İSTANBUL'UN KAÇIŞ NOKTALARI

BAHÇEŞEHİR GÖLET

Herkese merhabalar… Pandemiden dolayı İstanbul’dan çıkamayanlardan mısınız? O zaman İstanbul’un sakin, huzurlu ve şehrin gürültüsünden kaosundan uzak noktalarını beraberce keşfetmeye devam edelim. Daha öncesinde size Belgrad Ormanı ve Atatürk Arboretumu‘ndan bahsetmiştim. Şimdi de daha çok su kenarı yerleri sevenler için Bahçeşehir Gölet’i anlatayım.

Bahçeşehir’e taşınalı 3 sene kadar olacak ve hala vazgeçemediğim, her günümü geçirebileceğim bir yer varsa o da burası. Yeşilin her bir tonunu görebileceğiniz, baharda rengarenk laleleri görürken, sonbaharda da kızıl yapraklar arasında yürüyeceğiniz, bana göre harika bir yer.

2 adet büyük gölet yapılmış. Birisi çok daha ihtişamlı ve etrafında restoranlar var. Gölet yazısını takip edip, İspark otoparkına aracınızı koyduğunuzda giriş yaptığınız kısım. (Orada yer alan restoranlardan biri olan Bahçeşehir Mangal yazım için tık tık. )

Bir diğeri, yeni yapılan kısıma doğru yürüdüğünüzde karşınıza çıkacak ve etrafı çok daha yeşil. Genelde biz çimmek (Çimmek; biz İzmirliler arasında genelde Kordon’daki çimlerde debelenmek demek. 😛 ) için o kısmı tercih ediyoruz. Su kenarına açılır kapanırı attın mı, hafif müzik ve güzel bir kitapla tadından yenmiyor. 🙂

Bu bahsettiğim kısımlar gerçekten yemyeşil. Suyun içerisinde yüzen kaplumbağalar, balıklar ve ördekleri saatlerce izlersiniz. Farklı farklı kuş türleri de arada buraya uğruyor.

Bu fotoğraflarda gördüğünüz kısım, göletin eskiden yapılmış kısmı. Şimdi neredeyse TEM’E kadar genişleterek maalesef beton bir kısım eklediler. Onlarca dükkan yapıldı. Ortası sadece betondan oturma yerleri ve bir kaç çocuk parkı. Pek çok isimli kafe ve restoran açıldı. Genel olarak eski bölümle kıyaslayınca hiç beğenmesem de, yine de gitmekten keyif aldığım bir kaç yer var. Mesela Hayal Kahvesi çok hoş. Pandemiden önce kahvaltısının müptelasıydık. Şimdilerde Komşu Kahve’yi seviyorum. Big Chefs heralde gittiğim en kötü Big Chefs. Garsonların tutumu, tavrı ve hizmet çok kötüydü. Pandemi sonrası kadroyu değiştirdilerse o kısmı bilemiyorum tabii. Bir de Sütiş’in şubesi baya popüler. Ben henüz gitmedim ama kapısında baya kuyruk falan oluyor.

Gölet genel olarak hafta içi çok kalabalık değil ama hafta sonu olunca çığırından çıkabiliyor. O yüzden tadını çıkarmak istiyorsanız ya sabah erken saatlerde gidin ve en güzel yerleri kapın, ya da hafta içi gitmeye çalışın derim.

Piknik için çok müsait. İsterseniz yanınızda bir şeyler getirebilirsiniz, ya da yakınındaki Pelican AVM’deki File Market’e de uğrayabilirsiniz.

Arabayla gelecek olanlar, İspark’ın katlı ya da normal otoparkını tercih edebilirler. Ayrıca yeni açılan uç otopark ücretsiz. Otobüs tercih edecekseniz eğer, 146T tam köşesinde indiriyor. Azıcık yürüyerek hemencecik gölete inebilirsiniz.

Bu arada, semtin bütün yürüyüş tutkunları da neredeyse günün her saati orada. Ayrıca spor aletleri de ayrıca mevcut.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. Şimdilik benden bu kadar. Hoşça kalın…

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir