ÇOCUKLA SEYAHAT

OTO KOLTUĞU SEÇİMİ

Herkese merhabalar. Madem artık çoluğa çocuğa karıştık, çocuklu seyahatle ilgili olan deneyimlerimden de faydalı olabilecek bir kaç yazı paylaşmak istedim. İlk yazım da, seyahatin olmazsa olmazı oto koltukları hakkında olsun dedim. Çocuk konusu biraz hassas bir konu olduğundan, söylediklerim olmazsa olmaz değildir. Sadece kendi kullandığım ürünlerden ve deneyimlerimden bahsedeceğim. Sonuçta işin uzmanı değilim. Baştan bu konuda netleşelim. 🙂

Önce ilk 6 aydan bahsedelim. Bebek arabası alırken, “travel system” adıyla satılanları belki duymuşsunuzdur. ( Bebek arabası için de ayrı bir yazı yazacağım) Bunlar ana kucağını da içerisinde barındıran paketler. Belirli bir aya kadar ana kucakları hem bebek arabası, hem de oto koltuk olarak kullanılabildiğinden bu sistemler hayat kurtarıcı olabiliyor. (Mesela bebek, arabada ana kucağında uyudu. İneceğiniz zaman pratik bir şekilde bebek arabasına takıyorsunuz ve yola devam. 🙂 ) Biz de Mamas&Papas markasını tercih etmiştik. Aslında ana kucağı 13 kiloya kadar kullanılabildiğinden, sözüm ona 1 yaşa kadar falan götürüyor. Yalnız bizim kız sağ olsun azıcık boylu olunca 6-7 aylıkken sığmamaya başladı ve biraz da hareketli olduğundan oturmak istemedi. Sürekli kendini ana kucağından kaydırarak koltuğa atmaya çalıştı. Hatta kemer bir kaç kez boğazına bile dayandı. 🤦‍♀️ Mecburen biz de araştırmalara biraz daha erken başladık.

Normalde tabii ki bağlı. Fotoğrafı koltuğa koyar koymaz çekmiştim. 🙂

Öncelikle, oto koltuk olayında da, her türlü bebek eşyası gibi fiyatlar uçsuz bucaksız değişebiliyor. 200-300 TL’ye satılan da var, 10000 TL’ye de var. Bunların farkı nedir ne değildir, hangisi ne kadar gereklidir, kısa süren araştırma sürecindeki bilgilerimi hemen aktarayım.

Öncelikle, bir oto koltuğunun güvenliğini en çok arttıran kriter, isofix sistemi. Bu sistem ne diyecek olursanız, bebek koltuğunun, araç koltuğuna monte ediliş şekli. Araçla koltuk bir nevi birbirine kilitleniyor ve oto koltuğunuz artık aracın bir parçası oluyor. İsofixli oto koltukları, normal oto koltuklarına göre maalesef daha fiyatlı. Ancak bir oto koltuğu en azından 4 yaşa kadar, hatta mümkünse daha uzun süre kullanılacağından ve söz konusu, kaza anında çocuğumuzun güvenliği olduğundan, bütçeniz el verirse tercihiniz isofixli olsun derim. İkinci el fırsatlar da baya avantajlıya gelebilir ve böylelikle siz de kara geçebilirsiniz. (Yüzde 70 indirimle satılan ikinci el siteleri var. Bir tanesi tutumlu anne mesela.)

Aslında diğer kısımlar işin biraz makyajına giriyor. Şöyle ki, 360 derece dönen koltuklar var mesela. Çocuklarımızın en azından ilk 1 yıl, aracımıza ters olarak bağlanması gerekiyor ki, ani bir frende, hassas bedeni çarpmanın etkisiyle birlikte çokça zarar görmesin. 360 derece dönebilen koltuklar bu sebepten daha rahat bir süreç geçirmenizi sağlayabilir. İlk başlarda koltuğu ters yönde kullanabilirken, daha sonralarda da ebeveynlerin çocukları yan döndürerek daha rahat almaları için tasarlanmış. Bu koltuklar kullanışlı gibi gözükse de, taşıyabilecekleri kilo daha az seviyeye kadar olduğundan, çok daha kısa süreli kullanım sağlıyor. (Ana kucağınız oto koltuğu olarak kullanılabiliyorsa, bence bu koltuklar çok gerekli değil. Diğer oto koltuklarının çoğu 9-36 kilogram taşıyabildiğinden, tek koltukla süreci tamamlayabiliyorsunuz.) O yüzden ikinci bir koltuk daha almanız gerekiyor. Bu da 2 kat para ödemek demek. Ancak tercih tabii ki de size kalmış. Başta da dediğim gibi bu olaylar biraz bütçe meselesi.

Bizim seçimimize gelirsek, aslında Chicco markasının isofixli modellerinden birinde karar kılmıştım. E-bebek’te 2200 TL civarı fiyatı vardı. Görevli arkadaş, “madem bu fiyatlara çıkıyorsunuz, biraz daha fedakarlık yapın ve güvenlik testlerini başarıyla vermiş markaları araştırın. Ödüllü markalar var. Bunlardan bazıları, Römer, Cybex, Besafe “dedi. Ben de az daha araştırdım ve Cybex’in güvenlik testlerini geçmiş iyi bir modelini neredeyse yarı fiyatına indirimli yakaladım. Daha fazla bilgi almak için buraya tık tık! (Çarpışma testi videolarını da izlemeyi unutmayın.)

Bu modellerde farklı olarak gözlemlediğim, (diğer markalarda da sanırım ekstra olarak satılabiliyor.) bu ön yastık. Göğüsün tamamını kaplayan bu ön panel, çarpışma anında (umarım hiç yaşamayız) göğüs kafesini destekliyor. Bebeklerin boyu 108 cm’e ulaşana kadar bu panelin kullanması öneriliyor. Sonrasındaysa, bu panel çıkıyor ve normal emniyet kemeri koltuğun içinden geçirilerek bağlanıyor. Bu panelin en önemli avantajı elbette güvenlik. İkinci avantajı ise konfor. Aslında ilk başta bizim sıkıntılı kızımız çok da alışamadı. Oturmak istemedi, sürekli ittirdi durdu ama 3-4 kullanımdan sonra fotoğraftaki gibi keyifli uyumalar başladı. Şimdilerde boyu çok daha uzadığından daha da rahat ediyor ve güzel vakit geçiriyor.

Boydan bahsetmişken, koltuğun boyu da çocukla bir uzayabiliyor. 36 kg a kadar kullanılabiliyor. Yan tarafta koruma bariyerleri var. Durduğu yerde az biraz yatırılabiliyor. (Bu özellikler hemen hemen tüm oto koltuklarda aynı. ) Ekstralardan boyun desteği, ön paneli ve çarpışma testlerinden ödüllü ayrılmasını sayabilirim. Bir de kumaşı pek terletmiyor.

Yazının başında da dediğim gibi, oto koltukları her bütçeye göre ve tercih ettiğiniz özelliklere göre değişkenlik gösteriyor. Farklı modeller için e-bebek sayfası size fikir verebilir. Sorunuz olursa eğer yine kendi deneyimim çerçevesinde cevaplayabilirim. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın…

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir