VİZESİZ SEYAHAT

PHUKET:TAYLAND’IN İNCİSİ

Herkese tekrar merhaba… Kanalıma hoş geldiniz gibi olmadı mı? 🙂

Vizesiz yurt dışı seyahatlerinin vazgeçilmez noktası olan Phuket, gece gündüz canlı, kalabalık ve hareketli. Ben de size 4 gecelik seyahatimi olabildiğince detaylı anlatmaya çalışacağım.

Temmuz ayı itibariyle Türk Hava Yolları İstanbul’dan Phuket’e direk uçuşlara başladı. Daha öncelerde giden arkadaşlarımızın büyük bir çoğunluğu önce Bangkok’a gidip oradan Phuket’e geçiyorlardı. Bizim şansımız aktarmasız uçuş oldu.

Uçuş saati öğlen 3 civarıydı. Ne giyeceğini ne yapacağını bilemeyen ben sanki 10 gün kalacakmışız gibi 2 koca valiz, bir koca çanta ve dev bir torbayla adeta ülkeye yerleşmeye gittim. Bavullarımızı uçağa verdikten sonra aklımıza “Ya uçakta acıkırsak?” sorusu takılmasın mı? (sanki acımızdan ölecektik.) Kendimizi hemen garantiye alıp yemek yedik. Uçağa geçtiğimizde verilen ikramları da hiç affetmeden yiyen ben, yaklaşık 11 saat süren uçuşun 11 saniyesinde bile uyumadım. 😑 Bari film izleyeyim dedim. Karşıma çıkan filmler de beynimin her bir telini yakacak cinsten ağır filmlerdi. Sonuç olarak 1 gram uyumadan fal taşı gibi gözlerle Phuket’e indik.

 

         1.Gün:

        

Phuket’e indiğimizde saat sabahın 5’i civarıydı. Havalimanına girdik. Pasaport kontrolünden geçecekken bir baktık ki bütün dünya Phuket’e girmeye çalışıyor. 😱 O kadar uzun bir kontrol sırası vardı ki ilk günü orada geçireceğimizi düşündüm. Tayland bizden vize istemiyor. Uçuş esnasında kabin görevlileri bir form dağıtıyor ve doldurmanızı istiyor. Pasaport kontrolü sırasında o formu iletmeniz gerekiyor. Çoğu yolcu 11 saatlik uçuşta haklı olarak 5 satırlık formu dolduracak vakit bulamadığından pasaport kontrolü esnasında polisin önünde doldurmayı seçmişti.

Yaklaşık 1 buçuk saat süren pasaport kontrol sırasının ardından saat 6 sularında havalimanından çıkmayı başardık.

Tatilimiz biraz son dakika olduğundan üstün körü bir kaç blog okuyup tavsiyeleri not almıştım. Otelimiz Patong’taydı. Ben de popüler bir nokta olmasına güvenerek ulaşımı hiç kafama takmadım. Eşimin de son gün aklına gelince otelle yazışmış ama otel tabii ki de dönmemiş. Havalimanının kapısından çıkar çıkmaz sizi bazı standlar karşılıyor. Bunlar farklı farklı turların dolmuş gibi araçlarla sağladığı ulaşım hizmetlerinin standları. Havalimanının içinde bazı panolarda taksi ücretleri yazıyordu. Patong’a taksi ücreti 800 Bahttı. Panodaki ulaşım noktalarına bakarak hesabınızı önden yapmanız mümkün.

Bir parantez açmalıyım ki, Tayland’ın para birimi baht. Türk lirası karşılığını bulmak isterseniz tutarı yaklaşık olarak 8’e bölebilirsiniz. Biz giderken yanımıza dolar aldık. Phuket’e indiğimizdeyse neyle karşılaşacağımızı bilemediğimizden ilk gördüğümüz yerden baht satın aldık. (Pasaport kontrolünden önceydi.) Daha sonra Patong’taki döviz bürolarında daha ucuza satıldığını gördük ancak ekstra komisyon isteyip istemediklerini bilmiyorum.

Konumuza dönecek olursak, havalimanından çıktığımızda gördüğümüz tur standlarında da gideceğiniz yerin konumuna göre ödeyeceğiniz tutar yazıyordu. Gürhan’ın taksiyle gitme ısrarına karşılık dolmuşla gitmeye ikna ettim ve en kalabalık standa gidip Patong için bilet satın aldık. Otelimizin ismini verdik ve ödemeyi yaptıktan sonra biraz ilerideki bekleme alanında dolmuşun dolmasını bekledik.

 

Phuket Havalimanı, Mart 2018

 

Şansımıza çok fazla beklemeden hemen doldu ve yola çıktık. Bazı bloglarda bu tip dolmuşların sizi ofislerine götürüp tur satmaya çalıştıkları yazıldığından hazırlıklıydık. Yola çıktıktan yaklaşık yarım saat sonra bir ofisin önünde durduk. Dedik ki, şimdi bu kör karanlıkta anlatılanları dinleyeceğiz kesin. Şansımıza öyle bir şey olmadı. Olsaydı zaten oraya uzanıp horlamaya başlardım. Biletlerimizi kontrol edip otelimizin adını sorup not ettiler ve araçlara geri döndük. Bu arada 2 kişi 360 Baht ödedik. Bence gayet konforlu bir şekilde yolculuk yaptık.

Hava daha tam aydınlanmasına rağmen yol üzerindeki çoğu dükkan açılıyordu ve her yerde mangallar yanmaya başlamıştı. Phuket’te sokakların neredeyse tamamında yanan mangallar ve üzerinde bir çok çeşit deniz ürünü ve bol soslu tavuk ve domuz şişler görmeniz mümkün. Bunlardan daha sonra bol detaylı bahsedeceğim.

Yaklaşık 1 saat sonra otele yakın bir yerde indik. Otele vardığımızda saat 7 buçuk civarıydı. Duyabileceğimiz en en kötü haberi duyduk ki o da odaların dolu olmasıydı. Uykusuzluktan ölen ben lobide bavullarla kalakalmıştım. Apar topar bavulları açıp mayoları, plaj çantamı, havluları falan alıp bir anda kostüm değiştirdik. Anında ortama ayak uydurduk. 🙂 Bavulları otel görevlilerine teslim edip hemen kahvaltıya geçtik. Daha sonra hemen Patong’a koştuk.

Patong Plajı, Phuket, Mart 2018

Patong Plajı’nda çekilen fotoğrafları incelediğimde hep şemsiyesiz açık bir alan olarak kafamda canlandırmıştım. Pek yanıldığım söylenemez ama bir kaç tane mekan şemsiye, şezlong ve su sporları hizmeti veriyor. Biz önce boydan boya yürüdük. En ilginç olanlar ayakta güneşlenen orta yaş üstü insanlardı. 😁 Baya emek verdiler. Bütün gün bıkmadan usanmadan ayakta durdular. 😂

Kendimize uygun bir şezlong ve şemsiye bulduktan sonra güneşin, denizin ve kumsalın tadını çıkardık demek isterdim ama en son uykumda düşerek uyandım. 😲 Şemsiye altında hafif kestirdikten sonra denize girelim dedik. Deniz suyu çok ılık. Tamamen kum bir plaj ama su biraz bulanık. Biraz yüzdükten sonra kendimizi şezlonga attık. Bu arada 2 şezlong, 1 şemsiyeye tam gün için yaklaşık 25 TL ödedik. Aradan vakit geçince bizim boğaz durmadı tabii.

Şezlongların arka tarafında yol kenarında meyve tezgahları vardı. Biraz bakındıktan sonra kendimizi hindistan cevizi suyuyla ödüllendirdik.

Patong Plajı, Phuket, Mart 2018

Hindistan cevizi suları Mauritius’ta içtiğimizden çok ama çok daha lezzetliydi. (Mauritius yazıma göz atmadıysanız Buradan okuyabilirsiniz.)  Bir de bu sefer kapak gibi açtıkları için içini de kemirebildim. 2 tane hindistan cevizi suyuna 100 Baht ödedik. (TL karşılığı için 8’e bölebiliriniz.)

Phuket’te plajlarda ve sokaklarda gezerek meyve, aloe vera jelleri, güneş kremi, meyve suyu, kıyafet, ahşap ürünler satan insanlarla çok sık karşılaşabilirsiniz. Biz de tabii ki yatırımımızı pomeloya yaptık. 🙂

Patong Plajı, Phuket, Mart 2018

 

Pomelonun tadı greyfurt gibi. Ama o kadar ekşi değil. Sert ama sulu. C vitamini deposuymuş ve bağışıklığı destekliyormuş. Satan kişi öyle söyledi, ben onun yalancısıyım. Avuç kadar, kocaman pomeloya 100 Baht ödedik. 2 kişi (hele biz) anca bitirdik.

 

Pomelo önemli =P

Pomeloyu da bitirdikten sonra denizin tadını çıkaralım dedik. Bir güzel yüzüp geldik ki kurulanırken omuzlarda hafif bir yanma. Kendi kendime bir şeyler eksik diyordum ki meğer güneş kremi almayı unutmuşum. 🙂 Lobinin tuvaletinde kostüm değiştirirken başımdaki kurdeleyi unutmamışım ama güneş koruyucuyu bavulda unutmuşum. Sonra züğürt tesellisi yapıp sabah güneşiyle ne kadar yanılır ki bir şey olmaz zaten şemsiye altındayız dedim ve bir baktım yine uyumuşum. 🙂  (Sen misin uçakta uyumayıp dışarıyı izleyen.) Uyandığımda saat 12.30 civarıydı. Eşyalarımızı da toparlayıp sahili boydan boya yürüyelim sonrasında da bir şeyler atıştırıp otele dönelim dedik.

Patong Plajı, Phuket, Mart 2018

Patong Plajı çok uzun. En kalabalık zamanında bile çok kalabalık değil. Sahil boyunca yazının başında bahsettiğim gibi mangallar, meyve satan tezgahlar, masajcılar var. Biz de mangallardan birini gözümüze kestirdik. En kalabalık olanını seçip bakınmaya başladık.

 

Patong Sahili, Phuket, Mart 2018

En solda jumbo karidesler, yanında tavuk, sağ tarafta domuz etleri. Ayrıca diğer tarafta da bir çok çeşit balık vardı. Biz tercihimizi tavuktan yana kullandık. Şimdi annem okusa kesin “Sıcakta duran tavuk yenir mi? Hele ki sokaktan. Zehirlenirsin. ” derdi. Ama hiç bir şey olmadı. 🙂

 

Tavuklar mangalda pişerken, Patong Plajı, Phuket, Mart 2018

Bu arada tavuk, karides ve domuz gibi şişteki ürünler yaklaşık 6 TL ye karşılık geliyordu. Mangalın önündeki kocaman balık ise yaklaşık 30 TLydi.

Biz birer şiş tavuk alıp bir ağaç altına oturduk. Tavuk o kadar baharatlıydı ki… Ama bir tavuk göğsü ancak bu kadar lezzetli olabilirdi. Bayıldım.

Patong Plajı, Phuket, Mart 2018

Tavuğu da güp diye mideye indirdikten sonra tuttuk otel yolunu. Şansımıza odamız hazırmış. Hemen bir güzel yerleştik. Uykusuz olduğumuzdan akşamüstüne kadar biraz kestirdik. Sırtımın acısına uyandım desem? Rengim mi? Siz deyin domates, ben deyim ıstakoz.

Bütün güneş sonrası kremlerini sürünüp dışarıya çıktık. Otelimiz Patong sahile çok yakın olduğundan seçeneğimiz de çok fazlaydı. Etrafınızda Tayland’a giden arkadaşlarınız varsa, ya çok sevdiklerinden bahsederler ya da nefret ettiklerinden. Kimisi hiç bir şey yiyemediklerinden, çok koktuğundan, çok pis olduğundan bahseder, kimisi de mangallardan yediklerinden, deniz mahsullerine doyduklarından tekrar tekrar gitmek istediklerinden. Benim de çoğu arkadaşım negatif tarafta yer alıyordu. Bence mi? Herkesin yapısı elbette farklıdır ama ben biraz abarttıklarını düşünüyorum. Mangallardan yiyemeyebilirler, Tayland yemekleri çok baharatlı da olabilir ama ızgara deniz ürünleri ve diğer türlü et seçenekleri olan restoranlar da var. Ama şu konuda haklılar ki, yer yer kanalizasyon kokusu var ve bazı yerlerde hamam böcekleri geziyor. Görmezden gelmek lazım. 🙂

Biz ilk karşımıza çıkan Tony 99 Sea Food’a oturduk.  Büyük ve ferah bahçesi vardı. Hafif salaş, plastik sandalyeli büyükçe bir yer olan restoranda, siparişinizi isterseniz menüden seçebilirsiniz ya da önündeki deniz mahsullerinden istediğinizi de seçebilirsiniz.

 

 

Phuket’teki çoğu restoranın kapısının önünde büyük akvaryumlar ya da küçük küçük havuzlar var. İçlerindeyse çeşit çeşit ıstakozlar, yengeçler vb. deniz ürünleri. Siz istediğinizi seçip restorandaki görevliye verdiğinizde taze taze pişirip masanıza getiriyorlar. Siz de afiyetle yiyorsunuz.

 

Tony 99 Sea Food Restaurant, Phuket, Mart 2018

 

Bize yardımcı olan garson çok tatlıydı ve bize harika önerilerde bulundu. Biz ıstakoz seçimimizi yaptık. Istakozun yanına ise garsonumuzun önerisiyle acı soslu kum midyesi ve ananaslı,deniz mahsullü pilav aldık. Pilavı önermesinin sebebi ise, yiyeceğimiz diğer yemeklerin baharatını almasıydı. Bir de kendi yapımları olan kırmızı şarabı denedik.

Masaya önce kum midyeleri geldi. Daha sonrasında ananaslı pilav ve en son ıstakoz.

Yemeklerin görüntüsü mükemmel, lezzeti ise bize göre çok daha mükemmeldi. Kum midyeleri inanılmaz acı ve sarımsaklı, ıstakoz ise ölümüne baharatlı ve sarımsaklıydı. Normalde tek başına yiyemeyeceğiniz kadar baharatlı yemeklerin tadı pilavla sadeleşiyor.

Tony 99 Sea Food Restaurant, Phuket, Mart 2018

 

Buraya da kibar kibar yediğim bir fotoğraf bırakayım bari

Yemek yerken sanki balon patlarmışçasına bir sesle irkildik. Ne olduğunu anlayamadan telaşla broşür dağıtan 2 genç yanımıza gelip gittiler.

 

Boks önemli =P, Phuket,Mart 2018

Meğer bir kamyonetin tepesinde 2 tane boksör dikkat çekmek için gösteri yapıyorlarmış. O ses de onlardan geliyormuş.

Thai Box, Phuket, Mart 2018

Thai Box reklamını da izledikten sonra restorandan kalktık. Restorana toplam 1880 Baht ödedik. Tayland’a göre belki biraz pahalıydı ama lezzetli bir yemek için fiyat iyiydi.

Meşhur Bangla Sokağı’na doğru yürürken yol üzerinde en çok dikkatimizi çeken şey, çok komik ama elektrik telleriydi.  Sanki birileri gelmiş, canının istediği yere 5 metre tel çekmiş, sonra başkası gelmiş, başka bir 5 metre çekmiş gibiydi. Yola sarkan elektrik telleri mi ararsınız, yoksa kafanıza çarpacak kadar aşağıda olanlar mı?

 

Telleri hayretle izleyerek meşhur Bangla Sokağı’na vardık.

Bangla Street, Phuket, Mart 2018

Patong Phuket’in en hareketli bölgesi olduğundan genel olarak çok kalabalıktı.  Bangla Sokağı ise 5 kat daha da kalabalıktı. Burayı özel kılan şey ne diye soracak olursanız, sıra sıra dizilen barlar diyebiliriz. Barların neredeyse tamamında direkler ve maalesef direklerde dans eden küçük yaştaki kızlar. Çok fazla bahsetmek istemiyorum ama bence Phuket’in çirkin yüzü o sokaktaydı.

Sokağın bence en oturulabilir ve güzel mekanı olan New York Live Music Bar’da yaklaşık 1-2 saat geçirdik. Kapı önünde şans eseri yer bulduğumuz barda çıkan grubun bir kaç farklı solisti vardı ve bence müzik çok başarılıydı.

 

New York Live Music Bar, Phuket, Mart 2018

 

Phuket’in en yaygın birası olan Chang’i denedik. İçimi çok rahat olan bira, ayrıca en uygun fiyata sahip biraydı.  Daha sonra bir de Tiger’ı denedik. O da Thailand birası. Fiyatı Chang’ten biraz daha fazlaydı. O da lezzetliydi ama ben Chang’i daha çok sevdim.

 

1-2 saat geçirdiğimiz barda toplam 750 Baht ödedik. Biraların tanesi 150 Baht civarıydı.

Bardan kalktığımızda tekrar sahil kısmına çıktık. Sahildeki tezgahlar arasında en çok göreceklerinizden biri olan krep tezgahları dikkatimizi çekti ve gecenin köründe yine çok değişik birşey yapıp krep yedik. Krepler anlatılmaz yaşanır. İstediğiniz taze meyvelerle hazırlatabileceğiniz krepleri yemeye doyamayacaksınız. Doğru tezgahtan satın almak çok önemli. Biz ilk gece bir teyzeden satın almıştık ama ikinci gece aldığımız çok daha efsaneydi. Sonrasında müdavimi olup her gece o çocuktan yedik. 🙂

Dört gece boyunca aynı krebi yediğimizden en iyisinin fotoğrafını buraya bırakıp başka da yorum yapmıyorum. 🙂

 

Mangolu Krep, Phuket, Mart 2018

Fotoğrafı görünce tekrar yazasım geldi. Biz krep tercihimizi muzlu,mangolu ve nutellalı olarak yaptık. Tadı mükemmelin ötesindeydi çünkü meyveler çok lezzetliydi. Mangolar yumuşacıktı. Krepleri gözleme pişirdiğimiz gibi bir sacın üzerine döküp spatulayla döndüre döndüre kağıt kalınlığında pişiriyorlar. Pişerken Nutella sürüp üzerine de hangi meyveyi istiyorsanız dilimliyorlar. Sonrasında gözleme gibi kare şeklinde kapatıp tabağa alıp küçük karelere kesiyorlar. İsteğe bağlı olarak üzerine çikolata sos ya da meyve ilavesi yaptırabiliyorsunuz. 4 gece boyunca yediğimiz çıtır çıtır krep, işte buydu. Beğendiğimiz tezgahın tam konumunu anlatamasam da,  baba oğul yanyana iki ayrı tezgahta krep satıyorlardı. Biz oğlundan almıştık. Sol tarafında, (sokağın köşesine denk geliyordu.) et satan bir mangal, sağında da babası vardı. Babası, kreplerini gıda boyasıyla gök kuşağı renklerinde yapıp satıyordu. Belki oradan bulabilirsiniz. Yediğimiz krep 140 Bahttı. Fiyatlar eklediğiniz malzemeye göre değişiyor.

 

Krep yedikten sonra gecenin son durağı olan Hard Rock Cafe’ye gittik.

Hard Rock Cafe, Phuket, Mart 2018

Phuket’teki gittiğim 3. Hard Rock Cafe’ydi. Diğerleri Stockholm ve Prag olunca haliyle en ucuz Hard Rock Cafe unvanını da ona verdim. Dış bahçesi baya büyük ve ferahtı. Canlı müzik keyifliydi. Gece yarısına doğru değişen grubu daha çok sevdim.

Hard Rock Cafe, Phuket, Mart 2018

Gece yarısında acıktığımız için Nachos söyledik. Yanında da Chang çok iyi gitti. Farklı biralar da denedik. Onlar da güzeldi. Ama ben yumuşak içimli olduğundan Chang’i favori listemin en başına yazdım.

Yedik, içtik, eğlendik, dans ettik. Yaklaşık 3 saat kadar vakit geçirdik. Toplam 1930 Baht ödedik. Ayakta uyumaya başlayınca otelin yolunu tuttuk.

 

         2.Gün:

İkinci günümüz sabahın kör saatlerinde kahvaltıya inerek başladı. Meşhur Phi Phi adalarını gezeceğimiz bir tekne turu satın almıştık. Phuket’e gitmeden önce bir çok tekne turu programına bakmıştım ama boşa zaman kaybetmişim. Otelin lobisinde belki 50 çeşit tur satan bir görevli vardı. İsteklerinizi söylüyorsunuz, o da size uygun olan turu gösteriyor. Aynı rotalara ait farklı farklı programlar mevcut. Fiyatlar da turların içeriğinle orantılı olarak değişiyor. Ya da Patong sahildeki sıra sıra dizili tur acenteleriyle de görüşebilirsiniz.Biz sürat teknesiyle gidilen turu satın aldık. Servisle sizi otelinizden alıyorlar ve buluşma noktasına götürüyorlar. Orada ufak bir brifing dinledikten sonra (bizden sonra 5 farklı grup daha geldi ve biz aynı konuşmayı 5 kez dinledik.) teknelere geçiyorsunuz. 

Satın aldığımız tur

Tekne turlarının fiyatları biraz pahalı. Biz 2 kişilik sürat tekneli Phi Phi adası turunu 6400 Baht’a satın aldık. Yani 800 TL civarıydı. Tur tam gün olduğundan öğle yemeği servisi, akşamüstü meyvesi ve su ikramı da vardı.

 

Brifing dinlerken ben, ben değilim 🙂 Phuket, Mart 2018

 

Brifingin en önemli noktası nedir diye soracak olursanız deniz ayakkabısı almanız gerektiği. 🙂 Yüzmek için veya koyu gezmek için tekneden indirdikleri bazı yerlerde mercan resifleri çok yüksek olduğundan ayağınızı kesebiliyormuş. Birde bazı kayaların arasında çok uzun dikenli deniz kestaneleri varmış. (Dedikleri doğru. O yüzden tura çıkarken deniz ayakkabılarınızı almayı unutmayın.)

Phuket, Mart 2018

Bizim yanımızda olmadığından orada satılanlardan aldık. Her ne kadar pazarlama yaptıklarını düşünsem de, gerçekten çok işimize yaradı. Ayakkabılar patik gibi ayağı sarıyor. İnce ama sert bir tabanı var. İsterseniz yüzün, isterseniz yürüyüş yapın. Ayakkabıların 2 çiftine 700 Baht ödedik ama bence değdi.

Sürat tekneiyle tura giden arkadaşlarımın bir çoğu hastalanıp dönmüş. İnternette de sürat teknesiyle gidilmemesi konusunda pek çok yazı paylaşılmış. Bizim katıldığımız turda bulantı için ilaç dağıtıldı. Tura çıkmadan 1 saat kadar önce ilaçları içiyorsunuz ve hiç bir sorun yaşamıyorsunuz. 🙂

Turun ilk durağı benim en merak ettiğim yer olan Monkey Beach’ti. Teknemiz yavaş yavaş koya yaklaşırken, tur rehberimizin sürekli yaptığı uyarı “Maymunlara sakın dokunmayın!” dı. Elinizde yiyecek veya içecek görürlerse çalmaya kalkıyorlarmış. 🙂

Bembeyaz kumları olan bir plaj düşünün. Sonra dimdik bir dağ hayal edin. Sonra da bu dağın sımsıkı ağaçlarla bezeli olduğunu düşünün. Tekneyi karşıdan gören maymunlar, dağdaki ağaçların dallarından hoplayarak tek tek plaja indiler. Resmen bizi karşılamak için geldiler.

 

Monkey Beach, Phuket, Mart 2018

Özellikle yavruları sevmemek için kendimi zor tuttum. (Anneleri beni parçalardı heralde 🙂 ) Daha cesaretli olan biri tırmanmalarına izin verdi.

 

Monkey Beach, Mart 2018

Tabii ki adamın şapkasını kemirip yediler. 🙂 Biz bu fotoğrafı çekerken gayet güzel aramıza gelip oturan biri varmış.

Monkey Beach, Mart 2018

Monkey Beach’ten istemeyerek olsa da ayrıldık. Yaklaşık yarım saat kadar orada kaldık. Sonrasında yemek yiyeceğimiz Phi Phi Don’a doğru yola çıktık.

Monkey Beach,Mart 2018
Monkey Beach,Mart 2018

Yemek yiyeceğimiz adaya varmadan şnorkel için yarım saatlik bir mola verdik. Böyle bir şey yok! Tekneden inerken neredeyse mercanlara basıp iniyorsunuz. Dev mercan resiflerinin arasında rengarenk balıklar.

Mercanlar o kadar büyük ki, su yüzeyine çok yakınlardı ve bu sebepten renkleri çok netti.  Mauritius’ta derinlik daha fazla olduğundan bu kadar renkli görememiştik ama burası mükemmeldi.

Öğle yemeği yemek için vardığımız adada, yan yana sıralanmış bir kaç restoran vardı. Biz tur olarak ortadakinde yemek yedik. Yemekler açık büfeydi ve oldukça lezzetliydi. Tabaklarımızı hunharca doldurduğumuzu söylememe gerek var mı ki? 🙂

 

Yemekler tur ücretinin içindeydi ama içecekler ekstraydı. 1 saat kadar yemek molası verdikten sonra yine muhteşem hızlı, hoplaya zıplaya giden teknemizle yola çıktık.

Maya Bay’a doğru yol almadan önce Pileh Lagoon ve Vicking Cave’de mavinin tonlarına hayran kaldık. Açık konuşmak gerekirse ben internette her gördüğüm Phi Phi Adası fotoğrafına, “Yok canım böyle renk olmaz kesin filtre vardır!.” diyenlerdendim ama tükürdüğümü yaladım. Böyle bir su rengi yok. Hatta rehberimizin tanımı şu, “Doğal yüzme havuzumuza hoş geldiniz!”

Su cam gibi berrak, denizin dibinde rengarenk balıklar, sudan fırlamışçasına çıkan parça parça adacıklar… Gerçekten de abartılmıyor. Kesinlikle gördüğüm en iyi manzaralardı.

Sonunda ünlü Maya Bay plajına vardık. Maya Bay plajı, Leonardo Di Caprio’nun efsanevi filmi The Beach’in çekildiği yer. Bu sebepten oldukça turist çeken plajın suyunun güzelliği kadar, sık bitki örtüsü de görülmeye değer. Plajda iğne atsanız yere düşmeyen bir ortam söz konusuydu.  Bulabildiğimiz en sakin köşeden bir fotoğraf çektik.

Maya Bay, Mart 2018

Maya Bay’in sahilinin yanı sıra, arkadaki sık ormanlarında da gezebileceğiniz ufak bir kısım var.  Orada da bir tur atmanızı öneririm.

Maya Bay, Mart 2018

Maya Bay’den sonraki adresimiz ise son durağımız olan ünlü Khai Island. Khai Island, bir çok yerde fotoğraflarını görebileceğiniz meşhur bir yer. Neden ünlü olduğuna gelecek olursak, diz boyu su seviyesinde bir çok tropikal balık görebiliyorsunuz. Bizim şansımıza su biraz bulanıktı. Ayrıca çok yoğun balık sürüsüne de rastlamadık ama bulduklarımızın dibine kadar girebildik.

Khai Adası’nda turun meyve ve su ikramı vardı. Özellikle ananas yemenizi öneririm. Resmen şeker yemiş gibi oluyorsunuz.

Khai son durağımız olduğundan tekneyle Phuket’e geri döndük. Güneş yanıklarımız acı seviyesini aşıp farklı bir boyut almıştı ama olsundu. Zaman akıyordu ve gezmeliydik. Otele gelir gelmez James Bond adası turu aldık. Ertesi gün yine sabahın en köründe uyanıp gidecektik ama yine de gezmeliydik.

Vakit kaybetmeden hazırlanıp dışarı çıktık. Saat zaten 8 civarıydı. Otele yakın, sahil şeridinde Beyond Sea Food isimli bir restoranda çok romantik bir akşam yemeği yedik demek isterdim ama en son durum buydu;

Beyond Sea Food, Phuket, Mart 2018

İlk defa istiridye denemenin dayanılmaz hafifliği yüzümüze vurmuş. Neyse. Asıl konuya dönecek olursak eğer, bu restoran bir gece öncesine göre biraz daha lükstü. Garsonlar önlük falan takmıştı.

Beyond Sea Food, Phuket, Mart 2018

Buradaki her deniz mahsulü satan restoran gibi, burada da kapı önündeki deniz mahsulü tezgahından istediğinizi seçip arzu ettiğiniz biçimde pişirtebiliyorsunuz.

Biz o akşam jumbo karideslerle bir çorba, ikişer istridye, ve ortada ufak gaz ocağı üzerinde servis edilen okyanus balığını tercih ettik. Ha bir de ızgara ahtapot vardı.

Beyond Sea Food, Phuket,Mart 2018

Ağır baharatlı bir karides servisi. Etler güzel. Suyu da fena değil ama ezkaza sebzelerden ağzınıza kaçarsa o zaman yandınız. Sebze dediğimiz aslında baharatların bütün hali. Mesela ben aa nasıl bişey acaba bu ne diye koca bir zencefil ısırmışım. Dilim 3 saat tat alamadı.

Beyond Sea Food, Phuket, Mart 2018

Anlatılmaz yaşanır. Aslında ben çok beğendim diyebilirim ama  yemesi biraz iç gıcıklayıcıydı. Yanında kurutulmuş sarımsak, lime ve sarımsaklı sos getiriyorlar. Hepsini denedik ama en çok lime ve kuru sarımsak yakıştı sanırım.

Beyond Sea Food, Phuket, Mart 2018

Bunlar da ızgara bebek ahtapot. Kötüydü diyemem ama Tayland’ta ızgara anlayışı bizimki gibi değil. Daha çiğ bırakıldığından ağızda kayış gibi uzayabiliyor. O yüzden ” İşte bu!” diyemem.

Beyond Sea Food, Phuket, Mart 2018

 

Balık bence kötü. Ben okyanus balıklarını pek sevmedim. Bizim deniz balıklarımız çok daha lezzetli. Okyanus balığı için beklentim aşırı yüksekti ama o kadar yavan ki, bizdeki en kötü çiftlik balığı bile daha lezzetli. Restorana bir gece öncesinden biraz daha fazla ödedik. Hesap 2300 Baht civarıydı.

Yemekleri yedikten sonra hemen kalktık ve koşarak bir marketten soda aldık. Kapısının önündeki bankta yığılıp kalmışız yorgunluktan. O sırada hamam böcekleri yanımızda cirit atıyordu.  Gürhan bir içecek denedi. Meyveli soda gibi ama içinde yaban mersinleri var. Baya tatlı bişeydi.

Phuket, Mart 2018

Baktık uykumuz geldi gözlerimiz kapanıyor,  hamam böcekleriyle vedalaşıp otelin yolunu tuttuk ama yoldaki manavdan eli boş ayrılamadık.

Bebek ananasları çok merak ediyordum. Biraz bebek ananas ve mangosteen aldık.

Bebek ananas, normal ananasın minyatür hali. Lezzetiyse şeker mi şeker. Bir meyve ne kadar tatlı olabilirse o kadar tatlı ve sulu. Mangosteen ise dışı bordo-mor arası renkte kabuklu. Üstteki fotoğrafta muzların yanında görebilirsiniz. İçi ise tam bir sarımsak görüntüsünde. Bembeyaz ve sarımsak gibi dişli.

Meyveleri aldığımız gibi doğru otele.

3.Gün:

 

Phuket,Mart 2018

3.günümüzde yine bir tekne turuna katıldık. Bu sefer meşhur James Bond adasını görüp kanolarla mağaraları keşfettik. James Bond adası turlarının 2 tipi vardı. Bir tanesi kanoyla mağara turlarını da içeriyorken, diğerinde kano turu yer almıyordu. Kanosuz olanın fiyatı biraz daha uygundu ancak benim tavsiyem kesinlikle kano içerene katılmanız.

Sabah yine erkenden servisle tekneye doğru yola çıktık. Bu seferki teknemiz vapur gibi bir tekneydi. O yüzden mide bulantısı riski sıfıra indi. (Bir gün önce suratı renkten renge girenler vardı da. )

 

Phuket, Mart 2018

Teknede ağırlıklı olarak Japonlar vardı. Sürekli yüzlerini pudralayıp durdular. 🙂

Neyse konumuza dönecek olursak daha önce de söylediğim gibi vapur gibi bir tekne düşünün. Üst kısmında oturma yerleri varken alt kısmı boştu. Burada kanolar duruyordu. Tekne turunda bizi Müslüman çalışanlar karşıladı. Türk olduğumuzu duyduklarında mutlu oldular. Üst kısımdaki oturma yerlerinin ortasında uzun bir masa vardı ve muz, ananaslı bisküvi ve su ikramı vardı. İlk rotamız Phang Nga Bay’di. Onlarca küçük adacıktan oluşan eşsiz bir manzara izledik. Bir çok fotoğraf çektik.

 

Phang Nga Bay, Phuket, Mart 2018

Phang Nga Bay’den sonra ilk kano maceramız için Panak Adası’na geçtik. Kanolar teker teker suya inerken ıslanmaması için yanımıza sadece su geçirmeyen kamera alabildik. Bu arada özel eşyalarınızı teknede bırakmak istemiyorsanız, Phuket’te yaygın olarak satılan su geçirmeyen çantalar var. 3- 5 kglık seçenekleri olan naylon sırt çantalarının ağzını kıvırarak kapatıyorsunuz ve hiç bir şekilde su almıyor. Bir de boynunuza asabileceğiniz telefon ve pasaport koyabileceğiniz naylon su geçirmez kılıflar da var. Tercih sizin.

 

Panak Adası, Phuket, Mart 2018

Kano turumuzda rehberimiz Burhan, öncelikle bizi kayalar konusunda uyardı. Kayaların üstünde minik minik binlerce sivri taş vardı ve ne olursa olsun kayalara dokunmayın dedi. (Adamcağız dememiş gibi ben bir güzel dokundum ve anında elimi kestim. Ben de dahil neden yaptığımı bir türlü anlayamadık.)

Kano turu gel git durumuna göre yapılabiliyormuş. Suyun seviyesi çok alçak olursa kanolar karaya oturuyormuş. Bazen de su seviyesi çok yüksek olup mağara girişini kapatıyormuş. Burhan bizim çok şanslı olduğumuzu, su seviyesinin ideal olduğunu söyledi.

Panak Island, Phuket, Mart 2018

İçerisi çok karanlık olduğundan her kareyi çekemedim. Biraz bahsedecek olursam,

  • Daracık bir mağara girişinden geçiyorsunuz.
  • Rehberlerinizin başlarında fenerler var. Kanoyu rehberler kullanıyor.
  • İçeride bir çok yarasa mevcut. Ters durarak uykudalar. Ses çıkarınca tepenizden uçup gidiyorlar.
  • Bu kadar karanlığın sonu aydınlığa çıkıyor. Çok güzel manzaralar var.

 

Şansımıza Burhan çok cana yakın ve çok deneyimli bir rehberdi. Mükemmel konuştuğu İngilizceyi kendi kendine öğrenmiş. İlk başlarda tek kelime İngilizce bilmiyormuş ama sonrasında her turda tek tek kelime ezberlemeye başlamış. Zamanla geliştirmiş. Hala yeni kelimeler öğrenmeye çalışıyormuş.

Yaşı neredeyse bizimle aynı yaşta olan rehberimizin 2 çocuğu varmış. Bu işi uzun yıllardır yapıyormuş. Bizi yeni evli zannetti. 7 yıldır Gürhan’ın ömrünü yediğimi nereden bilebilirdi? 🙂 Bir sonraki kano turunda bir sürprizim var dedi. Mutlaka benim kanoma binin diye tembihledi.

Panak Island, Phuket, Mart 2018

Bu güzel kano gezisi yaklaşık 45 dk sürdü. Sonrasında tekneyle adacıklar arasında gezmeye devam ettik. Hong Island’a vardığımızda ikinci mağara turu için tekrar kanolarımıza bindik.

Burhan sürpriz olarak bana pipetten bir yüzük yapmış ve Gürhan’dan yeniden evlenme teklif etmesini istedi. 🙂

Hong Island, Phuket, Mart 2018

Yüzüğü de taktığımıza göre artık mağaraları gezmek için hazırdık.

Hong Island, Phuket, Mart 2018

Bu seferki giriş daha da şatafatlıydı.

 

Bu kadar harika bir yere çıkacağımızı nereden bilebilirdim?

Hong Island, Phuket, Mart 2018

Bazı yerlerde su seviyesi o kadar yüksek ki, geçebilmek için sırt üstü dümdüz uzanmanız gerekiyor.

Bazı yerlerde de su o kadar sığ ki, rehberimiz bizi fotoğraf çekmek için suya indi.

 

Sona yaklaşırken yolumuz epey zorluydu. Üstte gördüğünüz kayalarda bir güzel elimi kestim. Bence turun en keyifli kısmı bu bölümdü. Rehberimiz kesinlikle işinin uzmanıydı.

Fotoğrafta çıkmasa da, bu sığ kıyılarda bizi maymunlar karşıladı. Bazı turistler inip maymunlarla fotoğraf çekildi. Biz bir gün önce bol bol fotoğraf çektiğimiz için çok hevesimiz yoktu.

Bu tur da yaklaşık 1 saat kadar sürdü. Tekneye geri çıktığımızda öğle yemeğimiz hazırdı.

Hong Island, Phuket, Mart 2018

 

Müslüman oldukları için Helal bir menü hazırladıklarını söylediler. Ağırlıklı olarak deniz mahsulleri vardı ve çok çok lezzetliydi. Ayrıca çok da temizlerdi.

İçecek almak isterseniz ücretli olarak alabilirsiniz ama açık büfe olarak servis edilen yemek tur ücretine dahil.

Açık büfe çok kalabalık olduğundan çekemedim ama en değişik olan ananas kızartmasıydı. Bir de kendi yaptıkları soğan halkası.  Onun dışında spagetti, pilav, bol bol, çeşit çeşit deniz mahsulü yedik.

Yemekten sonra James Bond adasına gittik. Adaya tur teknemizle gidemedik çünkü nispeten dar bir koya yanaşılacağından tekneler demir atıp bizi ince uzun motorlara transfer etti. Bu şekilde adayı görebileceğimiz koya ve plaja ulaşabildik.

James Bond Adası, Phuket, Mart 2018

Adanın ismi, efsanevi Bond filmi olan A Man With The Golden Gun’dan geliyor. Alt kısmının üst kısmına göre daha ince olması, adaya ilgi çekici bir görüntü kazandırıyor.

Tekne plaja yanaştıktan sonra indiğimiz yerde pek çok tezgah vardı. Çoğunlukla inci takı satan tezgahlarda çalışanlar maalesef biraz yapışkanlardı. Magnet bakarken bir de baktım ki boynumda kolyeler, kolumda bilezikler. Zorla satmaya çalışıyorlardı. Kendimizi zor kurtardık. 🙂

Takı kısmını geçtiğimizde efsane ada karşımızdaydı.

 

James Bond Adası, Phuket, Mart 2018

Çok etkilendiğimizi söylemeliyim. Gözlerimizi bir türlü alamadık. İnternette fotoğrafları gördüğümde bu kadar etkilenmemiştim ama yakından görmek muhteşem. Turların pahalı olduğunu biliyorum. Çoğu arkadaşım sadece Phi Phi turuna katıldı ama bu tur da efsaneydi. Otelinizi ucuza ayarlayıp iki tura da katılmanızı şiddetle öneririm.

 

Fotoğrafların tamamı filtresiz. Yeşilin her tonunu görmeniz mümkün. Mutlaka yürüyüş yolundan yukarıya doğru çıkın ve bu fotoğrafları çektiğimiz manzarayı seyredin.

James Bond adasından dönerken teknemiz durdu ve deniz molası verdik. Tam denize girecektik ki yarım metrelik deniz analarını gördüm. Tabii ki suya girmedim. Rehberimiz kahverengi oldukları için zararsız olduğunu, beyaz olanların tehlikeli olduğunu söyledi ama nafile! Gürhan bir güzel suya girdi. Bu arada deniz Andaman Denizi olunca su haliyle yeşil ve bulanıktı. Yani size yaklaşan bir deniz anasını suyun içinde görmeniz mümkün değil.  Yaklaşık 5 dakika sonra ne mi oldu?

Andaman Denizi, Phuket, Mart 2018

Dayanamayıp ben de suya girdim. Şansımıza etrafımızda büyük bir deniz anası yoktu. (Kendini kandırıyordu.)

Bizim payımıza düşen bu ufaklık oldu.

Andaman Denizi, Phuket, Mart 2018

Yaklaşık 25 dakika süren bu son molanın ardından limana döndük ve otele doğru yola çıktık. Tabii ki dinlenmeye vakit yoktu. Hemen hazırlanıp dışarı çıktık.

Phuket, Mart 2018

Sahilde boylu boyunca yürürken arada geniş bir sokak vardı. Sıra sıra dizilmiş tezgahlarda çeşit çeşit yiyecekler vardı ve nispeten temizdi. Sahil tarafındaki 2. tezgahta satılan çıtır yiyecekler bizi cezbetti. Hiç de yanılmamışız.

En alttaki ızgara kalamar ve bebek ahtapot dışındakiler baştan 2. tezgaha ait. Çıtır kalamar da karides de çok lezzetliydi. Kaplaması inanılmaz lezzetliydi. Hem çıtır çıtır, hem de puf puftu. Aynı lezzeti alttaki ızgaralar için de söylemek isterdim ama maalesef olmadı. Yiyemedik. Izgarada o kadar az pişirmişler ki, içi vıcık vıcık sümüksüydü. Midemiz kaldırmadığından bıraktık. Bira ise daha önce içtiğimiz yerlere göre çok daha uygun fiyatlıydı. Chang birasının yarım litrelik ve hatta bir litrelik şişelerini bulmak mümkün.

Çıtır kalamar ve karidesler 200 Baht, ızgaralar da yine 200 Baht, Chang biralar ise 620 lik 2 tane 300 Bahttı.

Yemek yerken karşıdaki masaj yeri dikkatimizi çekti. Domatesten hallice olduğumuzdan sadece ayak masajı yaptırabildik.

Ben ilk defa masaj yaptırdım ama daha önce neden yaptırmamışım dedim. Öncelikle çok profesyonellerdi. 1 saatlik ayak masajının yarım saati ayaktan dize kadar olan kısımda geçerken, kalan yarım saatlik kısımdaysa inanılmaz bir omuz, kol ve baş masajıyla resmen uyku moduna geçiyorsunuz. Bu kadar özverili çalışmanın sonucunda ne kadar mı ödüyoruz? 25 TL! Çalışanlar maalesef aralıksız çalışıyor ve çok yorgunlar. Bahşiş verdiğinizdeyse çok seviniyorlar. İlginç olansa, masaj sırasında Sezen Aksu şarkısı çalmasıydı.

Masajdan çıktıktan sonra soluğu yine Hard Rock Cafe’de aldık.

Hard Rock Cafe, Phuket, Mart 2018

Bu sefer kokteyllerden bir kaçını denedik. Çok yorgun olduğumuzdan fazla oturmadan kalktık. Yol üstünde taze dondurma tezgahlarından birinde mola verdik. (Çünkü çatlamayı kafaya koymuşlardı.) Dondurma mantığı şöyle ki, soğuk metalin üstüne süt ve istediğiniz meyvelerden koyup 2 keskin spatulayla malzemeleri hızlı bir şekilde dövüyorlar. Sonrasında etiket kazır gibi taşın üstünden dondurmayı kazıyıp rulo yapıp kaplara koyarak servis ediyorlar.

Ben tercihimi tropikal meyvelerden yana kullandım. Size de şiddetle tavsiye ederim.

4.Gün:

Son günümüzde sabah uyuduk ve kahvaltıyı bilerek kaçırdık. Çünkü tropikal meyveyle plajda kahvaltı paha biçilemezdi. 🙂

Phuket, Mart 2018

Benim favori meyvem, sağdaki mangosteen. Daha önce de söylediğim gibi içi tıpkı sarımsak gibi görünüyor.

Phuket, Mart 2018

Bütün günümüzü Patong Plajı’nda geçirdik. Alışverişlerimizi plajın karşısındaki marketten yaptık ve çok da uygun fiyatlıydı.

Patong, Phuket, Mart 2018

Smirnoff Ice ilk defa denediğim bir içecek. Çok ferahlatıcı ve hafif bir içimi vardı. Çeşitli meyve seçenekleri var. Özellikle böyle sıcak havalar için hayat kurtarıcı.

Phuket, Mart 2018

Öğleden sonraya kadar Patong’ta takıldıktan sonra akşamüstü dışarı çıkmak için otele geçip hazırlandık. Uçağımız sabaha karşı olduğundan erken yatacaktık.

Yok canım ne domates gibi yanması 🙂 ,Phuket,Mart 2018

Akşam yemeği için tekrar sokak tezgahlarına gittik. Çıtır tabakların tadı damağımızdan gitmiyordu. 🙂

 

Bu akşam da çok şükür yiyecek abuk subuk bir şeyler bulmuştuk. Timsah eti, ördek, üstteki değişik mantarlardan denedik.

Timsah eti balık gibiydi ama biraz daha sakızımsı, sert. Yengeç eti çok yavandı pek sevmedim. Ördek eti kırmızı et gibiydi. Mantarlar çok çok güzeldi. Denenmeli.

Öğle yemeği yemeyince zıvanadan çıktık. Hunharca ne bulsak yedik. Kendi kendimi son gece ve bir daha bulamazsın diye teselli ediyordum.

Evet bunların hepsini yedik. Balık dışında hepsi güzeldi. Ben bir türlü okyanus balığını sevemedim. Adamlar da lezzetsiz olduğunun farkında ki alabildiğine baharat dolduruyorlar. İçi değişik değişik otlarla doldurulan ızgara balık o kadar yavandı ki yiyemedik. Ama onun dışındaki her şey bitti. 🙂

Phuket, Mart 2018

Sokak tezgahlarının oradaki kozmetik dükkanından alışveriş yaptık. Özellikle baş ağrısı için aldığım yağ çok işe yarıyor. Ayrıca salyangoz maskeleri de çok meşhur. Henüz denemedim. Yaseminli ayak kremi de cidden işe yarıyor ama özellikle aloe veralı masaj yağları çok aromatik ve cilde gerçekten iyi geliyor. Tropikal meyveli sabunlar ise güzel birer hediyelik olabilir.

Genel olarak ahşap işçiliği yaygın ama fiyatlar Phuket’e göre biraz fazla. O yüzden biz hediye olarak ahşap fil anahtarlıklar ve meyveli mumlar satın aldık.

Hediye işini hallettikten sonra işin sıkıcı kısmına geldik. Bavul toplama! Uçağımız sabaha karşı olduğundan

gece yarısında otelden ayrıldık. Transfer içinse otelden anlaştığımız taksiyi kullandık.  Çok lüks bir ciple havalimanına transfer ücreti 2 kişi için 800 Bahttı. Ödemeyi önceden otele yaptık. Faturayı taksi şoförüne verdik. Çok güzel 4 gecenin ardından Phuket’in sayısız plajlarının bir çoğunu deneyimleyemeden döndük. Bir daha gidecek olursak, bu sefer plajları gezeceğiz. Şimdilik hoşça kalın. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle…

Phuket, Mart 2018

 

 

 

 

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

6 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir