YURT İÇİ SEYAHAT

BİR HAFTA SONU KAÇAMAĞI:ERZURUM

Kasım 2017, Erzurum

 

      Tekrar merhabalar… Sizlere bir hafta sonu kaçıp gittiğimiz Erzurum’da bir günde neler yaptığımızdan bahsetmek istiyorum.

Erzurum hep gitmek istediğimiz bir yerdi. Birinci sebebi yeğenimizi görmek. (Atatürk Üniversitesinde okuyor.) İkinci sebebi ise tabii ki cağ kebabı 😂

        Kasımın ilk hafta sonunda bavulumuzu kapıp düştük yollara. Daha önce 2 kez daha gitmeye çalışıp gidememiştik. Bir tanesinde bavullarımız hazır ertesi gün gidiyoruz, hop üniversite 2. yerleştirme döneminin başladığını açıkladılar. Uçaklar tabii bir anda %105 doluluk oranına sahip oldu. Biz de bavulumuzu aynen boşaltıp hayallerimizi rafa kaldırdık.

         Böyle olması sanırım bize yaradı çünkü kasımın başı olmasına rağmen bir bahar havası yakaladık ki sormayın. İstanbul’dan yola çıkarken en kalın kazağımı, montumu hatta termal içliklerimi yanıma aldım. Ne de olsa Erzurum’a gidiyordum. Tabii ki hepsini boşa taşımış oldum. 😀

          Sabah ilk uçakla Erzurum’a doğru yola çıktık. Yolculuğumuz yaklaşık 2 saat kadar sürdü. Hava alanına indiğimizde belediye otobüsüyle merkeze doğru yola çıktık. Belediye otobüsleri Havaş görevi görüyor ve ücreti yanlış hatırlamıyorsam 4 TL kadardı. Merkeze geldiğimizde Burak bizi bekliyordu ve bavulumuzu bırakıp hemen kahvaltı edeceğimiz yere doğru yola çıktık.

Kasım 2017, Erzurum

 

      İlk Adres: Eski Erzurum Evleri

Kasım 2017,Erzurum

Eski Erzurum Evleri, Erzurum’un eski kültürünü yansıtan 11 tane evin birleşmesiyle oluşan ve şimdilerde restoran-müze olarak işletilen harika bir yer. Kahvaltısı çok meşhurmuş ama eğer yemek tercih etmek isterseniz de pek çok seçenek mevcut.

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017, Erzurum

 

        Kapıdan girdiğimizde restoran kısmına mı yoksa müze kısmına mı geldiğimizi sordular. (Aslında kahvaltı yapmak için oturduğunuzda müzenin de bir parçası oluyorsunuz. ) Müze olarak gezmenin ücreti 3 TL. Eğer restoran kısmına geçecekseniz bu ücreti ödemiyorsunuz.

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017

İçeriye doğru ilerlediğimde gözlerime inanamadım. Evler ve eşyalar o kadar iyi korunmuştu ki, sanki farklı bir zaman dilimine gitmişim gibi hissettim. Oda oda ayrılan bölmelerdeki yer sofralarında kahvaltınızı yapabildiğiniz gibi içerideki büyük restoran bölümünü de tercih edebiliyorsunuz. Biz kendimize uygun bir yer sofrası bulup hemen oturduk.

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017

Kahvaltı tam bir lezzet şöleniydi. Ön tarafta menemenin yanındaki pişmaniye gibi görünen meşhur küflü peynir. Tadı çok keskin. Ben çok sevdim. Kahvaltıda gelen her bir ürünün inanılmaz lezzetli olduğunu söylemeliyim. Biz bu kahvaltıya ek olarak mıhlama söylemiştik. O da çok güzeldi. Çayımız ufak bir semaverde geldi. Böylelikle çaylarımızı sıcak sıcak içebildik. Ücret olarak kişi başı 25-30 TL gibi bir rakam ödemiştik.

Hepsini silip süpürdükten sonra evleri gezmeye başladık. O kadar fazla detay vardı ki nereye bakacağımı şaşırdım. Evleri anlatan bir görevlinin peşine takılıp bir kaç bilgi edindik.

 

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017

Gördüğünüz gibi alttaki yer sofrasının olduğu bölmenin üstünde bir kaç basamakla çıkılan balkon gibi bir kat daha var. Eskiden ev sahipleri bu aşağıdaki kısımda otururlarken misafirleri ise üst katta otururmuş. Hatta  “Başımın üstünde yerin var.” sözü de buradan geliyormuş.

 

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017

Eskiden evlerde 2 farklı kapı tokmağı varmış ve ikisi de farklı şekilde ses veriyormuş. Bir tanesi erkek misafirler için diğeriyse kadın misafirler içinmiş. Böylelikle kapının çalındığı tokmak sesine göre ev sahipleri gelen misafirin kadın mı erkek mi olduğunu anlar ve ona göre kıyafetlerine çeki düzen verirlermiş.

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017

        Eski evlerin sokak kapıları karşılıklı değil çaprazmış. Nedeni ise mahremiyete önem verilmesiymiş.

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017

        Eski zamanlarda, evlerin salon kısmında şerbetlik adı verilen bir bölüm olurmuş ve evin büyüğü şerbetliğin altında otururmuş. Alttaki fotoğrafta şerbetlik kısmı kırmızı koltukların arka tarafındaki ışıklandırılmış alan.

Eski Erzurum Evleri, Kasım 2017

         Erzurum’un merkezi çok büyük bir yer değil. O yüzden dönüp dolaşıp aynı yere çıkıyorsunuz. Erzurum Evlerinden çıkınca biraz etrafı gezdik ve karşımıza ilk çıkan yer Çifte Minareli Medrese oldu.

      İkinci Adres: Çifte Minareli Medrese

Çifte Minareli Medrese, Erzurum, Kasım 2017

 

       Anadolu Selçuklu Dönemi’ne ait olan medrese Erzurum’un sembollerinden. İki minareye de dikkatlice bakarsanız bir tanesinin daha gösterişli ve büyükçe olduğunu görebilirsiniz.  Bu yapı farklılığı hakkında çeşitli rivayetler var. Rivayetlerden bir tanesi ise usta-çırak ilişkisine dayanıyormuş. Minarelerin ince ve gösterişsiz olanını usta yaparken, diğer gösterişli olanını çırak yapıyormuş. Usta çırağını kıskanıyormuş. Bir gün çırak ustasından su istemiş ve usta da “Usta iken oldum çırak.” diyerek kendini minareden aşağıya atmış. Bunu gören çırak ise hatasını anlayıp kendini minareden aşağıya atmış. İşçiler çalışmayı bırakmış ve yapı daha sonradan tamamlanmış.

       Medresenin en çok öne çıkan kısmı ise süslemeleriydi. Bu eski yapı oldukça görkemliydi. Özellikle kapı girişi ve minarelerin üzerindeki süslemeler oldukça dikkat çekiciydi.

Çifte Minareli Medrese, Kasım 2017, Erzurum

Çifte Minareli Medrese, 2 katlı bir yapı. Orta kısmında oldukça büyük bir avlu var. Zemin katta on sekiz oda varken üst katında da on dokuz oda varmış. Oldukça büyük bir yapıydı.

        Üçüncü Adres: Erzurum Kalesi

Erzurum Kalesi, Kasım 2017

 

       Kale ve etrafındaki bir kaç tarihi yapı onarımda olduğundan pek dolaşamadık. Sadece kalenin surlarının üst kısmına çıkarak Erzurum manzarasının tadını çıkardık.

Erzurum Kalesi, Kasım 2017

Bu manzarayı görmek istiyorsanız kale surlarının arka tarafına doğru dolaşıp toprak yoldan yukarıya doğru çıkmanız gerekiyor. Yalnız biraz ıssız bir yer olduğunu söylemiş olayım.  Manzaranın en arka kısmındaki karlı dağlar Palandöken Dağları. Ön tarafta Çifte Minareli Medreseyi de görebilirsiniz.

Kale ile Çifte Minareli Medrese karşı karşıya. Kalenin ön tarafından ilerlerseniz eğer karşınıza Yakutiye Medresesi ve Lala Paşa Camii çıkacak. Biz o bölgeden akşama doğru geçtiğimiz için çok vakit harcayamadık. Sadece fotoğraf çekebildik.

        Dördüncü Adres: Taşhan

Taşhan, Erzurum, Kasım 2017

 

       Taşhan, aslında Kapalı Çarşı gibi tarihi bir yapı. 1561 yılında Rüstem Paşa tarafından yaptırılmış. O zamanlar yapıda mescit, dinlenme alanları, bezirgan dükkanları, at ve eşek bağlama yerleri gibi yerler bulunurmuş ancak bazı kısımlar günümüze ulaşmamış. Aynı zamanda Rüstem Paşa Kervansarayı olarak da adlandırılan yapı, günümüzde,  Erzurum’un meşhur oltu taşıyla bezenmiş tesbihlerinin ve gümüş takılarının satıldığı bir çarşı olarak hizmet veriyor.

               Ben alışveriş yapmadım ancak oltu taşının epeyce pahalı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Güzel bir tesbih için ciddi bir miktar ödemeniz gerekebilir.

     Beşinci Adres: Emirgan Kafe

         Epeyce gezindikten sonra kahve molası verdik. Sabah yediğimiz kahvaltıyı bir türlü sindiremedik. Cadde üzerindeki Emirgan Kafede sobanın sıcaklığıyla ısınıp kahvemizi yudumladık. Ne çok özlemişim sobayla ısınmayı.

       Altıncı Durak: Atatürk Evi

Erzurum Atatürk Evi Müzesi, Kasım 2017

       Şimdi size en çok etkilendiğim yerden bahsetmek istiyorum. Atatürk’ün 1919’da Hüseyin Rauf ve arkadaşlarıyla kalıp çalıştığı ev şu an müze olarak hizmet vermekte. İçeride Atatürk’ün kullandığı bazı eşyalar, kendi el yazısıyla yazdığı Onuncu Yıl Nutku ve o döneme ait bazı belgeleri görebilirsiniz.

 

 

        Üst katta bulunan Atamızın yatak odası ve kendi el yazısıyla orjinal Onuncu Yıl Nutku en çok etkilendiklerimdendi.

 

 

       Burada yaklaşık yarım saat 45 dakika kadar kaldık. Alt salonda video gösterimi vardı. Önce videoyu seyrettik. Sonrasında tek tek belgeleri ve eşyaları inceledik. Odalardan birinde eski matbaa makinelerinden biri vardı. Diğer odalarda ağırlıklı olarak Atamıza ait eşyalar vardı.  Kesinlikle gidip görmeniz gereken bir müze. Giriş ücretsizdi.

        Yedinci Adres: Yakutiye Medresesi ve Lala Paşa Camii

Yakutiye Medresesi, Erzurum, Kasım 2017

Yakutiye Medresesi, Selçuklu Dönemi’ne ait eserlerden. Günümüzde Türk-İslam Eserleri ve Etnografya müzesi olarak hizmet veren yapıyı geç saatlere kaldığımızdan gezme fırsatımız olamadı. Fotoğraftan da görebileceğiniz gibi medresenin süslemeleri eşsizdi. Özellikle minaredeki süslemelere bayıldım.

 

Lala Paşa Camii, Erzurum, Kasım 2017

Lala Paşa Camii, Sadrazam Lala Mustafa Paşa tarafından 1562 yılında yaptırılmış. Mimarisi Mimar Sinan’a aitmiş. Caminin yan tarafında yapılmış olan bir saray ve sıbyan mektebi varmış ancak günümüze kadar ulaşmamış. Cami, Osmanlı Döneminde Erzurum’da yaptırılan ilk camiymiş. Hatta daha sonra yapılan camiler Lala Paşa Camiini örnek almışlar.

        Sekizinci Durak: Gel Gör Cağ Kebap

 

Gel Gör Cağ Kebap, Erzurum, Kasım 2017

 

Gezdik, dolaştık. Akşam saati olduğunda kahvaltı etkisini yitirdi elbette ve soluğu en meşhur kebapçıda aldık. Eminim Gel Gör Cağ Kebabı duymuşsunuzdur. Burak’ın tavsiyesiyle kebabı burada yiyip tatlı için yan tarafta başka bir yere geçtik.

 

Gel Gör Cağ Kebap, Erzurum, Kasım 2017

Oturur oturmaz kebap siparişi verdik ve tek tek getirmeye başladılar. Bir garson sürekli şiş taşıyordu. Her masayı gezip tabağı boşalana bir şiş bırakıp gidiyordu. Doyduğunuzu söylemezseniz sürekli getirmeye devam ediyorlar. Usül bu şekildeymiş. Bir servis arabasıyla da tatlı gezdiriyorlardı. İsteyen olursa tabağa koyup masaya bırakıyorlardı.

 

Gel Gör Cağ Kebap, Erzurum, Kasım 2017

       Hesap kısmına gelecek olursak şiş başı 10 lira civarı ödedik. Fiyatlar ortalama ve lezzet muhteşemdi. Şiddetle tavsiye ederim.

       Dokuzuncu Durak: Kadayıfçı Muammer Usta

Kadayıfçı Muammer Usta, Erzurum, Kasım 2017

O kadar kebabı yedikten sonra sıra tatlıya geldi ve bir bilenle gezdiğimiz için tatlı yemeye Muammer Ustaya gittik. Gel Gör ile aynı sıradalar. Aralarında bir kaç dükkan vardı. Muammer Ustada  kebap da varmış ancak iddialı olduğu alan kadayıf dolması olduğundan  tatlılarını ön plana çıkarıyormuş.

Kadayıfçı Muammer Usta, Erzurum, Kasım 2017

 

Tadını nasıl anlatsam ki… İçi bol cevizli, dışı çıtır çıtır, şerbeti hafif harika bir tatlı. Çay yanına çok yakışıyor. Çay da buruk ve lezzetli. Fiyatı ise yaklaşık 10 TL civarıydı.

İlk günümüzü bu şekilde tamamladık. Ertesi gün sabah uçağıyla döneceğimizden evin yolunu tuttuk.

 

Erzurum, Kasım 2017

 

Sabah kahvaltıdan sonra hemen yola çıktık. Evin önünden kayak merkezi gözüküyordu ancak kar olmadığından pek bir hareket yoktu.

 

Erzurum, Kasım 2017

Erzurum maceramız da bu şekilde sonlanmış oldu. Bir daha ki sefere kayak yapmaya gitmek dileğiyle… (Şimdi Burak düşünsündü 😀)

 

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir