YURT İÇİ SEYAHAT

ANTEP’İ BİR GÜNDE GEZDİK GÖRDÜK, YEDİK YUTTUK =)

24 Şubat 2017, Gaziantep

 

Neredeyse 1 sene olmuş Gaziantep’i gezip göreli. İnsanlarının sıcaklığı, muhteşem yemekleri ve harika müzeleri ile eşsiz bir deneyim yaşamıştık. Bir günde neler mi yaptık?

  • İtinayla 2-3 kilo aldık 🙂
  • Mozaik eserlerin en güzel örneklerini gördük.
  • Bakırcılar Çarşısı ve bedestenlerden bol bol alışveriş yaptık.
  • Esnafın elinden zahter çayı içip sohbet ettik.
  • Almacı Pazarı’nın altını üstüne getirdik.

Antep, her zaman gezilip görülecekler listemizin başlarında geliyordu. Üniversitede sıra arkadaşım Antepliydi. Tatillerde her gidip geldiğinde oraları anlatırdı ve beni de heveslendirirdi. 2017’nin Şubat ayında fırsatını bulunca hemen aldık biletleri düştük yollara. Tatil için çok uzun zamanımız olmadığından günübirlik bir plan yaptık. Her zaman yaptığım gibi öncesinde Trip Advisor’da nereleri göreceğimizin listesini oluşturdum. (Hangi kebapçıya önce gidip hangisini akşama saklayacağımızın listesi 😋 ) Sabah kahvaltı bile yapmadan (uçaktaki ikramları bile reddetmiştik. O kadar aç gittik yani 😅) yola çıktık. Uçağımız sabah 07.05 teydi. Gaziantep- İstanbul arası yolculuğumuz yaklaşık 1,5 saat sürdü.

24 Şubat 2017, Gaziantep

       İlk Durak: Katmerci Zekeriya Usta!

 

Katmerci Zekeriya Usta, Şubat 2017, Gaziantep

       Katmeri ilk defa İzmir Urla’da tatmıştım. Urla’da yediğim katmer gözlemeyi andırıyordu. İçine konulacak malzemeyi siz seçiyorsunuz. Kıymalı, patatesli, peynirli ve daha nicesi.

Gaziantep’in katmeri ise bambaşka bir lezzet. Burada daha çok kahvaltıda, yanında ılık sütle yeniliyor. Tadınca asla vazgeçemeyeceğiniz, ara ara “Ah şimdi olsaydı da yeseydik! ” diye hayıflanacağınız bir lezzet. Şimdi hayal etmeye başlayalım. Şeffaflaşacak kadar ince bir hamur açsak, sonra üzerini az şekerli bir kaymakla sıvasak, kaymağın üstüne alabildiğine antep fıstığı döksek, yufkaları gözleme gibi kapatıp odun ateşine atsak, çıtır çıtır kızaran katmeri fırından çıkarsak ve üstüne yine bol antep fıstığı döksek çok mu abartırız? 🙂

Oraya vardığımızda oturacak yer olmadığından (kapıda sıra vardı) usta bizi fırın kısmına aldı. “Beklerken hem izleyin hem de video çekin.” dedi gülerek. İçeride herkes fabrika hızında çalışıyordu. Sonuç mu? Tam bir sanat eseri.

Katmerci Zekeriya Usta, Şubat 2017, Gaziantep 

        Zekeriya Usta bu güzeller güzeli katmeri bize elleriyle servis etti. Bir tane katmer 2 kişiye yetiyor. (Gün içinde çok fazla şey tadacağınız için bence 1 tanede kalın yani.) Yanında da ufak bir sürahide ılık süt getirdiler. 5 dk sonra masada hiç bir şey kalmamıştı. Antep fıstıklarını tabaktan sıyırıyordum. =)

Karnım doyunca başladım etrafı incelemeye. Duvarlarda bir çok fotoğraf asılıydı. Bir çok ünlü ve bakanın yolları buraya düşmüş. Biz de ustayı yakalamışken bir hatıra fotoğrafı çektirdik tabii ki.

Katmerci Zekeriya Usta, Şubat 2017, Gaziantep

       Antep gerçekten çok güzel ve düzenli bir şehir. İnsanlar çok sıcak kanlı. Yoldan geçenler bile sizin sohbetinize dahil oluyor. Katmerciden çıktığımızda biraz etrafı turlamak istedik. Karşımıza Kitap Kafe çıktı.

Kitap Kafe, Gaziantep, Şubat 2017 

       Kitap Kafe, Gaziantep Belediyesi’nin vatandaşları kitap okumaya teşvik etmek için yaptığı bir kafe. Eskiden aynı meydanda alış veriş merkezi varmış ancak Gaziantep Belediyesi alış veriş merkezini yıkıp ortasında bu güzel kafenin olduğu bir meydan inşa etmiş. Meydanda aynı zamanda su gösterilerinin olduğu bir havuz da mevcut. Bizim kafeyi inceleyecek pek vaktimiz olmadı. Vaktimizi müzelerde ve çarşı pazarda değerlendirmek istedik.

Gaziantep, Şubat 2017 

       İkinci Adres: Şehitler Abidesi

Şehitler Abidesi, Gaziantep, Şubat 2017

Gaziantep’te yürüdüğünüz her sokakta, attığınız her adımda kahramanlık destanımızın izlerine rastlıyorsunuz. Şehitler Abidesi, Atatürk Bulvarı üzerinde 1920-1921 yıllarında Gaziantep’te kurtuluş için mücadele veren 6317 şehit adına, Kurtuluş Savaşı’nda Çınarlı (Arıburnu) Cephesi olarak geçen Çınarlı Camii’nin üstüne inşa edilmiş. 25 Aralık 1935 tarihinde törenle şehit askerlerin kemikleri getirilmiş ve anıtın altına konmuş.

 

 

Şehitlik Abidesi’nin bulunduğu meydanda aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’na ait fotoğrafların ve yazıların olduğu mezar kısmını da gezebilirsiniz.

     Üçüncü Durak: Antep Kalesi

Gaziantep, Şubat 2017

Antep’in tarihi dokusu çok etkileyici. Gördüğünüz her yapı sizi daha da duygusallaştırıyor. Şehirdeki çoğu tarihi yer ve müze bir arada. Bu yüzden çok rahat bir şekilde yürüyerek gezebiliyorsunuz. Yediklerinizi eritip yenilerine yer açmak için de büyük avantaj, benden söylemesi 🙂

Gaziantep Kalesi, bütünlüğünü çok iyi korumuş bir kale. Kale, etraftan görülebilecek şekilde ufak bir tepenin üzerinde. Kalenin avlusunda Kurtuluş Savaşı’nda halkın ve askerlerin nasıl mücadele ettiğine dair etkileyici heykeller mevcut.

Gaziantep Kalesi, Şubat 2017 

Gaziantep Kalesi, Şubat 2017 

Kalenin içerisinde Kurtuluş Savaşı’ndaki savunmamızı anlatan bir panaromik müze var. Müzeyi gezerken askerlerimizin ve halkımızın ne zorlu şartlarda mücadele ettiğini gördük. İçerisi çok karanlık olduğu için fotoğraflar net çıkmadı. O yüzden içeriye ait paylaşacak fotoğrafım yok malesef.

Müzeyi gezdikten sonra dışarıya çıkıp Antep’i seyrettik. Manzara enfesti.

    Dördüncü Durak: Hamam Müzesi

 

Hamam Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

Gaziantep Hamam Müzesi, Osmanlı hamam mimarisi ve kültürünü çok güzel bir şekilde yansıtmış. Müze, zamanında Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan külliyenin hamam bölümü olarak hizmet vermiş. Belediye 2015 yılında restorasyon yapmış ve şu anki müze haline dönüştürmüş. Teşhir edilen hamamda; soğukluk, ılıklık, sıcaklık bölümleri, hamam araç ve gereçleri, hamam adetleri, bal mumu heykeller ve maketlerle canlandırılmış.

 

Hamam Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

Hamam Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

 

Hamam Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

 

Hamam Müzesi, eski hamam kültürüne ait bir çok koleksiyon parçasını barındırıyor. Müzenin her bir köşesi incelenmeye değer. Ben en çok eski sabunlara ve takunyalara bayılmıştım.

Beşinci Durak: Emine Göğüş Mutfak Müzesi

 

Emine Göğüş Mutfak Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017 

     Az önce de bahsettiğim gibi Antep’te müzelerin bir çoğu birbirine çok yakın. Kale bölgesinin aşağı kısmında Hamam Müzesi, onun yakınında ise Emine Göğüş Mutfak Müzesi ve Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi var.

Müzelerin girişleri ya ücretsiz ya da 5 TL’den azdı. Bir tek Zeugma Müzesi 15 TL civarında bir ücrete sahipti. (Daha da fazla olabilir.) Biz de daha avantajlı olacağını düşündüğümüzden birer müze kart satın aldık. O şekilde Zeugma Müzesini gezdik.

Emine Göğüş Mutfak Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017 

       Mutfak Müzesi, Göğüş Konağında kurulmuş. Türkiye’de açılan ilk mutfak müzesiymiş. Genel olarak Antep mutfağına ait eski kap, kacakların sergilendiği, Antep’in yemek kültürünün anlatıldığı bir müze. Sergilenen parçaların bir kısmı ailenin koleksiyonuna aitmiş.

Eskiden Antep halkının erzaklarını nasıl sakladığı, sofraların nasıl kurulduğu, yemeklerin nasıl yapıldığı bal mumu heykeller tarafından canlandırılarak anlatılmış.

    Altıncı Durak: Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi

Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi, 3 tane eski Antep evinin birleştirilip restore edilmesiyle oluşmuş. Bahçe kapısından girdiğimizde bir avlunun içindeki evler bizi karşıladı.

Müzenin 5 tane sergi odası, 1 tane de satış odası vardı. Satış kısmında el yapımı takılar, doğal sabunlar, lifler ve peştemal gibi kültürümüze ait parçalar satılıyordu. Diğer 5 odada ise, eski dönemlere ait cam parfüm şişeleri, vazolar, Roma dönemine ait cam takılar, ayrıca çeşitli dönemlerden kalma bronz takılar, paralar, testiler, toprak kaplar gibi tarihsel değeri büyük olan parçalar sergileniyordu.

 

Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

       Biz satış kısmından zeytinyağlı sabun almıştık. Yanlış hatırlamıyorsam fiyatı 10 TL kadardı. Bayıldığım bakır ve gümüş takılar oldu ama fiyatları epeyce yüksekti. Bakmakla yetindim. 🙂

Bu kadar yürüyüp gezince karnımız deliler gibi acıktı elbette. ( Oysaki sadece 3 saattir bir şey yememişlerdi 😂 ) Biz de öğle yemeğimizi Halil Usta’da yemeye karar verdik.

     Yedinci Durak: Kebapçı Halil Usta

Kebapçı Halil Usta, Gaziantep, Şubat 2017

Antep’e gitmeden önce detaylı bir gurme araştırması yaptım. Liste aslında epey kabarıktı. Bir güne sığdırmak için epeyce eledik. En öne çıkanlardan biri tabii ki de Kebapçı Halil Ustaydı.

Halil Usta’nın daha kapısından girer girmez sıcak bir ortamla karşılaştık. Halil Usta zaten işinin başındaydı. İçeride herkes arı gibi çalışıyordu. Masalar uzunlamasına dikdörtgen şeklinde dizilmiş. İçerisi çok kalabalık olduğundan masalarınızı başka insanlarla paylaşabiliyorsunuz.

Halil Usta’nın servisi akşamüstüne kadar sürüyor ancak en geç 15-16 gibi kebaplar bitiyormuş. O yüzden çok geç saatlere kalmamakta fayda var.

Sipariş almaya geldiklerinde ne tavsiye edersiniz diye sorduk. Onlar da favori lezzetlerimizden azar azar getirelim dediler. Biz de azar azar, küşleme, simit kebabı, sebzeli kebap ve kuşbaşı yedik. Yanında kaşık salatası getirdiler. Bir de açık ayranları vardı ki tadına doyum olmadı.

                      

       Yediğim kebaplardan en beğendiğim küşlemeydi. O kırmızı sevimlice gördüğünüz biberin kendisi isot olur ve bir ufak ısırıkla size farklı bir deneyim yaşatır. 😅 Ben uyarmış olayım da 🙂

Biz masamızı Ankaralı bir aileyle paylaştık. Yaklaşık 10 senedir Antep’e geliyorlarmış. Artık esnafı da tanımışlar, hatta dost olmuşlar. Bir tanıdıkları onlara özel tatlı getirtti. Onlar da sağ olsunlar bize de ikram ettiler.

Kebapçı Halil Usta, Gaziantep, Şubat 2017

       Böyle bir tazelik, böyle bir lezzet olamaz. Fıstıklar kıtır kıtırdı. Şekeri içimizi hiç baymadı.

İlgincime giden şu ki, Antep’te yediğim bütün tatlılar burada yapılanlardan çok daha hafifti. Sebebi sanırım kullanılan malzemelerin niteliği ve tazeliği. Mesela baklavlardan üçer beşer yeseniz de hiç kesilmiyorsunuz. (Bizzat denendi 🙂 )

Kebapçı Halil Usta’da ikimiz de karışık kebap yiyip yanında ayran içtik. Salata da geldi. Tatlı yan masadan ikramdı. İki kişi toplam 73 TL hesap ödedik. Yediğimiz etlerin kalitesini ve lezzetini düşündüğümüzde hesap gayet uygundu. Mutlaka tadılması gereken lezzetler olduğunu da söylemeden geçmeyeyim.

    Sekizinci Durak: Zeugma Müzesi

Zeugma Müzesi, Antep’te görülmesi gereken en önemli yerlerden. Dünyanın önde gelen mozaik müzelerinden. (Hatta belli bir dönem mozaik anlamında dünyanın en büyük müzesiymiş.)

Zeugma Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

Zeugma Antik Kenti’ne ait yapıların parçalarının sergilendiği müzede, en öne çıkan parça ise tartışmasız Çingene Kızı.

 

Çingene Kızı, Zeugma Müzesi, Gaziantep, Şubat 2017

 

Çingene Kızı Mozaiği, karanlık bir odada sergileniyordu. Mozaiğin diğer eserlerden daha özel olmasının sebeplerinden en önemlisi bakışlarını etkili kılmak için farklı bir teknikle yapılmış olması. Yüzünde aynı anda hem sevinç, hem hüznü görebilirsiniz. Ayrıca ünlü ressam Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa tablosunda kullandığı “üç çeyrek bakış” tekniği bu mozaikte de kullanılmış. Bu sayede siz ne taraftan bakarsanız bakın Çingene Kızı ‘nın gözlerinizin içine baktığı hissine kapılıyorsunuz.

Bazı iyi korunmuş mozaik eserleri de aşağıda görebilirsiniz.

 

 

 

    Dokuzuncu Durak: Zincirli Bedesten

Zincirli Bedesten, Gaziantep, Şubat 2017

 

Gaziantep’te en çok beğendiğim yerlerden biriydi Zincirli Bedesten. İstanbul’un Kapalı Çarşısına benziyor.El yapımı pek çok ürün var. Benim ilgimi en çok el yapımı cam ürünler çekmişti. Girişte sol taraftaki dükkandan alış veriş yaptık. Dükkanın başında durup bize satış yapan çocuk 12 yaşındaydı. Suriyeliydi. Savaştan kaçıp gelmişler. Ailelerindeki herkes çalışıyormuş. Dükkan onlarınmış. Ürünler kendi yapımlarıymış.

Zincirli Bedesten, Gaziantep Şubat 2017

       Kapı önünde duran parfüm şişeleri ve lokumluklar yaklaşık 10 TL’den başlıyordu. İçeride yüzlerce çeşit cam süs eşyası mevcut. Fiyatlar modele göre değişiyor ancak gösterişli bir hayvan figürü 100 TL civarındaydı.

Gaziantep, Şubat 2017

      Onuncu Durak: Bakırcılar Çarşısı

Bakırcılar Çarşısı, Gaziantep, Şubat 2017

       Bakırcılar Çarşısı, Antep’in en ünlü yerlerinden. Bu çarşıda gezerken sanki tarihi bir yolculuğa çıkmışım gibi hissettim. Dükkanların önünde bakır döven ustalar, el yapımı ürünlerin sergilendiği tezgahlar, dövülen bakırın sesi… Eğer bakır tutkunuysanız fiyatlar İstanbul fiyatlarının altında ve ürünler bir harika. Magnet düşkünüyseniz eğer, bakır magnetlere bir şans tanımanızı tavsiye ederim.

     On Birinci Durak: Almacı Pazarı

Almacı Pazarı, Gaziantep, Şubat 2017

Almacı Pazarı, Antep’in daha çok yiyecek ağırlıklı çarşısı. Çarşıda her çeşit baharat, çerez, tatlı bulabilirsiniz. Özellikle Antep fıstığı, Antep ezmesi, el yapımı doğal sabunlar bir harikaydı. Sabun almak için girdiğimiz bir dükkanın sahibi bizi ağırlamak istedi. Yaklaşık 1 saat oturduk ve çok keyifli sohbet ettik. Bize zahter çayı ikram etti.

             Zahter, Antep’te çok yaygın olarak tüketiliyor. Cami avlusunda hayır için şerbet dağıtanlar vardı. Zahter şerbetiydi. Çay yerine zahteri de tercih eden kısım oldukça fazla. Çayı çok farklı bir aromaya sahip. Sevdim. Ancak şerbeti içemedim. Çok yoğun ve acımtıraktı. Zahterin faydaları saymakla bitmiyormuş. Özellikle sindirim sistemine çok iyi geldiğini söylediler.

Bu arada Antep’in en meşhuru baklavalarından söz etmeden geçemeyeceğim. Çok isim yapan bir kaç tane baklavacısı var. Biz yolumuzun üzerinde olan bir tanesinden satın aldık. İsmini hatırlamıyorum.

Baklava fiyatları markalaşmaya göre değişiyor ancak en pahalı gördüğümüz fıstıklı baklavanın kilosu 50- 60 TL arasındaydı. Ara sokakta çok bilinmeyen dükkanlarda 25 liraya kadar iniyordu.

   

        Bizim aldığımız yerde dükkanın ortasına bistrolar koymuşlar ve üzerinde kase kase Antep fıstığı ikramı vardı. Ayrıca baklavaların nasıl yenmesi gerektiğini gösteren videolar dönüyordu. Her köşe başında 3-5 tane baklava dükkanı görüyorsunuz. Hepsi de kalabalık. Yerli turist çok fazla olduğundan çıkan herkes kocaman bir bez torba içinde kutu kutu baklavayla çıkıyor. Uçakta herkesin elinde 3-5 kutu baklava görüyorsunuz. 😉 Mutlaka alınması gereken diğer 2 şey ise Antep ezme ve Antep fıstığı tabii ki. Öncelikle tadın. Lezzetleri buralarda yediğimizden o kadar farklı ki… Antep ezmelerin tek tek paketlilerinden almıştık biz. Hem taze kalmıştı. Hem de ikramı çok rahat olmuştu.

Alışveriş yaptığımız dükkanın bize tavsiyesi, baklavaları yemeden önce teflon tavada biraz ısıtıp yememiz yönündeydi. Böylece daha lezzetli olurmuş. Baklavalar 1 hafta kadar dayanır bozulmaz dediler. Gerçekten de 5.günde hala tazeydi. Bu arada bir çok yer Türkiye’nin her yerine siparişle baklava yolluyor. Böylece canınız çektiği zaman Antep baklavası kapınıza kadar geliyor. 😉

      On İkinci Durak: Tarihi Tahmis Kahvesi

Tarihi Tahmis Kahvesi, Gaziantep, Şubat 2017

         O kadar çok gezip dolaşmıştık ki, bir yorgunluk kahvesi içelim dedik. Tahmis Kahvesi, Türkiye’nin en eski kahvehanelerinden biri. Tarihi 1635’e kadar dayanıyor. Bir çok restorasyon geçirmiş. Menengiç kahvesi çok meşhur. Menengiç kahvesi, yabani fıstıkların kavrulmasıyla yapılıyor. Türk kahvesi kadar sert değil ancak daha aromatik.

Tarihi Tahmis Kahvesi, Gaziantep, Şubat 2017

       Kahve yanı ikramı olarak karışık çerez getiriyorlar. Hepsi çok taze ve çok lezzetli.

     Son Durağımız: İmam Çağdaş

İmam Çağdaş, Gaziantep, Şubat 2017

       Gaziantep’in en meşhur kebapçılarından biri olan İmam Çağdaş’ta akşam yemeği yiyerek günü sonlandıralım istedik. İçerisi oldukça büyük fakat bir o kadar da doluydu. İlgi, alaka, atmosfer harikaydı. Yemeklerin lezzetiniyse nasıl anlatsam hiç bilemiyorum.

 

Bize yardımcı olan garson arkadaşın tavsiyesi üzerine başlangıç olarak ortaya bir lahmacun aldık. Cidden çok lezzetliydi. Devamında ali nazik yedik. Lahmacunun yanına ayran söylemiştik. Ayranlar üstteki fotoğrafta da görebileceğiniz gibi tasta geliyor ve içindeki küçük kepçelerle içiyorsunuz. Sunumuna bayılmıştım. Ali nazik de çok ama çok lezzetliydi. Antep’in etlerinin ne kadar lezzetli olduğunu anlatamam bizzat yaşamanız lazım. 😋

Kapanışı da fıstıklı baklava ve şöbiyetle yaptık. Havuç dilimi de çok meşhurmuş ama bize şöbiyeti daha çok önerdiler.

Tatlıların tam bir sanat eseri olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Tatlı tepsilerini tepe taklak çeviriyorlar ve ne şerbet akıyor, ne de tatlıdan bir parça dökülüyor.

 

İmam Çağdaş, Gaziantep, Şubat 2017

Antep yolculuğumuz İmam Çağdaş’ta son buldu. Daha sonra hava alanına gitmek için Havaş’ın bizi alacağı yere doğru gittik. Uçağımız 23.30 civarındaydı. Saat 22.00 civarı Havaş’a bindik. Yazan saatten biraz geç geldiği için kaçırdık zannettik. Hava alanına vardığımızda uçağımızın rötar aldığını öğrendik. Bekledikçe bekledik. Eve geldiğimizde saat 03.00 civarıydı. Yorgunluktan bitip tükenmiştik ama her anına değdi.

Yaklaşık bir kaç ay sonra Balkan seyahatimizde Antepli bir aileyle tanıştık. “Yapılması gereken her şeyi yapmışsınız ama bir dahaki sefere kalmalı gidin çünkü geceleri müzikli eğlencelerimiz vardır ve çok keyiflidir, mutlaka katılmalısınız.” dediler. Bir daha yolumuz düşerse müzikli eğlenceleri de deneyimleyeceğiz.

Yeter ki isteyin. Bakın bir güne bile neler sıkıştırılabiliyor. Bir dahaki yazımda görüşmek dileğiyle… Hoşça kalın…

 

 

 

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir