YURT İÇİ SEYAHAT

İLK KAYAK MACERAMIZ: ULUDAĞ

Uludağ, Ocak 2017

 

Yazmaya yeni yeni alıştığım için geçmiş tatillerimi de anca yazıyorum. Geçen sene ocak ayının başında Mauritius’a gitmeden 1 hafta kadar önce, (Mauritius yazımı okudunuz mu?)  Uludağ’a kayak yapmayı denemek için gittik.

        O sıralar İstanbul’da çok az kar vardı ama ben bir İzmirli olarak sevincimi çok abartılı yaşıyordum. 🙂 (Instagrama hikayeler, fotoğraflar falan filan) Mauritius’a gitmek için otel araştırırken, daha öncesindeki boşluğumuzu da değerlendirmeye karar verdim. Booking o zaman Türkiyeyi de kapsadığından karşıma Ağaoğlu My Mountain Uludağ’a ait bir fırsat çıktı. Tabii ki fırsat yakalamak benim işim 🙂  3 gecelik bir tatil planı yaptık.

        Beni asıl endişelendiren şeylerin başında ulaşım geliyordu. Bu kısmı da Hep Tur ile çözdük. İstanbul’dan belirli noktalardan hareketle Uludağ’a, Kartalkaya’ya ulaşım hizmeti veriyorlar. İsterseniz günü birlik turları da mevcut. İsterseniz konaklama bilgilerinizi paylaşıyorsunuz, o günlere göre size çift yönlü ulaşım sağlıyorlar. Kişi başı tek yöne 50 TL civarı vermiştik. Bize yakın bir bölgeden sabaha karşı bindik. Otobüs içi sandviç, su, sıcak içecek ikramı vardı. Yolda markette de durup alış veriş yapmıştık. Çok profesyonel çalıştıklarını söyleyebilirim. Dağdaki seyahatimiz de çok güvenliydi.

Uludağ, Ocak 2017

  •        İlk Gün:

        İlk günümüz tabii ki çok ama çok erken başladı. Sabaha karşı 04.30’da Airport AVM’nin önünden servise bindik. 2 noktadan daha yolcu aldıktan sonra Uludağ’a doğru hareket ettik. Saat 09.00 civarı otele varmıştık. 

         Otele giriş saatinden çok daha erken varmamıza rağmen resepsiyondaki arkadaşlar bizi odamıza yönlendirdi. Hatta kahvaltıya katılmamızı da sağladı. 

         Otelden bahsedecek olursam, 

  • Yemek servisi muhteşemdi. 
  • Dekorasyon bir harikaydı.
  • Çalışanlar çok güler yüzlüydü.
  • Temizliği genel olarak çok yeterliydi. 

         Ancak, benim ayırttığım oda indirimli odaydı. Belki onunla alakalıdır bilemiyorum ama odamızda hafif de olsa nemli bir koku vardı. Sanki rutubet gibi. Katlanılmayacak boyutta olmadığı için resepsiyonla görüşmedik. Genel olarak çok memnun kaldık.

Ağaoğlu My Mountain, Uludağ, Ocak 2017

 

          Açık büfe kahvaltımıza yetişip bir güzel karnımızı doyurduk. Sonra vakit kaybetmeden hemen kayak için aldığımız kıyafetleri giydik ve kendimizi kayak kiralama kısmında bulduk. Tatile çıkmadan önce yanımıza ne almalıyız acaba diye araştırırken ufak bir liste çıkarmıştım. Burada olmazsa olmazlar yazıyor. İlk defa deneyeceğimiz için alışverişimizi bulabildiğimiz en uygun fiyata yapmaya çalıştık. Belki sevmeyecektik ve aldıklarımız elimizde kalacaktı.

  1. Kayak montu
  2. Kayak pantolonu 
  3. Alt ve üst termal içlik (2 takım alabilirseniz iyi olur. Biz 1 takım aldık ve kayak yaparken terlediğimiz için yetersiz geldi.)
  4. Kayak çorabı (En az 2 çift almanızı öneririm.)
  5. Bere
  6. Sırt çantası
  7. Kayak gözlüğü
  8. Kar eldiveni
  9. Çok kalın olmayan sweatshirt (Kayak yaparken ciddi bir efor sarf ediyorsunuz ve montlar soğuğu hiç geçirmiyor. Dolayısıyla terleyebiliyorsunuz. Termal içliklerin üzerine giyebileceğiniz ince bir sweatshirt yeterli gelecektir.)
  10. Dudak kremi
  11. El yüz kremi (Hatta belki güneş koruyucu)

        Biz kayak alışverişimizi Decathlon’dan yaptık. Kayak montu ve pantolonumuz 90’ar liraydı. Çoraplar 7’şer lira kadar. Termal içliklerin alt ve üstü yaklaşık 14’er liraydı. Gözlüğümüzü 30 lira civarı almıştık. Eldivenlerin fiyatlarını hatırlamıyorum. Her şeyin en minimum fiyatlısını aldık ama hepsinden çok ama çok memnun kaldık. Soğuğu hiç bir şekilde hissetmedik. Merak edenler buraya

        Bu arada kayak tatili denilince akla hep kürklü montlar, devasa kar botları, en kalın boğazlı kazaklar falan geliyor ya, aslında hiçte öyle değilmiş. Biz gitmeden babam uyardı. Otelin içi o kadar sıcak oluyor ki kazak bile giyemiyorsunuz diye. Gerçekten de öyleydi. Otelin içinde ince bir gömlek, elbise, ince sweatshirt yeterli geldi. Dışarıya zaten kayak yapmak için çıkıyorsunuz. Kayak yaparken de otomatikman kayak ayakkabısı kiralıyorsunuz. O yüzden diğer kıyafetlere gerek kalmıyor.

Botlar kiralık kayak botları. Onun dışındaki her şey Decathlon’dan

 

En son kayak kiralama kısmında kalmıştık. Otelimizde kayak, snowboard, çeşitli kıyafet ve ekipmanların kiralandığı bir mağaza vardı. Orada boyunuza ve ayak numaranıza göre size uygun kayağı bulup getiriyorlar. Kiralama süreniz 1 günden fazla ise, kayaklarınız sizin için saklanıyor. Ertesi gün tekrardan ayn kayak size getiriliyor. Öncelikle kiraların az da olsa pazarlığa açık olduğunu söyleyebilirim. 1 günlük kayak kirası kredi kartına kişi başı 60 TL idi. Kiralayacağınız günün fazlalığına göre günlük fiyat düşüyor. Biz 2 günlük kiraladık. Kişi başı nakit 50 TL’den anlaştık. (Kayak ayakkabısı, kayak ve çubuklar dahil.) 3.gün için havanın bozuk olacağını ve kayılamayacağını söylediler fakat kayabilecek olursak fiyatımız 40 TL olacaktı. Eğer pist kapalı olup kayamayacak durumda olursanız ücreti geri ödüyorlar.

Uludağ, Ocak 2017

            Kayakları kiraladıktan sonra sıra özel ders için hoca bulmaktaydı. Yine otelin bünyesinde tecrübeli hocaların olduğu bir kayak okulu mevcut. Uygun saatler için görüşüp ders ayarladık. Bazı sitelerde özel derslerin pazarlığa açık olduğu yazıyordu. Biz pazarlık yapmayı denedik ama bir sonuç alamadık. 2 kişi saati 240 TL ödedik. Size tavsiyem başlangıç için 1 saat yeterli. 1 saatte kayaklarla nasıl yürüyeceğinizi, nasıl kayıp nasıl duracağınızı öğreniyorsunuz. 1 çıkışlık skipass almak durumunda da kalmıştık çünkü dersin sonunda hocayla birlikte teleski ile pistin en tepesine çıkıp oradan aşağıya kayıyorsunuz.  Skipass ücretleri ise,

  • Tek çıkış 10 TL
  • Yarım gün 60 TL
  • Tam gün 100 TL idi.

Uludağ, Ocak 2017

Hocayla 2 saat sonrası için anlaştıktan sonra kayaklarımızı alıp hemen kendi kendimize denemeye başladık. Ben çok cesaret edemesem de Gürhan hemen kayaklarını taktığı gibi ufak ufak denemeye başladı. Ben o kadar cesur davranamadım tabii. 🙂 Oturmayı tercih ettim.

Uludağ, Ocak 2017

Kayak ayakkabıları o kadar ağır ki, ayaklarım ağrıya ağrıya mahvoldu. Sanki ayaklarım cendereye giriyor gibiydi. O yüzden ilk günüm biraz sıkıntılı geçti. Saatlerimiz 12.00’yi gösterdiğinde çoktan ders için hazırdık. 🙂

Uludağ, Ocak 2017

Hocayla yaptığımız derste ilk yarım saatte ufak ufak kayma tecrübesi edindik. Son yarım saatimizi yukarıdan aşağıya kayarken geçirdik. Gürhan ilk sefere göre çok iyi iş çıkardı ancak yukarıdan aşağıya kayarken yavaşlamak için bacaklarımı açtığımda iki bacağıma birden kramp girdi ve bacaklarımı hareket ettiremedim. O yüzden gittikçe hızlandım ve duramayacağımı sanıp panik yaptım. Hoca önüme geçip beni durdurdu. Sonrasında biraz bekleyip devam ettik. Benim için biraz korkutucu bir deneyim olduğunu kabul etmeliyim. Bir daha pistin tepesine çıkmaya cesaret edemedim. Hep kısa mesafelerde kaydım ama bu sene tekrar gidecek olursam mutlaka bu korkumu yeneceğim.

          İlk başlangıç için hocaların tavsiyesi 1 saat özel ders alıp daha sonrasında bol bol pratik yapmamız yönündeydi. Biraz deneyim kazandıktan sonra stil öğrenmek için yine ders alabilirmişiz. Biz ilk tatilimizi 1 dersle bitirdik.

          Dersimiz bittikten sonra bütün günü dışarıda kayaklarımızla geçirdik. Sadece öğlen yemeği için içeriye girdik. Çok eğlendiğimizi söyleyebilirim.

Sabah kahvaltısının sadece poğaça- börek kısmı, Ağaoğlu My Mountain Hotel, Uludağ, Ocak 2017

 

Yemekler dayanılmaz olduğu için her yemek saatinde mutlaka içerideydik ve her şeyden hunharca yedik. 🙂 Kar tatilinizi otelde yapacaksanız mutlaka her şey dahil konsept bir yere gidin çünkü kayak yapmadığınız zamanda yapacak pek bir şey olmadığından kendinizi yemeye içmeye veriyorsunuz. 🙂 Yemekten sonra otelin barında vakit geçirerek günü sonlandırdık.

Uludağ, Ocak 2017

  • İkinci Gün:

 

Uludağ, Ocak 2017

        İkinci günümüzde ilk günün hevesiyle kahvaltıdan kalkar kalkmaz soluğu kayak odasında aldık. Hemen kayaklarımızı aldık. Tam giydireceklerken aklıma geldi ve ayakkabımın hiç rahat olmadığını bir gün önce ayaklarımın ağrıdığını söyledim. Meğer ayakkabıları kapatırken çok fazla sıkmışlar ve ayağım ondan o kadar çok ağrımış. Yeni ayarlamaları yaptıklarında artık ayağım çok rahattı. Hemen çıktık ve kaymaya başladık. (Tabii ki de harika kayıyordum 😂)

 

       Bir gün öncesine göre videodan da fark edeceğiniz üzere hava çok kapanmıştı. Güneşi hiç görmedik. Hatta bazı zaman göz gözü görmez hale geldi. Gürhan kayağa çok hevesli olduğundan onu beni bırakıp kendine yarım günlük bir skipass alması konusunda ikna ettim. O bütün gününü kayarak geçirdi. Ben piste çıkmadım ama daha kısa mesafelerde bol bol tecrübe kazandım.

Uludağ, Ocak 2017

       Bu arada videoları paylaşırken aklıma geldi,  fotoğraf makinelerinizin ve cep telefonlarınızın bataryası bir anda  bitebiliyor. Bir bakıyorsunuz %40 şarjınız var, bir bakmışsınız saniye sonra kapanmış. Soğuk hava koşulları pil ömrünüzü kısaltabiliyor. Bu yüzden cihazlarınızı mümkün olduğunca sıcak yerlerde muhafaza edip çok uzun süreler dışarıda tutmayın.

Uludağ, Ocak 2017

 

        İkinci günümüzü de keyifle bitirdikten sonra yemeğe çıkıp sonrasında da bara geçip muhteşem canlı müziğin keyfini çıkardık.

Ağaoğlu My Mountain Hotel, Ocak 2017

      Saat 23 gibi canlı müzik bitti ve dışarıda kar topu oynadık. (10 dk kadar sürdü çünkü donduk. ) İkinci günümüz de bu şekilde geçti gitti.

Ağaoğlu My Mountain, Ocak 2017

  • Üçüncü ve Dördüncü Gün:

      Üçüncü ve dördüncü günümüzde kar fırtınası çıktığı için pistler kapatıldı. Bütün günümüzü otelde geçirdik. 

Sıradan bir cam manzarası 🙂 , Ağaoğlu My Mountain, Ocak 2017

Bu iki günde bol bol yedik içtik ve dinlendik. Olan günübirlik turlarla gelenlere oldu. Dönüşümüz akşam üstü saat 16.00 gibi olacakken pistler kapandığı için tur sahibi daha erken dönmeyi teklif etti. Saat 13.30 gibi Uludağ’a veda ettik. 

Uludağ, Ocak 2017

      Bursa’nın meşhur iskenderini yemek için yolda mola verdik. Hem de iskenderin en lezzetli durağında. 

Bursa, Ocak 2017

         İskender çok lezzetliydi. Yanında kendi yapımları olan üzüm şırasını denedik. 2 tek iskender ve 1 tane üzüm şırasına 80 TL vermek biraz üzücü oldu. 😐 Neyse buna da tecrübe diyelim.
 İstanbul’a giriş yaptığımızda yağmur yağıyordu ama bir kaç gün üst üste kar yağışı uyarısı verilmişti. Her yerde tuz dökme araçları vardı. İstanbul’a yeni taşındığımız için ne kadar da abartıyorlar diye düşündüm. Sonra Etiler’e geldiğimizde bir baktık 2 parmak kar tutmuş bile. Sonra Zorlu Center’ın oraya geldik ve trafik hiç ilerlemiyordu. Otobüsteki herkes metrobüs ve metro duraklarında inmeye başladı. Biz de metrobüsle geçersek oradan taksiyle eve geçeriz hiç oyalanmayız dedik. Akşam saat 19.00 civarı metrobüse bindik: Bavullarla, tıklım tıkış yolculuğumuz 20 dakika kadar sürdü ama indiğimizde gözlerimize inanamadık. Kardan yollar kapanmış ve araçlar gidemiyordu. Güçlükle bir taksi bulduk ve kendimizi içine attık. Normalde 15 dk. da eve varmamız gerekirken yolculuğumuz gece 24.00’te bitti. 😱 

 

İstanbul, Ocak 2017

Şehir değiştirmesiyle birlikte mesleğine ara verip, farklı yerleri keşfetmeye daha fazla vakit ayıran, İstanbul'da bir İzmirli. :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir