İSTANBUL'UN KAÇIŞ NOKTALARI

BÜYÜKÇEKMECE SAHİL

Herkese merhabalar… Yaz sıcağında hepimizin en öncelikli isteklerinden biri pek tabii ki de deniz keyfi yapmak. İzmir gibi Ege’nin göbeğinde yer alan bir şehir için alternatifler çok fazlayken, İstanbul’da durumlar pek böyle değil. Deniz keyfi yapılabilecek yerler arasında en popüler noktaları sayacak olursak, en başı Şile ve Kilyos çekerken, sonrasında Adalar ve Büyükçekmece geliyor diyebiliriz.

Bir bahar zamanıydı ki, ev bakmak için Büyükçekmece sularına gitmiştik. Yolumuz neden o kadar uzağa düştü diye sorarsanız, İzmirli olarak sahiline vurulmuştuk. Fatih Mahallesi, hem çok canlı, hem de harika bir sahil şeridine sahipti ve bizim için biçilmiş kaftandı. Sahilde köpeğimizle uzun yürüyüşler yapabileceğimiz, açılır kapanır sandalyelerimizi atıp keyifle kitap okuyup, tekrardan yürüyerek evimize döneceğimiz muhteşem yer. Hem çok kalabalık değildi, hem de insan profili çokça bu hayallere uygundu.

Epey bir süre evlere baktık baktık ve gönlümüze göre bir şey bulamayınca biz de Bahçeşehir’e taşındık. Pişman mıyız? Asla! Ama bir sahil şeridinde yaşama fikri hala aklımızda.

Konumuza dönecek olursak, Bahçeşehir’e taşındıktan sonra bir yaz günü yolumuz yine o çok beğendiğimiz sahil şeridine düştü. Hem de hafta sonu! İğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalığın içerisinde bulduk kendimizi. Günübirlikçiler denize hücum etmişti. Havlu serecek tek bir yer bile yoktu. Bu sefer, bir hafta içi akşamüstü sularında yine sahile çıktık. Hafta içi durum o kadar da vahim değildi. Güneşlenenlerin geneli ailelerden oluşuyor, plajın keyfini çıkarıyorlardı.

Biz plaj için gitmediğimizden, soluğu balık ekmekçide aldık. Sahil boyunca sıra sıra balık ekmekçiler var. Ayrıca midye tava, kalamar tarzı şeyler de satıyorlar. Biz balık ekmek ve midye tavayı denedik.

Bir İzmirli olarak, İstanbul’un uskumru ekmek tarzına alışamasam da, (İzmir’de sardalya ya da hamsi tava ile yapılıyor. ) burada yediğim bence Eminönü’ndekilerden kat be kat iyiydi. Ama hiç bir şey midye tavaya duyduğum sempatikliği geçemez. 🤩

Çok detaylı fotoğraflayamasam da, bana güvenin ve mutlaka yiyin. Hatta yanına da acılı bir şalgam açın. Sonra da kulaklarımı çınlatın. 🙂

Fiyatlar, ekmek arası porsiyonlar için 15-20 TL bandındaydı. Tabak porsiyonlar da mevcuttu. Sadece fiyatlar daha farklı. Alkol yok ve mekanlar oldukça salaş.

Ben böyle salaş yerleri sevmiyorum derseniz, sahil boyunca yürümeye devam edin, her zavke göre restoran, kafe ve bar olduğunu görebilirsiniz. Mado gibi isimli mekanlar da epey fazla.

Ara sokaklara daldığınızda, çok minnoş müstakil evlerle gözünüzü şenlendirebilirsiniz.

Evlerin pek çoğu harika çiçeklere sahip. Gördüklerim arasında benim favorim, sarmaşıklı bu ev oldu.

Büyükçekmece, 2020

Bir sonraki yazımda tekrar görüşmek dileğiyle. Şimdilik hoşça kalın…

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir