunusların uyku zamanları veya yavrularının küçük olduğu bir zamana denk gelirsek çok oyuncu olmadıklarından yanımıza gelmeyebiliyorlarmış.
  • Eğer şanslı isek oyuncu yunuslarla buluşup beraberce yüzebiliyormuşuz.
  • Suyun derinliği yaklaşık 40 metreymiş ve bu kısımda 2 nehrin suları birleşiyormuş. Bu sebepten bazı günler su bulanık olabildiğinden net bir görüş sağlanamayabiliyormuş.
  • Suya rehber eşliğinde çift olarak inilebiliyor. Yunusları gördüğümüz yöne doğru yüzüp onlara yakınlaşmaya çalışıyormuşuz.

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

Bölgeye yaklaşınca yukarıda gördüğünüz gibi bir sürü tekne oradaydı. Az bir süre yunusların görülmesini bekledik. Her zaman olduğu gibi suya ilk inmek isteyenler biz olduk.  😅 Tekneden verilen şnorkel ve paleti kullandık çünkü buradan götürmek aklımıza gelmemişti. Bence hijyen açısından yanınızda götürmeniz iyi olur. Yunusları görünce atladık suya.

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

        Gürhan suya girerken can yeleğini çıkardı. Ben kramp girmesinden korktuğum için çıkarmadım ama keşke çıkarsaymışım. Eğer iyi bir yüzücüyseniz mutlaka can yeleksiz yüzmenizi öneririm. Can yeleği benim dalmamı çok zorlaştırdı. Rehberimiz önde biz arkada yunusların peşinden deliler gibi yüzdük. O kadar seri hareket ediyorlardı ki yetişebilmek için ciddi efor sarf ettik. Yakaladığımız yerdeyse suya daldık. Dipte grupça hareketlerini yakalayabildik.

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

         Bizim şansımıza oyuncu bir grup denk gelmedi. Bize biraz uzakta takıldılar.

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

        Bizim süremiz bitiğinde  çok tatmin olmadan sudan çıktım. Gürhan çok mutluydu çünkü dalabildiği için yaklaşabilme fırsatı bulmuş. Daha sonra 2 kez daha suya girdi ancak yanında yüzen yunusları bile suyun bulanıklığından göremedi. Bense tekneden seyretmenin tadını çıkardım.

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

       Yunuslarla yüzme kısmı bittikten sonra şnorkel yapmamız için gideceğimiz bölgeye ulaştık. Derinlik burada azaldı ve dolayısıyla suyun bulanıklığı da kayboldu. Bize kalansa muhteşem mercanları ve tropikal balıkları izlemek oldu. Fotoğraflarda  çok belli olmasa da suyun altının rengarenk olduğunu söylemeden geçmeyeyim.

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

        Bu tur için size tavsiyem yanınıza su altında çekim yapabileceğiniz bir kamera almanız ya da cep telefonları için su geçirmeyen kılıflardan satın almanız. Suyun altı o kadar farklı bir dünyaydı ki, mutlaka hatıra biriktirmek isteyeceksiniz.

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

Dol Swim, Mauritius, Ocak 2017

      Turun sonunda gülen yüzler. 🙂

Turumuz bittikten sonra Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden’a doğru yola çıktık. Tabii haklı olarak kurt gibi acıkmıştık. Yol üstünde pek bir şey bulamadık. Botanik parkın karşı taraflarında sıra sıra restoranlar vardı. Biz Botanic Resto’yu tercih ettik. Gayet salaş bir yerdi. Sahibi Müslüman. Müslüman olduğumuzu öğrenince ayrıca ilgilendi bizimle. Daha önce de biraz bahsettiğim gibi Mauritius’un en güzel yanı insanları. Herkes özgürce dinini yaşıyor, düşüncelerini paylaşıyor. Restoran sahibiyle de bu konuyu konuştuk. Bize anlattıklarından kısaca bahsedecek olursam;

  • İlkokul itibariyle herkes çok iyi bir şekilde İngilizce ve Fransızca öğreniyormuş. Okullar devlet okuluymuş ve hiç para ödemiyorlarmış. Sadece kitapların parasını ödüyorlarmış. Kitaplar biraz pahalıymış ancak durumu olmayan ailelere devlet ücretsiz temin ediyormuş.
  • Müslümanlar, Hristiyanlar ve Hindular din dersleri için sınıflara ayrılıyorlarmış. Mesela Müslümanlara Arapça da öğretiliyormuş ve Kuran’ı öğreniyorlarmış. Diğer dinlerin sınıflarında da aynı özenle kendi dinleri öğretiliyormuş.
  • Herkes liseden mezun olduğunda anadili gibi İngilizce konuşacak seviyeye geliyormuş. Bu sebepten olsa gerek, adada 7’den 70’e herkes İngilizce konuşuyordu.
  • Restoranın sahibi Müslüman olduğundan inanışı sebebiyle helal kesim etler satıyor. Mutfakta çalışanlar Hristiyanmış. Servis yapan bayansa Hindu dinine inanıyormuş. Kendisi bize servis yaparken gündüz olmasına rağmen kendi geleneklerine göre mum yakıp getirdi.
  • Restoranın sahibi diyor ki, hepimiz birbirimizle kardeşiz. Her birimizin inancı farklı, dini farklı ama evlerimizde. Biz burada birlikte çalışıyoruz, birlikte kazanıyoruz. Hep beraber yaşıyoruz. Herkesin dini inanışı kendine ve herkes dinini özel hayatında yaşıyor. Dinlerimiz üzerinden neden tartışalım ki anlam veremiyorum.

Sohbetimiz bittikten sonra siparişe geçtik. Menüde çok farklı seçenekler var ve çok salaş bir restoran. Ben oraya özel kebap varmış onu tercih ettim. Gürhan’da et yemeği tercih etti. Tavsiye üzerine palmiye kalbi salatası da sipariş ettik.

     Yemeklerimizin üzerine birer tane de kahve içtik. Toplam hesap 1400 rupi geldi. Yani hemen hemen 140 TL civarı. Açıkçası bize biraz pahalı geldi. Ama Botanik parkın etrafında fiyatlar biraz pahalı. 

     Bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim ki Botanik Park çok geniş bir otoparka sahip ve ücretsiz. Bu yüzden sizi özel otopark için yollarda çağırıp yol gösteren insanlara sakın kanmayın. 

       Karnımızı doyurduktan sonra ver elini Botanik Park! Uzun ismini yazmayıp direkt olarak Botanik Park yazıyorum. Yanlış anlaşılma olmasın. =) Dev nilüferlere doyacağınız, palmiyenin ne çok çeşidi olduğuna inanamayacağınız harika bir yeri deneyimledik.

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanik Parkı, Mauritius Ocak 2017

Kapıdan girdiğimizde danışma kısmından biletlerimizi aldık. Ayrıca giriş kısmında parkı gezdirmeleri için ücretli rehberler de mevcuttu. Biz yardım almadan ufak bir harita ile kör topal gezdik. =) Süremiz de kısıtlı olduğundan görebildiğimiz kadar yeri görüp çıktık. Parkın çok büyük olduğunu söyleyebilirim. Tropikal iklim hakim olduğu için yeşilin her tonuna doyacağınız parkın beni en etkileyen kısmı dev nilüferler oldu. Parka giriş Mauritius halkına daha da uygun fiyatlı. Biz 2 kişiye 400 Rupi ödedik.

Halk parkı daha çok piknik alanı olarak kullanıyor. Büyük göletler mevcut ve içinde bir dolu balık. Şimdi sizi fotoğraflarla baş başa bırakayım.

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017
Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017
          Park cidden çok sıcak. Size tavsiyem yanınıza soğuk su veya içecek alıp içeriye girmeniz. Biz içeride kafe tarzı bir yer olacağını düşünmüştük ama yanılmışız. Kapıda su satan satıcılar vardı. Nereden geldiğimizi sordu ve Türkiye dediğimizde 2, 3 Türkçe cümle kurdu. Bütün sempatikliğiyle suyu normalin 5 katı ücrete sattı bize. O yüzden siz siz olun marketten aldığınız içeceklerinizi sırt çantanıza koyarak gidin. Ayrıca her zamanki gibi bol güneş kremi ve şapkalarınız eksik olmasın.

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017

         Halk genelde şemsiyeyle gezmeyi tercih ediyor. Yada ağaçların gölgesinde dinlenmeyi.

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017

   Göletteki balıklara ve piknikçilere dikkat!

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanical Garden, Mauritius, Ocak 2017

       Yere paralel uzayan palmiyeler çoğunluktaydı. Ne kadar çok fotoğraf paylaşsam da güzelliklerini anlatmaya yetmez. Mutlaka gidilmesi, görülmesi gereken yerlerden. Layığıyla gezmek en azından 2-3 saatinizi alır. Bizim yaklaşık 1 saatlik süremiz olduğundan daha çok kaba taslak gezebildik.

Botanik park gezimiz bittiğinde koşa koşa otele döndük çünkü yorgunluktan bayılmak üzereydik.

      SON GÜN:

Son günün sabahında tabii ki dönmek istememenin huzursuzluğu, depresyonu hakimdi. Sabah uyanıp tadını çıkara çıkara kahvaltımızı yaptık. Sonrasında istemeye istemeye bavulumuzu topladık. İstanbul’da mevsim kış olduğundan sırt çantamıza kışlık giyeceklerimizi koyduk. Arabayı 18.00’de teslim etmek üzere anlaşmıştık. O yüzden vaktimiz boldu. Bu gün hediye işlerini halletmeye karar verdik. Normalde şehir merkezi Port Loise’de çok mağaza varmış ancak biz merkezi pazar günü ziyaret ettik ve bütün dükkanlar kapalıydı. O yüzden şansımızı bir alışveriş merkezinden yana kullandık. Günümüzün kalanını Bagatelle’de geçirdik. Çok sıcaktı, çok yorgunduk ve hediye alınabilecek dükkan da pek yoktu. O yüzden fotoğraf  çekmeyi unutmuşuz.

Bayanlara mutlaka tavsiye edebileceğim bir Hint mağazası var. Mağaza alışveriş merkezinin dışındaki alanda ve yüzlerce çeşit, rengarenk şifon tunikler, ceketler, şallar mevcuttu ve fiyatlar çok uygundu. Ancak iyice deşmeniz gerekiyor. Ben 20 TL ye şifon kimono aldım. 6 TL ye de şallar vardı. Alışveriş merkezinin içinde kipa tarzı bir yer vardı. Orada hediyelik eşya kısmı da mevcut. Çok çeşit yoktu açıkçası. Havaalanında daha fazla çeşit var. Ancak orada fiyatlar biraz daha fazla. (Klasik hava alanı fiyatları.) Şehir merkezinde çok daha fazla çeşit olabilir. Dediğim gibi gezme fırsatım olmadı.

Son yemeğimizi alış veriş merkezinin zemin katındaki pizzacıda yedik. 3 katlı pizza aldık ve hediye olarak sarımsaklı ekmek verdiler. (Ne alakaysa 😁)

Bagatelle Shopping Center, Mauritius, Ocak 2017
        Pizza da sarımsaklı ekmekte inanılmaz lezzetliydi ancak porsiyonları abarttığımız için (3 katlı oluşunu düşünemedik.) Yarısı kaldı. Biz de kalanlarla kuşları besledik.

Sarımsaklı Ekmek

Havaalanına geldik en sonunda ve mutsuz bir şekilde arabamızı teslim ettik. İçeriye girip Free Shop gezintisi yaptıktan sonra akşam 21 civarı uçağımıza bindik ve İstanbul’a döndük. Üzerinden o kadar zaman geçmesine rağmen hala etkisinden çıkamadığımız, imkanımız olsa tekrar gitmek için can attığımız güzeller güzeli Mauritius. Umarım tekrar görüşürüz…

Mauritius, Ocak 2017

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir